Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Yıllardır tartışılan "Özal zehirlendi mi zehirlenmedi mi?" tartışmasının nihayet sonuna yaklaşıyoruz. Sabah'ın haberine göre Adli Tıp İhtisas Kurulu raporu, "zehir var ama öldürücü oranda değil" diyor.
"Özal'ın naaşında 4 zehir bulundu" iddiasıyla ilgili yazımdan sonra gazeteci bir dostum aradı. Adı geçen zehirlerin 90'lardaki Türkiye'de her insanda olabileceğini söyledi ve ekledi:
"Bu nedenle zehir çıkmayacak."
Böyle bir sonuca hazırdım ve daha önce dikkat çekerek, "Zehir çıkmazsa ölüm üzerindeki şüphem bitmeyecek" demiştim. İhmallerin haddi hesabı yok.
Halen de şüphem sürüyor.
Bir kere bir devlet ve o devletin istihbarat kurumları nasıl olur da o ülkede arka arkaya siyasetçi, asker ve aydınlar ölürken ve ölümleri üzerinde soru işaretleri varken hiçbir araştırma yapmaz?
Böyle bir şey nasıl olur? Bugünün Türkiye'sinde insanın aklı almıyor. Son iki günde çıkan iki haberi okuyalım.
Özal'ın ölümüyle ilgili soruşturmayı yürüten savcılık, MİT'e soruyor; "1988'deki Kartal Demirağ suikastını araştırdınız mı?"
MİT'ten gelen cevap; "Açık yayın organlarında bulunan bilgiler dışında herhangi bir bilgi bulunmamaktadır."
Buna nasıl inanalım. Şimdi ikinci haberi okuyalım...
Bu ülkede Jandarma komutanı olmuş Eşref Bitlis'in oğlu Tarık Bitlis anlatıyor:
"Babamın katilleriyle bu aşamada Türkiye yüzleşmeye hazır değil. MİT ve Emniyet bu konuda bir tek cümle dahi savcılığa aktaramamıştır. Bu ne yaman bir çelişkidir. Bu ülkenin MİT'i bu konuyla ilgili hiçbir şey bilmiyor."
Bilmiyorsa da bilip anlatmıyorsa da çok vahim.

YAZARIN BUGÜNKÜ DİĞER YAZILARI
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA