Bugün sadece CHP tarihinde değil Türk siyasi tarihinde bir ilk yaşanacak. Cumhuriyetin ilk partisi CHP'de, aynı anda toplumun karşısına "iki CHP" çıkacak. Genel merkezde CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu. Güven Parkı'nda ise kendisini Grup Başkanı ilan eden Özgür Özel...
Özel'in ne diyeceği pek merak edilmiyor çünkü biliniyor. Ama 3 yıl sonra "arınma" gibi iddialı bir tezle geri dönen Kılıçdaroğlu'nun ne diyeceği hem CHP için hem de siyasetin yeniden şekillenmesi adına ciddi merak ediliyor. Bugün söyleyeceği her söz, çizeceği siyasi yol haritası derin savrulmalar yaşayan CHP'nin kodlarına dönüp dönmeyeceğini ve Atatürk'ün daha 1920'lerde işaret ettiği "Türkiye halkının" ana kolonlarından biri olup olmadığını da gösterecek.
Bu yüzden CHP içi tartışmalar sadece bir iç iktidar ya da "koltuk" savaşı değil, küresel altüst oluşun yaşandığı bir tarihi dönemeçte pozisyon almaktır. Kılıçdaroğlu ve yönetimi, bu süreci doğru yönetirse bölgemizde başta siyonist İsrail olmak üzere pusu kuran küresel ve bölgesel güç merkezlerinin de hesabı altüst olur.
Bu yüzden Kılıçdaroğlu'nun bugün söyleyecekleri özel bir dikkatle izlenecek. Kuşkusuz öncelikle partiyi para gücüyle ele geçirenler, kirli ilişkiler ve pervasız yolsuzluklar hakkında önemli açıklamalar yapacak... Kılıçdaroğlu'nun bu konuda cesur çıkışlar yapacağı, geçmişte yapılan, "kol kırılır yen içinde kalır" gibi bir tavır takınmayacağı bekleniyor.
Kulislerde şu noktanın altı da çiziliyor; Kılıçdaroğlu yeni yönetim ekibini belirleyecek ama toplumun karşısına sadece eşi Selva Kılıçdaroğlu çıkacak. Bu duygusal bir mesaj mı yoksa manidar bir "hançer" hatırlatması mı bilemem ama yeni dönemde karşımıza geçmişten dersler çıkartan bir Kılıçdaroğlu portresi çıkacağı çok açık. Hatta Türkiye'nin küresel ve bölgesel düzeyde izlediği "otonom" dış politikaya ve onun hayata geçen hali "barış ve denge" siyasetine açık destek vermesi de sürpriz olmayacak...
Belki de gerçek Türkiye İttifakı'na giden yolun taşları döşeniyor, neden olmasın!