Türkiye'nin en iyi haber sitesi

NİHAT HATİPOĞLU

Dini anlatım dili doğru mu?

Sesli dinlemek için tıklayınız.

Din eğitimi almış her insan, kendini bu alanda konuşma hakkına sahip görür. Bu elbette onun hakkıdır. Neticede bu hususta eğitim almıştır. Şöyle veya böyle bildiğini aktarır. Ancak her din eğitimi almış kişi bu hususta hayli temkinli ve dikkatli olmalıdır. Zira konu "vahiy" ile ilgilidir. Ve meşhur özdeyişin dediği gibi "Yarım hoca imandan eder" hassasiyeti hepimizi sarmalıdır. Kendimizi sorumlu hissetmeliyiz.

GENÇLERİMİZİN DİNİ BİLGİSİ
Sosyal medya veya belli mecralarda gençlerin dini bilgisi sorgulanıyor. Elinde mikrofon alan gördüğü gence soruyor: "Takriri sünnet nedir?" Genç duruyor tabii. Bildiğimiz gibi Hz. Peygamber'in sünneti; kavli, fiili ve takriri olmak üzere üçe ayrılır. Takriri sünnet; Hz. Peygamber'in duyduğu, gördüğü veya muhatap olduğu bir şeye karşı çıkmamasıdır. Yani bir manada susarak onaylamasıdır. (Konunun detayı, usul kitaplarında var.) Elbette gençlerimizin bu ve benzeri hususları bilmemeleri normaldir. Zira usule ait bir konudur bu. Belki bu tür sorgulamalar gençlerimizin dini hayatına katkıda bulunmaz. Fayda da sağlamaz. Gençleri de "Dinimi hiç bilmiyormuşum" gibi bir komplekse iter. Dini anlatım dilimiz sade, anlaşılır ve hikmet dolu olmalıdır. Hz. Peygamber'in mücadeleleri, getirdiği yüce ilkeler, kaldırdığı olumsuzluklar, peygamberlerin ders niteliğindeki kıssaları, tevhid, emirler ve yasaklar bütün bunlar anlaşılır ve duru bir dille aktarılmalıdır. Dini anlatımda ve tebliğde şunlara dikkat etmeliyiz:
"Kavli leyyin", yani yumuşak dil kullanalım.
Anlaşılacak seviyede konuşalım. "İnsanlarla anlayacakları şekilde konuş" buyurdu Hz. Resul.
Tartışmalı, faydasız, boş konulardan uzak durulmalı.
Dini derinliği, usul ve metodoloji yoğunluğu olan hususların gençlerin veya halkın yanında konuşulması faydasız çabalardır. Bu tür derinliğe nüfuz edecek meseleler kime ne kazandıracak?
Kuran-ı Kerim'in mealini de, tefsirini de, esbab-ı nüzulünü de, icazını da okumalı ve anlatmalıyız.
İslam ahlakının yüceliği detaylıca anlatılmalı. Kısacası, inanmayana ışık olacak, inanan için ise yol gösterici olacak hususlara yoğunlaşmalıyız. Gerisi beyhude çaba olur.

GENÇLERİN İMANI
Faydalı ve irşad edici tebliğ her zaman makbuldür. Bunu yaparken gençlerin imanını sorgulayan ve adeta gözlerin içine sokulan mikrofonla zor sorulara muhatap kılınan yapı kendini sorgulamalıdır. Gençlerin imanından reyting devşirilmemelidir.

TARTIŞIRKEN DİKKAT!
İman edenler bir aile gibidirler. Aile olanlar hususları konuşurlar, tartışırlar. Ama kendilerine düşman olan insanların mutlu olup tahrik ettikleri bir tezgâha düşmezler. Yani herkesin önünde aile meselelerini konuşmazlar. Küfürleşmez, kavga etmezler. Diğer yandan din eğitimi alan bazı kişilerin Kuran'ı kendi hevalarına göre yorumlamaları; Hz. Peygamber'i ve O'nun sahih sünnetini yok saymaları; büyük imamların (Ebu Hanife, İmam Malik, İmam Şafii, İmam Ahmed, Evzai, Leys bin Sa'd, İbrahim en-Nehai, Tavus bin Kaysan, Hasan-ı Basri, Süfyan bin Uyeyne, Davud-ı Zahiri) içtihatlarını itibara almamaları ve hatta kendilerini onların üzerinde görmeleri tam bir faciadır.

EDEP, İLLA EDEP
Edep, ilimden üstün sayılmıştır. İlim elde edilir. Ama edep, fıtratın nefse hâkim olması gayretiyle samimiyetle inşa edilir. Kişinin ilmi, edeple yoğrulmadıkça bir mana ifade etmez. Âlimler, ahlaklı ve samimi olmayan talebelerine ilim vermemişlerdir. İlmi kötü emelle kullanmasın diye. Hepimiz bu hususta kendimizi sorgulamalıyız. Gerek fıkıhta gerekse hadiste zirve olan büyük âlimlerin "La edri", yani "Bilmiyorum" cümlesine ne kadar muhtacız.


RESULULLAH'IN AHİR ZAMANI TASVİR EDEN SÖZLERİ
İnsanlar heveslerine uyacaklar, zan ile hükmedilecek. Bilinmeyen konularda insanlar konuşacaklar.
Cehalet, dini bilmemek çoğalacak.
Çocuk istenmeyecek.
Dostluk azalacak. Dost dosta güvenmeyecek.
İnsanlar bir araya toplandıklarında, içlerinde Allah'tan korkan bulunmadığı zaman kıyamet yakındır.
Kıyamet kopmadan önce yıldızların etkili olduğuna inanılacak, kader inkâr edilecek.
Kıyamet yaklaştığı zaman, Allah'ın şiddetle haram etmesine rağmen uygunsuz ilişkiler yaygınlaşacak.
Kişi gücünden fazla tüketim yapmaya zorlanacak ve zararına sebep olan gayri meşru işler yapacak.
Açgözlülük ve lüks çoğalacak.
Bir zaman gelecek, insanlar mescitleri de dünya işlerinde kullanacaklar.
Allah'ın emrettiği şekilde miras taksimi terk edilecek.
Allah için bir iş yapılmayacak, emanetin kutsallığı hiçe sayılacak, dinle alay edilecek. Her şey menfaate dönecek.
Kişinin toplum içinde dininin bütünlüğünü koruması zorlaşacak ve günaha girmeden geçim temin etmesi güçleşecek.
İslamiyet'in hakikati (onun gerçek yaşantısı) çok az kimselerde görülecek. Din görüntüde kalacak.
Zulüm, kıskançlık, ihtiras, düşmanlık, yalancılık, adam öldürme artacak. Ölen niye öldüğünü, öldüren niye öldürdüğünü bilmeyecek.
Kıyamet kopmadan önce namaz ve emanet terk edilecek.
Büyük günahlar helal sayılacak, faiz ve rüşvet yaygın hâle gelecek.
Bereket kalkacak, zulüm çoğalacak, kalpler bozulacak.
İçkinin içilmesi yaygınlaşacak, içkilere farklı isimler verilecek.
Şehirler büyüyecek, yüksek binalar yapılacak. İşi bilmeyenler bina dikmekte yarışacaklar.
Bir zaman gelecek, mümin kimse mümin olduğunu toplumdan gizleyecek.
Bir zaman gelecek, insanlar ilim sahiplerini dinlemeyecekler.
İnsanlar dünya menfaati için birbirlerini öldürecekler.
Dilleri Müslüman dili, fakat kalpleri imansız kalbi olacak. Bunlar, Allah'ın iyi dediği şeye iyi, kötü dediği şeye kötü demeyecekler.
Namaz kılan elli kişiden bir kişinin bile namazının Allah katında kabul olmayacağı bir zaman gelecek.
Kıyamet kopmadan önce, komşuluk ilişkileri bozulacak, akrabalık bağları kesilecek.


Överken ölçü
HZ. Peygamber şöyle bir ölçü verdi: "Biriniz dostunu övecekse bunda sakınca yoktur. Ancak överken şöyle desin: Ben filancayı şöyle (iyi) biliyorum. Elbette gerçek hâlini Allah bilir." (Müslim)


Övülen ne demeli?
Biriniz övüldüğünde şöyle desin: "Allah'ım! Bunların övgülerinden dolayı beni sorumlu tutma. Bilinmedik günahlarımdan dolayı da beni hesaba çekme. Beni onların zannettiğinden daha iyi bir insan eyle." (Buhari, Edebü'l-Müfred)

Sabah.com.tr Uygulamamızı İndirin

Uygulamalara Özel Ayrıcalıkları Keşfedin!
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA