Türkiye'nin en iyi haber sitesi

KEREM ALKİN

Piyasaların temel problemi ‘likidite’ değil, ‘sermaye kıtlığı’

Sesli dinlemek için tıklayınız.

1980'lerden 2010'lara, uzunca bir süre küresel piyasaları anlamanın anahtarı 'likidite'ydi. Merkez bankalarının sebep olduğu parasal genişleme, düşük faiz politikaları ve bilanço genişlemeleri, finansal varlıkların yönünü belirleyen temel unsur olarak görüldü. Bugün ise, dünya ekonomisi sessiz ama çok daha köklü bir değişimin eşiğinde bulunuyor. Artık piyasaların temel problemi 'likidite eksikliği' değil, 'sermaye kıtlığı'.
Çünkü, uluslararası finans sisteminden aynı anda sermaye talep eden aktörlerin sayısı ve büyüklüğü tarihte görülmemiş seviyelere ulaşmış durumda. Bir tarafta bütçe açıklarının büyümesini bir türlü engelleyemeyen ve, yetmezmiş gibi, yeniden silahlanan devletler. Diğer tarafta ise, yapay zeka ve yeni nesil uzay yarışına yüz milyarlarca dolar yatırım yapan teknoloji şirketleri. Önde gelen ülkelerin hazineleri ve küresel teknoloji şirketlerinin yanına, enerji dönüşümü, savunma sanayi, veri merkezleri, elektrik şebekeleri, kritik maden yatırımları ve yeniden şekillenen küresel tedarik zincirlerini de ekleyin.
Devletler ile özel sektör artık aynı küresel tasarruf havuzu için adeta kıyasıya rekabet ediyor. İşte bu nedenle, uzun vadeli faizlerin seyri yalnızca merkez bankalarının kararlarıyla açıklanamaz hale gelmiş durumda. Çünkü yatırımcılar, paralarını uzun süre bağlamak için geçmişe göre daha yüksek getiri talep ediyor. Artan kamu borçları, kalıcı enflasyon baskısı ve sermaye rekabeti, uzun vadeli tahvillerde yeni bir fiyatlama rejimi oluşmasını tetiklemiş durumda. Son dönemde ABD uzun vadeli tahvil faizlerinde görülen yükseliş de bu yapısal dönüşümün bir yansıması.
Bu yeni dönemin en ilginç paradoksu ise, yapay zeka yatırımlarında ortaya çıkıyor. Yapay zekanın uzun vadede verimliliği artıracağı, üretim maliyetlerini düşüreceği ve ekonomileri daha yüksek büyüme patikasına taşıyacağına dair kanaat hayli güçlenmiş durumda. Ancak, bu hedefe ulaşabilmek için önce çok büyük miktarda enerjiye, sermayeye, veri merkezine, yarı iletkene, elektrik altyapısına ve kritik minerale ihtiyaç duyulacak. Başka bir ifadeyle, bolluğa giden yol, önce kıtlıktan geçiyor.
Dolayısıyla yapay zekanın ilk makroekonomik etkisi, sanıldığı gibi enflasyonu düşürücü değil; yatırım talebini büyüterek kaynak rekabetini artırıcı olacak. Bugün piyasaların fiyatladığı da büyük ölçüde bu. Yapay zekanın gelecekte sağlayacağı verimlilikten önce, bugünkü finansman maliyeti sorunu öne çıkıyor. Bu nedenle klasik yatırım anlayışı da değişiyor. Eskiden yatırımcılar 'hisse mi, tahvil mi?' sorusuna cevap arıyordu. Artık asıl soru, geleceğin darboğazlarını kimin kontrol edeceği. Elektrik üretimi, enerji iletim hatları, veri merkezleri, çip üretim ekipmanları, bakır, lityum, LNG altyapısı ve stratejik lojistik ağları yeni dönemin en kritik varlıkları haline geliyor. Değer, geniş piyasalardan çok, karmaşık bir denklemle, bu darboğaz noktalarında oluşuyor.
Bu değişim, tahvillerin portföylerdeki rolünü de dönüştürmekte. Uzun yıllar boyunca devlet tahvilleri hisse senedi piyasalarındaki dalgalanmalara karşı 'güvenli liman' olarak görülüyordu. Yeni dönemde ise, yüksek enflasyon ve yüksek borçlanma nedeniyle tahviller eskisi kadar güçlü bir denge unsuru olamıyor. Buna karşılık, kısa ve orta vadeli sabit getirili araçlar ile, güçlü nakit akışı üreten altyapı yatırımları daha fazla önem kazanıyor. Dünya ekonomisi yeni bir eşikten geçiyor. Likidite bolluğunun yön verdiği dönem geride kalırken, sermayenin en kıt ve en stratejik kaynak haline geldiği yeni bir dönem başlıyor.
Önümüzdeki yıllarda piyasaların kazananları en fazla borçlananlar değil; sermayeyi en verimli kullananlar, kritik altyapıyı kontrol edenler ve küresel darboğazların merkezinde yer alanlar olacaktır. Çünkü, artık piyasalardaki asıl soru 'para var mı?' değil. Asıl soru, küresel sistemde var olan sınırlı sermaye hangi yatırım için kullanılacak? Yeni küresel ekonomik düzenin en temel meselesi tam da bu.

Sabah.com.tr Uygulamamızı İndirin

Uygulamalara Özel Ayrıcalıkları Keşfedin!
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA