Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Avrupa Birliği Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış'la Brüksel, Letonya ve Estonya gezisinin ikinci durağı Riga'dayız...
Tarih 10 Kasım... Cumhuriyetin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk'ün 73'üncü ölüm yıldönümüne, ilk kez Türkiye'den binlerce kilometre uzakta bir Baltık ülkesinde tanıklık ediyorum...
Türkiye'nin muhafazakar partisinin bir bakanıyla birlikte başkent Riga'daki Letonya Üniversitesi kampusunda bir salondayız. Saat 09'u 5 geçe Letonya Üniversitesi Siyaset bilimi profesörü Daunis Aures salonu bir dakikalık saygı duruşuna davet ediyor.
Olması gereken gerçekleşiyor ama Türkiye'deki algının tersliği nedeniyle insanlar bir an bile olsa o tereddüdü yaşıyor; "Acaba yanlış mı görüyorum?"
Aslında önyargıların yarattığı bu fotoğrafın gerçekliği Bakan Bağış'ın konuşmasıyla daha bir netleşiyor.
Bir ilkin yaşandığı salon tıklım tıklım dolu... İlginin yoğunluğunu gören AB Bakanı Bağış, Türkiye'nin bir barış projesi olan AB üyeliğine ne kadar önem verdiğini Atatürk'ün vizyonuyla açıklıyor:
"Atatürk, kuruluşundan 20-30 yıl önce Avrupa Birliği fikrini gündeme getiren büyük bir liderdir. Kuruluşunda en büyük pay sahibi olduğu Balkan Paktı'nın genişleyerek Avrupa Birliği haline gelmesi gerektiğini söylüyordu. Ömrü savaş meydanlarından geçtiği için barışın önemini çok iyi bilen Atatürk, Avrupa'da barış ve istikrarın bu şekilde sağlanabileceğini öngörmüştü..."
Bu tespiti yapan Bağış, Türkiye'de Atatürk üzerinden AK Parti iktidarına karşı yürütülen siyasi mücadeleye de gönderme yapıyor ve şu çarpıcı sözleri söylüyor:
"Kemalizm Atatürk'ün ortaya attığı ve ürettiği bir ideoloji değildir. Kemalizm içerisinde bizzat Atatürk'e ait hiçbir şey bulunmayan yapay bir ideolojidir ve sistemi elinde tutmak isteyenler tarafından Türk demokrasisinin üzerinde Demoklesin'in kılıcı gibi bir görüntü vermiştir."
Başbakan Erdoğan'ın Mısır gezisinde Müslüman coğrafyada ezber bozan laikli çıkışı gibi Bağış'ın bu yaklaşımı da tartışılacak gibi görünüyor.
Atatürk'e sığınarak "devlet içinde devletler" oluşturmaya çalışanlar ihanet içinde olduğuna dikkat çeken Bağış, şu tespiti de yapıyordu:
"Türkiye'de Ergenekon davası olarak bilinen yargılama süreci aynı zamanda Atatürkçü düşüncenin de gerçek sahibine yani millete teslim edilme sürecidir."
Menderes'in Demokrat Partisi'ni hatırlatan bu yaklaşım Türkiye'den uzakta da dile getirilse bir hayli yankı yaratacak gibi görünüyor.

YAZARIN BUGÜNKÜ DİĞER YAZILARI
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
BİZE ULAŞIN