Türkiye'nin en iyi haber sitesi
ŞELALE KADAK

Yumuşak Güç’ün mucidi...

Türkiye'nin sosyal bilimler alanında verilen tek akademik ödülü, Sabancı Üniversitesi Mütevelli Heyeti onursal Başkanı merhum Sakıp Sabancı'nın ailesine ve Sabancı Üniversitesi'ne vasiyetiydi.
Duayen sanayici Sakıp Sabancı'nın aramızdan ayrılışının 15'inci yılında, "Küresel Karmaşa ve Çok Taraflılığın Geleceği: Güvenlik, Ekonomi ve Demokrasi Kavramlarını Yeniden Düşünmek" konulu Sakıp Sabancı Uluslararası Araştırma Büyük Ödülü'ne, 'Yumuşak Güç' kavramının isim babası ünlü siyaset bilimci Joseph S. Nye layık görüldü.
İş dünyasında samimiyeti, hoş görüsü, gençlere olan müthiş inancı, yenilikçiliği, herkesi kucaklayan söylemleriyle hatırladığım Sakıp Sabancı adına yine çok güzel bir seçim yapıldığını düşünüyorum.
"Sakıp Sabancı, eğitime, bilime, bilim insanlarına ve yeniliğe çok değer verirdi. Yeniliklerin sıkı bir takipçisiydi. Hem düşünsel anlamda hem de faaliyet anlamında zamanının bir adım ödesinde yürümek isterdi. Bu nedenle gençleri dinler, onların düşüncelerini dikkate alırdı. Bu yüzden böyle bir ödülle anmaktan mutluluk duyuyoruz" diyen Sabancı Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Güler Sabancı da hepimiz gibi yumuşak gücü (böyle tanımlamasa da) Türkiye'de zamanında en iyi kullanan ismin kıymetli Sakıp Sabancı olduğunu biliyor.
Peki bu yılki ödülün sahibi Joseph Nye tarafından 1990'ların başında ortaya atılan, sonra özellikle siyasetçiler tarafından sıkça kullanılan 'yumuşak güç'ün cazibesi nedir? Nye Yumuşak Güç kitabında, 'Yumuşak güç bir ülkenin kültürünün, siyasi ideallerinin ve politikalarının cazibesinden ortaya çıkar. Politikalarımız başkalarınca meşru görüldüğü zaman, yumuşak gücümüz artar' diyor ve "Hepimiz sert güce aşinayız. Sert güç, teşvik veya tehdide dayanabilir. Fakat bazen istenilen sonuçlar somut bir tehdit ya da ödül söz konusu olmadan da elde edilebilir. İstediklerinizi elde etmenin dolaylı yolu, kimi zaman gücün ikinci yüzü olarak adlandırılır" diyor ve sert güç ile yumuşak gücün dengesi olarak sunduğu akıl gücünün önemine vurgu yapıyor.
Hani hep diyoruz ya Nobel Ödülü alan bilim insanları ya da olimpiyatlarda altın madalya alan sporcular bir ülkenin en büyük değerleri diye... İşte yumuşak güç için kültür, sanat ve spor alanında gelişmeler çok önemli. Nitekim yazar kitabında potansiyel yumuşak güç kaynakları açısından, Avrupa'ya bakarak; Nobel Edebiyat Ödülleri'nde Fransa'nın birinci, İngiltere, Almanya ve İspanya sırasıyla üçüncü, dördüncü ve beşinci sırada olduğunu, müzik satışlarında İngiltere, Almanya ve Fransa (ABD ve Japonya'dan sonra) sırasıyla üçüncü, dördüncü ve beşinci sırada olduğunu hatırlatıyor. Turistik cazibe açısından Fransa'nın ABD'nin önünde olduğunu söylüyor. Nye, yumuşak güç kaynakları açısından ABD'nin en yakın rakibinin, sanatı, müziği, tasarımı, motası ve mutfağı ile uzun zamandır tüm dünyada kültürel bir mıknatıs vazivesi gören Avrupa olduğunu söylüyor.
Türkiye'de son yıllarda yumuşak gücü perçinlemek için adımlar atılıyor. Mesela şu anda Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Ersoy'un, dünya çapında ünlü sanatçımız Fazıl Say'ın konseri için Tokyo'da olduğunu biliyor muydunuz? Yumuşak güç işte bu hamlelerle Türkiye'ye kazandıracak.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA