Türkiye'nin en iyi haber sitesi

MAHMUT ÖVÜR

Mutlak butlan sonrası CHP’de neler olur?

Sesli dinlemek için tıklayınız.

Siyasette özellikle de CHP'de taşları yerinden oynatacak "mutlak butlan" kararı çıktı. Mahkeme kararını verdi ve 38. Kurultay öncesi duruma dönüldü. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu bıraktığı yerden yola devam edecek. Ancak bu hiç kolay olmayacak.
Mahkeme kararıyla "Suç Örgütü Lideri" olarak yargılanan Ekrem İmamoğlu ve Özgür Özel'in oluşturduğu CHP yönetimi artık yok hükmünde. "Şaibeli Kurultay"la elde edilen 3 yıllık CHP yönetimi hukuk kararıyla bitmiş oldu. Bu karar da tıpkı ilk mahkeme süreci gibi siyaseten çok tartışılacak.
Yargı yoluyla siyasete müdahalenin önü mü açıldı yoksa bir siyasi partinin iradesinin para veya başka yöntemlerle sakatlanmasına son mu verildi?
CHP'yi itibarsızlaştıran yolsuzluk furyasının dalga dalga büyümesi hem CHP çevresinde hem de toplumda ikinci seçeneği öne çıkartıyor. Bu da Özgür Özel ve ekibinin siyaset yapma alanının giderek daralacağı anlamına geliyor. Dahası yolsuzluk iddiaları genel başkan seviyesine kadar ulaştığı için CHP çok tarihi bir çıkmazla karşı karşıya. Mutlak butlan bu açıdan da CHP için bir çıkış kapısı olabilir. Aksi hâlde 100 yıllık CHP, siyaset sahnesini "yolsuzluk ithamları"yla kapatan bir parti olarak tarihe geçer.
Özel ve ekibi, en başta söyledikleri gibi büyük ihtimalle 19 Mart'taki gibi sokakları ateşleyen, genel merkezi bırakmamaya yönelik bir çaba içinde olacaklar ama ne CHP sosyolojisinde bunu sürdürecek inanç kaldı ne de farklı toplum kesimleri sol marjinal yapıları hatırlatan bu tür eylemlere sıcak bakar.
Belki 2023'te tam da cumhuriyetin ikinci yüzyılında CHP'yi ele geçiren yeni nesil siyasetçiler için en makul çıkış, bir süre önce Özgür Özel'in altını çizdiği "yedek parti" seçeneğini harekete geçirmek olacak. Ancak yeni bir partinin başarılı olma ihtimali de zayıf görünüyor. Çünkü hem siyasi tecrübe CHP'den ayrılan partilerin başarısız olduğunu gösteriyor hem de mutlak butlana yol açan siyasi aktörlerin bagajları "yolsuzluk, rüşvet ve irtikâp" iddialarıyla dolu.
CHP markasıyla siyaset yapmak, yolsuzluk iddialarını "siyasi operasyon" olarak yorumlayarak algı oluşturmak kolay ama o çatının altından çıkınca o yükü taşımak hiç kolay değil.

***


SİYASETİN İMAMOĞLU-ÖZEL SEVİYESİ
Mutlak butlan kararı çıkmadan önce bu köşede CHP'nin 7. Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun açıklamalarını ele almıştım. O yazıyı biraz kısaltarak veriyorum. Kılıçdaroğlu sürpriz bir hamle yaparak çok sert bir açıklama yaptı ve CHP'deki iç kavganın adını koydu: Ahlak kavgası... Bunun ne anlama geldiğini de şu sözlerle özetledi:
"Bir milletin geleceği, siyasetin aklıyla, vicdanıyla ve ahlakıyla şekillenir. Milletin helal sofraları, temiz siyasetle bereketlenir. Çünkü kirlenen siyaset, önce vicdani çürütür; sonra ahlakı yok eder ve en sonunda da gözünü milletin ekmeğine diker."
Özellikle son cümleyi tek tek sıralayalım: Kirlenen siyaset, vicdanların çürümesi, ahlakın yok edilmesi ve son nokta; milletin ekmeğine göz dikilmesi... Bütün bunlar CHP'lilere bir şey hatırlatmıyor mu?
Lafı dolandırmaya gerek yok. Kılıçdaroğlu isim vermese de herkes biliyor ki, İBB eksenli "İmamoğlu Suç Örgütü"nü, Manavgat'taki baklava kutusunu, Uşak'taki Özkan Yalım'ın kirli ilişkilerini, CHP Genel Merkezi'ne akan 1 milyon euroları anlatıyor. Kıyak ihaleleri, döşenmeyen asfaltları, hafriyat ve imar rantını, rüşveti, parayla delege satın almaları anlatıyor.
Peki buna karşılık mevcut CHP yönetiminden ne tepki geldi? Gerçekten siyasette samimiyet denilen bir seviye var. Tıpkı ahlaki çürüme gibi o seviyede de derin bir düşüş var. Rakip siyasi partililer arasında sert sözler söyleniyor ama aynı partililer arasında böylesi hiç görülmedi. CHP Genel Başkan Yardımcısı Sencer Solakoğlu'nun Kılıçdaroğlu'na yönelik şu sözlerine bakın, insan okurken utanıyor: "Siz, güç ve koltuk bağımlısı olmuş bir müptelasınız ve acilen tedavi olmanız hem kendiniz hem ülkemizin geleceği için şarttır."
Anlaşılan Kılıçdaroğlu'nun "arınma" çağrısı ağırına gitmiş. Oysa dönüp babasına sorsa, Bolu'da CHP'li Belediye Başkanı Tanju Özcan'ı neden şikâyet ettiğini öğrenirdi. Ama CHP yöneticilerinin böyle bir derdi yok. Ne açık yolsuzluk iddiaları umurlarında ne de parti içinde yaşanan "şaibe" iddiaları... "Mutlak butlan"a kızgınlıkları da biraz bundan. Suçüstü yakalanmış bir ruh hâli içindeler.

Sabah.com.tr Uygulamamızı İndirin

Uygulamalara Özel Ayrıcalıkları Keşfedin!
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA