Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Avrupa Parlamentosu'nda 14 yaşındaki Türk çocuğu Emir Özsüer ve annesi Esra Özsüer'i dinlemeye gittiğimizde 2016 yılının başıydı. İkea'nın 'deki sahibi Maya Grubu'nun Yönetim Kurulu Başkanı Nuri Özsüer'in oğlu olan Emir, trafikte önlerine çıkan bir Suriyeli çocuktan çok etkilenmiş ve annesi ve travma uzmanı Leyla Akça ile birlikte, travma yaşayan Suriyeli göçmen çocukları için müzik ve sanatla terapi programının geliştirilmesine önayak olmuştu.
Aynı anda Maya Vakfı kurulmuş ve 2014'te başlatılan proje 2016 yılında Avrupa Parlamentosu'nda örnek iyi uygulama olarak anlatılacak kadar dikkat çekmişti.
3.6 milyon ile dünyada en çok Suriyeli mülteci misafir eden bir ülke olduğumuz herkesin malumu. Dünya genelinde her yıl yaklaşık 250 milyon çocuğun silahlı çatışmadan etkilendiği ve 75 milyon çocuğun eğitiminin ise felaketler ve çatışmalar nedeniyle sekteye uğradığı kötü bir dönem yaşıyoruz ve ne yazık ki dünyada insani yardım kuruluşlarının yüzde 3'ten azı eğitim alanında çalışıyor.
Hal böyle olunca Türkiye'deki mülteci çocukların eğitimi ve de yaşadıkları travmaya dönük özel projelerin anlamı çok büyük. Türkiye'deki mültecilerin sadece yüzde 5 gibi çok az bölümü kamplarda yaşıyor. İstatistikler Türkiye'deki Suriyeli çocuk sayısının 1 milyon 10 bini aştığını ve bu çocuklardan okul çağında olanların sadece 612 bininin okula kayıt yaptırdığını gösteriyor. İşte o nedenle de Maya Vakfı'nın büyüttüğü projenin önemli bir değeri var. Öğreniyorum ki bu yıldan itibaren projenin içine travma yaşayan dezavantajlı Türk öğrenciler de dahil ediliyor. Ne de olsa Suriyeli çocuklar ile Türk çocukları artık birçok ilde karma eğitim almaya başladı.
Maya Vakfı Travmaya Duyarlı Okul Programı 2017 yılından itibaren Milli Eğitim Bakanlığı Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğü iş birliği ile birlikte İstanbul ve Şanlıurfa'da uygulandı. Bu yıl İzmir, Gaziantep, Kilis, Hatay ve Mersin de programa dahil ediliyor.
Theirworld'un desteğiyle geliştirilen program, travmatize olmuş çocukları belirlemeyi, ihtiyacı olan çocuklara ek destek sağlamayı, öğretmen ve okul psikolojik danışmanlarına yönelik eğitimler uygulamayı amaçlıyor. Programın uygulandığı okullar öğrencilere yönelik davranış beklentilerini ve farklı davranış biçimlerini yeniden düzenlemeye ve zarar görmüş ilişkileri onarmaya odaklanıyor.
Esra Özsüer, "Vakıf doğal afet, terör, savaş, göç gibi psikolojik travmalara maruz kalmış çocukların eğitim sisteminden en iyi şekilde yararlanmalarını hedefliyor. Odağına, hiçbir etnik köken, din ayrımı yapmaksızın, travmaya maruz kalan çocuk ve gençleri yerleştiren vakfımız, onların etkileşim içinde olduğu kişianne- baba, aile bireyleri ve kurumlarında bu konudaki duyarlılığını artırmak ve kapasitesini geliştirmek üzere çalışıyor" diyor ve şu ana kadar toplamda 20 okulda 5 bin çocuğa destek götürdüklerini söylüyor.
Projenin götürüleceği 7 ilde, travma yaşayan çocuklar, Maya Vakfı Çocuk Merkezi'nde yürütülen terapi seanslarına yönlendirilecek. Daha sonra öğretmenlerin yönlendirmesi ile birlikte, travmatik stres belirtileri gösteren çocuklar vakfın klinik psikologları tarafından okul ortamında yürütülen 8 haftalık psikososyal destek grup atölyelerine dahil edilecek. Bu atölyeler, çocukların baş etme becerilerini ve dayanıklılıklarını güçlendirerek, çocukların gösterdikleri travmatik stres semptomlarını azaltmayı hedefliyor.
'nın da dahil olduğu bu tarz projelerin artmasını dileyelim.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
BİZE ULAŞIN