Türkiye'nin en iyi haber sitesi
DİŞ HEKİMİ İLKER ERDOĞAN

Tansiyon ilacı diş etlerinizde büyümelere sebep olabilir

Bazı tansiyon ilaçları vücutta ve aynı zamanda diş etlerinde ödeme sebep olabiliyor. Bu ilaçların yeniden düzenlenmesinde kardiyoloğunuza danışın, sadece diş hekiminizin yönlendirmesi ile hareket etmeyin

3 sene önce implant uygulaması yapmış olduğum hastamın protezlerinin rutin kontrolünde diş etlerinde aşırı büyümeler fark ettim. Yapmış olduğum klinik ve radyolojik muayene sonucu kemik erimesinin hiç olmadığını fakat atipik diş eti büyümelerinin fazlalığını fark ettim. Kendisi de son zamanlarda bunların fazlalaştığından ve yurtdışındayken gitmiş olduğu bir yabancı hekimin diş etlerinin kesilmesi gerektiğini söylediğinden bahsetti. Bu gibi durumlarda etkeni belirlemek çok önemlidir. Gerekirse diş eti tedavisi ve uzamış olan etlerin kesilmesi gerekebilir fakat protezlerin uyumlarında bozulmalar ve diş eti çekilmeleri ortaya çıkabilir. Bu da sayısı 28'e kadar ulaşabilen protez dişlerin değişmesini gerektirebilir ve hastalarımızın karşısına büyük masraflar çıkabilir.

İLAÇ KOMPLİKASYON YAPMIŞTI
Hastamıza kullandığı tansiyon ilacını sorduğumda daha önceki tecrübelerime dayanarak bu ilacın büyüme yapabildiğinden ve kardiyoloğuyla görüşüp başka bir tansiyon ilacıyla devam etmesinin gerekli olduğundan bahsettim. Tabii ki bu değişikliklerin de bir adaptasyon süreci olmakta, bu dönemin dikkatli geçirilmesi ortaya çıkabilecek diğer komplikasyonların da kontrol altında tutulması çok önemli. İlaçların yeniden düzenlenmesinin ardından herşey kontrol altına alınmaya başlandı. Burada önemli olan, ilaç düzenlemesinin kardiyoloğunuzun kontrolü altında olmasıdır. Lütfen ve kesinlikle kendi kafanıza göre ya da bir arkadaşınızın tavsiyesiyle ya da 'Ben bunu kullandım, bana çok iyi geldi' diyenleri dinleyerek ilaçlarınızı değiştirmeyin. Kardiyoloğunuzun tavsiyelerine uyup yazmış olduğu reçeteyi uygulayın. Diş hekiminiz başka bir tansiyon ilacı önerse bile kardiyoloğunuzun tavsiyesine uyun.

'ALTERNATİF İLACA GEÇTİM'
Şimdi bu durumu yaşayan hastamız Levent Bey'in kendi kaleminden yaşadıklarını görelim... "2011 yılında 3 damar değişimli by-pass geçirdim. Hipertansiyon hastasıyım. Ameliyat sonrası yaklaşık olarak 30 kilo verdim; tüm yaşam şeklimi değiştirdim. Hergün en az 6 bin 500 adım atarım ve oldukça sağlıklı beslenirim. Sürekli olarak kalp ritim düzenleyici, tansiyon düzenleyici, kan sulandırıcı ve kolestrol ilacı kullanmaktayım. Bu ilaçlar zaman içinde, doktor kontrolü ile ve tansiyonu da düşürerek, en düşük seviyelerine indirmeyi başardım. Mayıs 2019'da pankreatit geçirdim. Bu dönemde tansiyonum 18-21/8-10 civarına çıktı. Bu durumda o an kullandığım tansiyon ilacının miktarını arttırmak yerine, böbreklerim için daha az problem yaratacağı düşünülen alternatif olan tansiyon ilacına geçtim.

'BAYILIP YERE YIĞILDIM'
Tansiyonum kontrol altına alındı. Yaklaşık 2 ay kullanım sonunda, artan şekilde yüzüm, diş etlerim anormal şekilde şişti. Diş doktorum uyarısı ile acil olarak tansiyon ilacımı yine kardiyaloğum ile değiştirerek diğer 3.cü bir tip tansiyon ilacına geçtim. Bu ilacı ilk kullandığım gün, eşimin yanında, sokakta tansiyonum aşırı düştü ve bayıldım. Kendime geldiğim sırada tansiyonum 3.5/1.8'di. Aynı dönemde şeker hastası olmamama karşın şekerim 165 civarı çıktı. Kardiyoloğum ile görüştüğümüzde ise bu ilacın ilk kullanımda bu tip baygınlık yapabildiği belirtildi. Ve kullanmaya devam etmem tavsiye edildi. Yaklaşık 1.5-2 aylık kullanım süresinde, nabzım normalde 50-80 arası olmasına karşın, 70-110 civarına çıktı. Ayrıca ara sıra aritmi çıktı. Öksürük başladı. Yüzümde ve vücudumda beyaz bölgeler oluşmaya başladı. Her gün yürüyebilirken artık yürüyemez hale geldim. Yüz ve diş etlerimde inme başladı ama bu kez tüm vücudum anormal su tutmaya başladı. 2 ay sonunda gece uyuyamaz ve nefes alamaz hale geldim. Acil olarak aynı gün kardiyolog ve nefroloğum ile görüştük. Acil su atıcı ilaç, sabah ve akşam verildi. Ayrıca böbrek için korkularak dozu arttırılmayan ilk ilaca doz arttırılarak dönüldü. 3 günde tam 6 kilo su attım. Vücudum çok bitkin hale düştü, yaklaşık 3-4 gün sonra toparlamaya başladım. İlk ilacın yaklaşık olarak bir ay kullanımı sonunda tansiyonum düşmeye başladı, nabız değerleri ilk normal değerlere döndü, aritmiler kalktı. Yine eskisi gibi yürüyebilir hale geldim. Yüz ve diş eti şişkinliklerim tamamen geçti. Yüzümde ve vücudumdaki beyazlıklar kayboldu."

BAKTERİ KANA KARIŞMAMALI
Şimdi de doğumsal kalp hastalığı olan çocuklarda ve kalp kapak hastalığı olan erişkinlerde ağız ve diş sağlığı ilişkisine bir göz atalım... Çürük dişlerde oluşan bakterilerin bu dişlere yapılacak dolgu, çekim gibi tedavilerde kana karışması ve daha sonra zaten enfeksiyona yatkın bir bölge olan kalbin sorunlu bölgesine yerleşerek burada çoğalması 'İnfektif Endokardit' adını verdiğimiz, kalbin iç yüzeyini kaplayan dokunun enfeksiyonuna yol açar. İnfektif Endokardit, hekimlerin son derece çekindiği, hastanın yatarak uzun süre antibiyotik tedavisi almasını gerektiren ve hayati riski yüksek bir enfeksiyondur. 'İnfektif Endokardit' açısından bir diğer riskli grup ise yapay kalp kapağı, kalp yaması, kalp pili gibi operasyonla kalbine bir protez yerleştirilmiş hastalardır.

ENFEKSİYON, İNME RİSKİNİ 5 KAT ARTIRIYOR
Son yıllarda yapılan araştırmalar dişlerinizdeki çürükler ve diş etlerinizin sağlığı ile kalp krizi geçirme, hatta inme geçirme riskinizle direkt bir ilişkiyi ortaya koyuyor. Japonya'da yayınlanan, 47 eyalette 785 bin 591 hastanın 6 sene boyunca takibini içeren araştırmanın sonucunda; 65 yaş üzeri ve diş çürüğü veya diş eti enfeksiyonu olan hastaların ani kalp durmasına bağlı ölüm oranının, ağız hijyeni iyi olan hastalarla kıyaslandığında beş kat fazla bulunduğu açıklandı. Artık tüm diş hekimleri ve kalp hastalıkları ile uğraşan doktorlar hastalarına bu konunun önemini ısrarla vurgulamaya başladılar. Ayrıca bozulmuş ağız hijyeninin her iki şah damarımızın medya tabakasında kalınlaşmaya yol açarak inme riskini arttırdığını bildiren çalışma sonuçları artık bu konudaki şüphelerimizi ortadan kaldırmıştır.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA