Çok pis ve kirli bir küresel oyun oynanıyor. ABD günlerdir hem İran'la Cenevre'de görüşmeleri sürdürüyor hem de uçak gemileri ve üslerindeki savaş yığınağıyla İran'ı akıl almaz bir yoğunlukta kuşatmayı sürdürüyordu.
Çok konuşuldu; bu kadar silah yığınağı yapılıyorsa o silah mutlaka patlar. Nihayet dün patladı ve bölgeyi kan gölüne çevirecek düğmeye basıldı. ABD ve İsrail birlikte İran'ı bombalamaya başladı. Uluslararası hukuk kuralları zaten ayaklar altına alınmıştı ama bu saldırıyla Trump dilinden düşürmediği güya barış ve daha stabil bir bölge stratejisini de yerle bir etti.
ABD, İran'da ağırlıkla askeri ve siyasi hedeflere yönelse de daha ilk saldırıda bir okulu bombalayıp 85 öğrenciyi katlederek dünyayı dehşete düşürdü ve bir vahşete imza attı.
Böylece Trump ABD'si Gazze'deki soykırıma destek verdiği hâlde uzak kalmayı başarsa da İran savaşının ilk gününde "çocuk katliamcısı" olmaktan kurtulamadı, kurtulamaz da. Bunun Trump'a bedeli ağır olacak.
Dahası İran haklı olarak önceden açıkladığı gibi Katar'da, Bahreyn'de, Irak'ta, BAE'de ve Ürdün'deki ABD üslerine füze saldırılarıyla savaşı ABD'nin var olduğu her yere yayarak cepheyi genişletti.
Bu da bölgeyi bile aşan bir savaş anlamına geliyor.
Peki Trump ABD'si bunu neden yapıyor? İran'ı çökerterek Çin'in önünü kesmek ya da Çin-Rusya ve İran bağını koparmak için mi yoksa siyonist İsrail'in ırkçı hayallerini gerçekleştirmek için mi?
Birçok uzman, Trump'ın bölgeye askeri yığınak yapmasına rağmen baskıyı artırarak İran'la bir anlaşmaya varacağı hesabı yapıyordu. Bu aynı zamanda yaklaşan ABD ara seçimleri açısından da Trump'ın işine gelecek bir hamleydi. Ama anlaşılan Trump bu yolu değil, kendisine kurşun sıkan siyonistlerin yolunu seçti veya seçmek zorunda kaldı.
Amerikalı uluslararası ilişkiler uzmanları bile siyonist İsrail'in Trump'ı tuzağı düşürdüğünü, İran'a ABD saldırısının ABD'nin çıkarına olmadığını söylüyor.
Bu uzmanların en ünlüsü de "İsrail Lobisi ve Amerikan Dış Politikası" kitabının yazarı Prof. John Mearsheimer çok değil üç gün önce Trump'a kurulan tuzağı açık açık deşifre ediyordu:
"Burada olan bitenin tek bir açıklaması var ve bunu size tek kelimeyle söyleyebilirim: İsrail. Gezegende İsrail dışında neredeyse her ülke bu savaşa karşı. Askeri danışmanları (Trump'a) askeri bir seçeneğimiz olmadığını söylüyor... İran, ABD için bir tehdit değil. Bunu İsrail'in ve ABD'deki lobinin baskısı yüzünden yapıyoruz. Çok az kişi bunu açıkça söyler; çünkü ABD'de ve genel olarak Batı'da İsrail'den bahsederken dikkatli olmak zorundasınız."
Bu gerçeği bilen Türkiye, İspanya, Norveç ve Rusya gibi birçok dünya ülkesi hemen harekete geçti ve İran saldırısını kınadı. Bu ülkelerin haklı çıkışına, ABD üsleri nedeniyle saldırıya uğrayan bölge ülkeleri de katılmalı ve ABD durdurulmalı. Aksi hâlde savaş derinleşirse ABD ve İsrail'le birlikte en büyük zararı bölge ülkeleri görecek.
Bu tablo, çocuk katliamı, sivillere saldırı gibi şimdiden İran halkını ayağa kaldırdı ve doğal olarak ABD ve İsrail'in ayaklanma hayali de gerçekleşmeyecek görünüyor. Bu da bir anlamda Trump'ın savaşı çok uzatamayacağını, daha önce söylediği "kısmi bir saldırı" sözüne uygun bir bahane bulup kısa sürede çark edeceğini gösteriyor. Tabii ABD ordusu "Artık duramayız" derse bu kez bambaşka bir dünyaya uyanırız.