"2018 Davos Zirvesi ile 2019 arasında Türkiye açısından en belirgin fark nedir?" diye sorulacak olsa cevabı çok net:
"İrade!"
Geçtiğimiz yılbaşında dönemin bakanı Mehmet Şimşek'e, "Sn Bakan bu söylediklerinizi daha önce de dinledik. Acaba yapabilecek misiniz?" diye soran çevrelerin, bu yıl Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak'a benzeri soruları yöneltmemiş olması bile başlı başına dikkate değer. Kaldı ki Albayrak Davos'a, Ağustos 2018'deki kur şokunu atlatmış, dengelenme sürecine girmiş bir ekonominin siyasi yöneticisi kimliğiyle yani "doğru kararlarla, doğru neticeler almış" bir isim olarak gitti. Bu nedenle piyasa aktörleri Bakan'ın ağzından çıkacak mesajlara kilitlenmişti. Doğrusu, Davos zemini bu açıdan etkin biçimde kullanıldı.
Kredi piyasasının bir miktar daha canlanması gerekiyor.
Bankaların aşırı ihtiyatlı tutumunu yumuşatacak çözümler düşünülüyor.
Reel sektörde giderek pozitife dönen havanın korunması önem taşıyor. Nitekim... Merkez Bankası'nın bu hafta açıklayacağı Enflasyon Raporu'nun;
Enflasyonda tek haneye yakınsama sürecinin daha erken tarihte gerçekleşeceğine,
Büyüme görünümünün beklentilerin ötesinde gelişme gösterebileceğine,
Temkinli para politikası duruşunun iyileşmeyi desteklediğine dair işaretler vermesi bekleniyor.