Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Espiyonaj, yani casusluk doğası gereği gizli bir iş olduğu ve hukuken delillendirilmesi hiç de kolay olmadığı için iddianamesine pek sık rastlanmayan bir kavram. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Bürosu Savcısı Berkant Karakaya, 5 Mart 2018 tarihli iddianamesinde işte bu zorlu işe soyunmuş. İddianamede yer alan ve esasında konuyla da doğrudan ilgisi bulunmayan CAMA, Mormonlar gibi bahisler bir kenara bırakılırsa bu zorlu işin altından da kalkmış. Çünkü şüphelinin, aleyhine casusluk faaliyetleri yürüttüğüne inandıran bir iddianame, Rahip Andre Craig Brunson iddianamesi.
İddianamenin girişinde yazılan kanıtlar şunlar: Dua kod isimli gizli tanığın beyanı, Ateş isimli gizli tanığın beyanı, Göktaşı kod isimli gizli tanığın beyanı, diğer tanık beyanları, şüphelinin telefonu ve malzemelerden elde edilen teknik materyaller, gizli tanığın teslim ettiği doküman ve materyaller, Göç İdaresi yazıları ve diğer tüm deliller.
Soruşturma, şahsın uzun dönem ikamet izni talebinde bulunması üzerine açılıyor. 23 Ağustos 2016 tarihinde İzmir İl Göç İdaresi tarafından İçişleri Bakanlığı Göç İdaresi Genel Müdürlüğü Yabancılar Daire Başkanlığı'na yazı yazılarak Brunson'a uzun dönem ikamet izni verilmesinin uygun olup olmadığı soruluyor.
Yazışmalar sonucunda talebin uygun görülmediğine karar veriliyor. Sebep Brunson'ın Türkiye aleyhine aslında uzun zamandır yürüttüğü düşünülen espiyonaj faaliyetlerinin önce bir idari yaptırımla cezalandırılmak istenmesi. Normal koşullarda genel istihbarat kaidelerine uygun olarak şahsın diplomat olmasa da gizlice 'persona non grata' ilan edilip sınır dışı edilmesi gerekiyor. Ancak Türkiye ABD'ye mesaj olsun diye istihbari yöntemi uygulamadı. Ayrıca idari tasarrufa adli yaptırım da ekledi. İddianame istihbari yönden güçlü bir arka planın ürünü olduğu izlenimini uyandırırken, hukuki manada bildiğimiz iddianame sınırlarının dışına çıkıyorsa bu yüzdendir.

'TÜRKİYE ALEYHİNE YIKICI FAALİYET'
İddianamedeki savlarda Brunson, sadece espiyonaj, Türkiye aleyhine kullanılmak üzere haber alma faaliyetiyle suçlanmıyor. Bunun ötesinde iki ayrı terör örgütü ve PYD üzerinde ülkemize yönelik yıkıcı faaliyetler gerçekleştirmeye çalışmakla da suçlanıyor. İddianame, bu yönüyle de örneğine pek sık rastlanmayan casusluk odaklı, ama onun da ötesine geçen bir terör iddianamesi.
İddianameye temel teşkil eden Dua kod adlı gizli tanığın söyledikleri ve savcılığa verdiği belgeler de bir kişinin, ayrıntılarına kadar her şeyi hatırladığı olaylar zincirinin parçası değil de istihbarat faaliyeti yürütmüş tüzel bir kişiliğin çalışmaları gibi duruyor.
Dua, FETÖ'nün Ramazan kod adlı Ege Bölgesi eski imamı Bekir Baz ile Brunson'ın temas içinde olduğunu söylüyor. Baz'ı fotoğraflarından teşhis ediyor. Bu arada Bekir Baz 17-25 Aralık sürecinden beri Türkiye tarafından turuncu kategoride aranan bir FETÖ firarisi.
İki alıntı ile tamamlayalım. İlki 21 Temmuz 2016 tarihli bir WhatsApp yazışması. Gönderici Andrew Brunson. Cümleler şunlar: Merhaba Dan. Teşekkürler. Evet. Ben iyiyim. Sana cevap veremediğim için üzgünüm. Dün Norine'le buluşmak için Amerika'ya uçuyordum. Üç haftalığına çocuklarla olmak için Amerika'ya gelmeyi aylar önce programladık ve Türkiye için ilginç bir zamanda bu oldu. Türkleri sallayacak bazı olayları bekliyorduk. İsa'ya dönmek için gerekli koşullar oluştu. Darbe teşebbüsü bir şoktu. Birçok Türk geçmişte de olduğu gibi askeriyeye güvendi ancak bu sefer çok geçti. Ve darbe teşebbüsünden sonra bu başka bir sallama. Sanırım olaylar daha da kötüye gidecek. Sonunda biz kazanacağız. Seninle yakında iletişime geçmek üzere.
İkincisi ise savcının cümlelerinden çıkardığım bir özet cümle: Brunson'ın, Kobani'deki şiddet olaylarının ve Diyarbakır Sur'daki hendek kalkışmalarının olduğu zaman diliminde İzmir'de görevli olmasına rağmen Sur ilçesine gitmesi Türkiye aleyhine yıkıcı faaliyetlerinin bir parçası. Bu kanaat, espiyonaj iddianamesinin soyunduğu zorlu işin, yani Brunson'ın casus olduğunu savlama amacının altından kalkıldığını gösteren bir faktör. Devam etmekte olan dava nasıl sonuçlanırsa sonuçlansın...

Yasal Uyarı:Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
BİZE ULAŞIN