Dünya hızla dijitalleşiyor. Kitaplar ve basılı yayınlar günden güne azalıyor. Dijital arşivlerin silinmesi ise tek bir tuşa bakıyor.
Raflardaki ciltler yavaş yavaş yerini e-kitaplara ve bulut depolara bırakıyor. Gazete ve dergiler basılı hâlden vazgeçiyor. Erişim kolay, arama hızlı...
Fakat bu dönüşümün gölgesinde sessiz bir tehlike büyüyor. Bir sunucu kapandığında, bir hesap askıya alındığında ya da tek bir karar verildiğinde binlerce yıllık birikim yok olabiliyor.
Elektronik âlemin kralı Elon Musk, İskenderiye Kütüphanesi'nin yanışını hâlâ büyük bir trajedi olarak görüyor. Bu yüzden xAI ile Grokipedia'yı "modern İskenderiye Kütüphanesi" olarak adlandırdı.
Hedefi, insanlığın bütün birikimini açık kaynaklı bir havuzda toplamak, taşlara lazerle kazıyıp Ay'a, Mars'a ve derin uzaya yaymak. Böylece medeniyet gerilese ya da çökse bile bilgi kaybolmasın istiyor. Ona göre taş üzerine yazılmış bilgi, elektrik kesintilerinden ve ani silinmelerden çok daha dayanıklı.
Wikipedia'nın ise yıllardır tartışılan politik bir yapısı var. Bazı maddeleri hızla kaldırması ve belirli görüşleri öne çıkarıp diğerlerini gölgelemesi eleştiriliyor. Musk da bu yüzden Grokipedia'yı tarafsız ve açık kaynaklı bir alternatif olarak öne çıkarıyor.
Ne var ki ironik olan şu: Musk'ın kendi platformu X'te de benzer tartışmalar sürüyor. Daha az sansür olduğunu savunsa da birçok kullanıcı görünürlüklerinin düştüğünü, takipçi sayılarının ani azaldığını ve bazı paylaşımlarının gölgelendiğini belirtiyor. Bu da dijital platformların gücü kimin elinde olursa olsun hafızayı ve erişimi kolayca kontrol edebileceğini gösteriyor.
Dijital arşivler ne kadar kullanışlı olsa da fazlasıyla kırılgan. Bir telif davası, siyasi karar ya da sistem hatası yüz binlerce eseri ortadan kaldırabiliyor. Her an mümkün olan küçük değişikliklerle gerçek geriye doğru manipüle edilebiliyor.
Basılı eser ise elle tutulur, tozlanır ama kolay kolay yok olmaz. Eski bir ansiklopedi ya da roman, yarın erişilemez hâle gelen dijital kayıtlardan daha güvenilirdir.
Elbette dijital dünyayı tamamen reddetmek yanlış. Kolaylık ve yaygın erişim büyük avantaj. Asıl önemli olan, her şeyi yalnızca dijitalin sırtına yüklememek. Basılı eserler ile dijitali yan yana yaşatmak, kütüphaneleri, özel koleksiyonları ve ikinci el kitapçıları korumak gerekiyor.
Dijitalleşme kaçınılmaz. Ama hafızamızı tek bir düğmeye bağlamak zorunda değiliz. Kâğıt hâlâ direniyor; mürekkep, zamana karşı en eski ve en inatçı isyan. Onu korumak, yarınki nesillere karşı ödenmesi gereken bir borç.