Türkiye'nin en iyi haber sitesi
MELİH ALTINOK

Türkiye bu mutfak dolaplarından artık kurtulmalı!

Kemal Kılıçdaroğlu bir süredir "Sevgili Z kuşağı" diye hitap ettiği kitlesine evinden sesleniyor.
Geçenlerde de eşiyle birlikte mutfak masasında patatesli börek yaparken çekilmiş görüntülerini yayınladı. Ne var ki verilen pozlara fon olarak seçilen mutfak dolapları, Kılıçdaroğlu'nun sözlerinden daha çok tartışıldı.
Eğer videoyu izlediyseniz eminim siz de Kemal Bey'in ne söylediğini değil, o olmaz olası mutfak dolaplarını hatırlıyorsunuzdur.
Bu durumda, propaganda videosunu hazırlayan profesyonellerin "demode mutfak dolapları efektini", mesajı güçlendirmek için başarıyla kullandıklarını rahatlıkla söyleyebiliriz.

Ancak alıcıların bu göstergeye tepkileri farklı oldu.
Kimileri, "Kılıçdaroğlu bizden biri, mutfağı da bizimki gibi" dedi...
Kimileri de Kemal Bey'in iddialarını kanıtlayamadığı için mahkûm olduğu tazminat davalarını hatırlatıp "Parayı nereye harcayacağı kendi tercihi. Daha az hakaret edip mutfağına pekâlâ güzel dolaplar yaptırabilir" dedi.
Bense bu tartışmayla ilgili söz hakkımı, topluca karar almışlar gibi yaptıkları evlerin mutfaklarına böyle bir örnek dolapları döşeyen zevksiz müteahhitlere seslenerek kullanmak istiyorum.
Bırakın artık bu dolapları!
Aynı fiyata envai çeşit alternatif var. Az para vereceğiz diye en kötüsünü seçmek zorunda mısınız?
Bari değişik renkler seçin.
"Hayır bizce en iyisi bu" diyorsanız da sizi, günde üç öğün zevksizliğinizden içi daralan kiracıların vicdanına havale ediyorum.

***


AHLAKSIZLIĞIN FOTOĞRAFI DİYE SORAN OLURSA...
Üstteki fotoğrafta "Ahlaksızlığınızı aklayamayacaksınız. Bir kereden bir şey olur... CHP İstanbul İl Gençlik Örgütü" yazan dövizi tutan şahıs var ya...
Dün 23 yaşındaki Z.Y. isimli kadına "cinsel saldırı", "hürriyetinden yoksun kılma" ve "tehdit" suçlarından 15 yıl hapis cezasına çarptırıldı.
Lütfen, "Peki ya AKAPELİLER" diye söylenmeye başlamayın...

Zira "İşte CEHAPE zihniyeti" diye bir genelleme yapmayacağımı sizler de biliyorsunuz...
Bir "insanlık durumundan" söz ediyorum. Siyaseti, medyayı, toplum yaşamımızı, kadın-erkek ilişkilerini trolleyen goygoyculuğun sıradan bir örneğinden... Sarılanı bir anda aklayan politik doğruculuk kolaycılığından.
Dolayısıyla isimlerin, politik kimliklerinin hiçbir önemi yok.
Ama resimdeki tecavüzcünün bu pozu, mahkûm olduğu cinsel saldırı girişiminden önce mi yoksa sonra mı vermiş olabileceğine dair kafa yormak gerçekten aydınlatıcı olabilir.

***


TAM GÜLECEĞİM...
Pandeminin başından beri ekrana maskeyle çıkıp izolasyon tedbirlerinin işlevini sorgulayanlara ağır hakaretler eden, beddualar okuyan tiplere bir haller oldu.
Korku saçan hekimler ekranları işgal etmiş de...
HES kodu, sokağa çıkma yasakları, lokantaların kapalı olması vatandaşı darlıyormuş da...
Hiç utanmaları yok. Daha dün bu yasak kararlarının alınması için kamuoyu yaratmaya çalıştıklarını kendileri gibi herkesin bildiğinin farkındalar.
Gördünüz mü Hanya'yı Konya'yı diyeceğiz de...
Olan bize de oluyor.
Hanya'yı Konya'yı beraber görüyoruz işte...

Bu köşe yazısını aşağıdaki linke tıklayarak sesli bir şekilde dinleyebilirsiniz

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA