Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Şöyle bir düşünün. On binlerce oy adayı lehine kaydırılmış olsaydı veya AK Parti'nin kazandığı bir şehirde bu kadar şaibe çıksaydı, neler olurdu?
Ortalık ayağa kalkardı. Gök kubbeyi başımıza geçirirlerdi. Otoriterlikten başlayıp totaliterliğe kadar giderdi tartışmalar.
Bunca zaman bu ülkede seçim yapıldı.
Muhalifler her seferinde AK Parti'ye yönelik suçlamalarda bulundu. Hiçbirinde somut delil olmamasına rağmen, yeri göğü inlettiler.
"Sandıkları bırakmıyoruz" dediler. "Oyuna sahip çık" dediler. Biz de hep aynı şeyi sorduk.
Ortada delil var mı? Yok. O zaman lütfen bu şamatayı yapmayın.
Aynı gruplara bakıyorum. Şimdi yine onların sesi herkesten çok çıkıyor. Bir an önce bitmeliymiş bu iş. Tabii ki hepimiz aynı fikirdeyiz. Bir an önce gerekli kararlar alınmalı ve bu karmaşa son bulmalı.
Ancak ortada kanıtlı usulsüzlükler var.
On binlerce oy taraf değiştirmiş. Buna dair tek bir laf eden yok. "Kaydırılan oylar seçim sonucunu etkileyecek kadar değil" diyorlar. Gerçekten öyle olabilir.
Gerçekten İmamoğlu da kazanıyor olabilir.
Ama bu işi konuşmamız gerekmiyor mu? Kim ne yapmış ve nasıl yapmış buna bakmayalım mı? Bu usulsüzlüklere dair söyleyecek tek bir sözünüz yok mu?
Sözü olanlara hakaret etmekten başka yapacağınız bir şey yok mu?
Ayrıca başka bir sorun daha var. Biz bu haliyle sadece tutanaklardaki usulsüzlükleri tespit edebiliyoruz. Sandıklar kapanmış. Oylar sayılmış. Çuvala konulmuş.
Tutanaklar tutulmuş. Ve birileri bu tutanaklarda bile on binlerce oy kaydırmış.
Peki çuvalların ağzı bağlandıktan sonra bile 300 civarında sandıkta usulsüzlük yapılmışsa ve bu yöntemle 17 bin oy kaydırılmışsa kim diyebilir ki 30 bin civarındaki sandık sayımında usulsüzlük yapılmamıştır.
Kimse kusura bakmasın. Ben tam da böyle düşünüyorum. 300 sandıkta 17 bin oy kaydırılmışsa 30 bin sandıkta çok daha fazlası kaydırılmış olabilir.
Ancak mühürlenmiş çuvalları açmayı reddetti.
Hukuken bu karar doğru veya yanlış bir karar olabilir. Onun tartışmasını hukukçulara bırakıyorum. Ama benim açımdan bu büyük bir sorun. Seçim tarihimizin en sistematik şaibelerinden biriyle karşı karşıya olabiliriz. Buna rağmen açıp çuvalları tekrar saymıyoruz. Bunun adı hukuk olabilir ancak adalet olamaz.
İki gün içinde sayıp kenara koyabilirdik.
Ne süreç bu kadar uzardı ne gerilim bu kadar artardı. Ne de ortada şaibe kalırdı.
Ancak öyle olmadı. Belki yıllarca sürecek bir tartışma başlatıldı. Yıllarca kaybettiği için şaibe dedikodusu yayan muhalefet şimdi şaibeli de olsa kazanmanın peşinde. Aslında CHP milletvekilinin yaptığı hareket bu seçimlerin en iyi simgesel fotoğrafı haline geldi.
Muhalefet çuvalların üstüne yatıyor.
Sonra da iktidar partisini otoriterlikle suçluyor. Otoriterliğin olduğu bir ülkede değil üzerine yatmak sen o çuvalları dahi göremezdin.
Asıl sorun da bu. Bu ülkede hala yüzde 52 çoğunluğa sahip kitlelerin sesi , İP ve ittifakının gürültüsüyle boğulabiliyor.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
BİZE ULAŞIN