Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Yurt dışından Türkiye'ye baktığımda iki duygu arasında gidip geldim...
Dışarıda profili yükselen bir Türkiye, içeride ise deprem karşısında çaresizleşen, KCK operasyonlarıyla yeni anayasa yapma arasına sıkışan, şiddet karşısında daha fazla şiddet üretmekten başka çare üretmeyen bir Türkiye var...
Umutsuzluk kapımızı mı çalıyor?
Kafamızda hep aynı kaygılı soru var: Acaba son on yılda kazandıklarımızı kaybedecek bir sürece mi giriyoruz?
Profili yükselen Türkiye'nin, eski "ezik" Türkiye'ye teslim olmaması gerekiyor, olmayacaktır da...
Çünkü Türkiye toplumu özgürleşmek ve zenginleşmek istiyor.
Kurban Bayramı'nın ilk iki gününü Kastamonu Daday'da, son günlerini ise AB Bakanı Egemen Bağış'la birlikte Brüksel, Letonya ve Estonya hattında geçirdim.
Kastamonu'da gördüklerimle, o üç ülkede yaşayan Türkiyelilerin ruh hali ve dinamizmi insanı umutlandırıyor.
Kısa da olsa bir bayram tatilini Kastamonu Daday'da geçirmeyi doğrusu hiç düşünmemiştim.
Bizim sadece sarımsağı ile tanıdığımız zaman zaman "taş düşebülür, ayı çıkabülür" anekdotuyla andığımız Kastamonu, deyim yerindeyse bir "saklı cennet"
Yüzde 60'ı renk cümbüşü olan ormanları, hayranlık uyandıran kanyonları, yer altı mağaraları ve bilinmeyen tarihi yapılarıyla Kastamonu keşfedilmeyi bekliyor.
Daday'a bizi götüren ise İksir Hanım Konağı... Sevgili dostum Gültekin Aydın ve eşi İksir Sema Aydın baba yadigarı tarihi konağı beş yıldız şıklığında bir otele dönüştürerek Kastamonu turizmine "hayat" vermişler...
Ve o bölgede hayat öylesine canlanmış ki restore edilen konak sayısı arttığı gibi, geleceğin turizm destinasyonu vizyonuyla yeni yatırımcıların da ilgi odağı olmuş...
"İnsanı ölümsüzleştirdiğine inanılan" iksir gibi, İksir Hanım Konağı'nın harekete geçirdiği Daday'ı, aslında oksijeni bol olduğu için daha 1947 yılında İsviçreliler keşfetmiş... Ve bölgede İstanbul Süreyya Paşa Hastanesi'nden sonra Türkiye'nin ikinci Göğüs Hastalıkları Hastanesi'nin kurulmasını sağlamışlar. Buna da Bülent Ecevit'in babası, dönemin CHP milletvekili Fahrettin Ecevit öncülük etmiş.
İksir Hanım Konağı, bu coğrafi zemin ve tarih kokan mekânının yanında harasındaki atlarıyla binicilik ve at safarisi, Ballıdağ Ormanı içindeki merkeziyle kayak yapma olanağı da sunuyor.
Yani Türkiye'de risk alındığında en ücra yerlerde bile nasıl istihdam yaratıldığını ve ekonomiye nasıl katkı sunulduğunu, burada görmek mümkün.
Çünkü bu coğrafyada doğayı bozmadan, ucube yapılara izin vermeden bacasız sanayi dediğimiz turizmle çok şey yapılabilinir.
İksir Hanım Konağı bunu başaran bir ilk. Kolay olmadığı belli... İksir Sema Aydın yola çıkış öykülerini şöyle anlatıyor:
"Eşim Karslı ben Kastamonuluyum. İki şehrimiz de çok güzel. Birikimlerimizi turizm alanında ve bu şehirlerde değerlendirmek istedik. Tarihi mekânların bozulmadan yaşanabilir kılınacağına inanıyorum. Başlangıçta çok zorlandık ama bugün gördüğümüz ilgi bizi mutlu ediyor. Bunun benzerini Kars'taki o tarihi evlerde de yapmak istiyoruz."

YAZARIN BUGÜNKÜ DİĞER YAZILARI
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA