Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Aileler kuşak farkının yaşla ilgili olduğunu düşünüyor. Oysa kuşak farkı ilgi ve zaman olarak çocuktan uzaklaşan ailelerin sorunu. Aileler çocuğun teknolojiyi daha iyi kullanmasını çocuğun yeteneği diye algılama hatasına düşer. Oysa bu doğal bir sonuçtur...

Akıllı telefon ekranına bakarken yemek yiyen çocuklar... Çocuğu hipnotize ederek yemek yedirmek pek çok aileyi bekleyen tehlikenin habercisidir. Ancak siz yemeğinizi yerken arkadaşlarınızla rahatça sohbet etmenin tek yolu çocuğun telefon ya da tablet ekranına bakmasıysa işiniz zor. Çocuğu masada oturan birey olmaktan o günden itibaren uzaklaştırıyorsunuz. Yani armut dibine düştü diye armuda kızılmaz. Siz sonuçlarını bildiğiniz bir tuzağa düşmeyi gönüllü kabul ediyorsunuz. Çocuk bazen her lokmada dikkatinizi ölçer. Masadaki herkesin kendisiyle nasıl temas kurduğuna dikkat eder. Yemek yerken telefona bakmayı ailede öğrenmiştir. Yani çocuğunuzla mesafenin açılmasına bilerek siz sebep olursunuz. Bu durumun ileride "Çocuğum benden daha iyi kullanıyor" sendromuna dönüşmesi kaçınılmaz. Evet bu sendromu ben uydurdum. Sonuçta ailelerin çocuklarıyla iletişiminin zayıflayıp ailenin dışında kahramanlar buldukları ilk dönem ekran karşısında gelişiyor. Hatta pandemi döneminde hem hızlandı hem de yoğunluğu arttı.

HIZLI ÖĞRENMESİ DOĞAL

Aslında çocukların anne babadan daha hızlı öğrenmesi son derece doğal bir sonuç. Bunun çocukların üstün yetenekli olması anlamına gelmiyor. Sonuçta insan merkezli, dokunmatik ekranlı tasarımlarla artık kullanmayı öğrenmek için uzman olmak gerekmiyor. Sadece yanılmaktan bıkmadan denemek gerekiyor. Bu konuda en sabırlı insanlar bebekler ve çocuklar. Zamanını ve dikkatini tamamen buna ayırırlar ve hata yapmaktan korkmazlar. Bu öğrenmenin temel ilkesi. Yani çocuğunuzun üstün yetenekli olduğu anlamına gelmiyor. Aileler çocuklarının yetenekleri ile hava atmayı sever, ancak ortaya çıkan sonuçlara ise katlanmak istemez. Çocuğunuzun sizden daha iyi bilgisayar, tablet veya akıllı telefon kullanması ona rehberlik yapmaktan vazgeçmeniz anlamına gelmiyor. Çocuğun haz duygusu, iyiyi kötüden ayırmak için deneyimleri ve karşılaştırma yetenekleri gelişmemiş olabilir.

ÖNCELİK ZAMAN YARATIR

Kuşak farkını yaratan yaş farkı değildir. Öncelikler, merak ve ayırdığınız zaman aslında kuşak farkını belirler. Yani okul taksitleri, teknolojik araçlar, giyim kuşam derken kredi kartı ödemelerine yetişmek için çocuktan uzaklaştığınız her zamanın bedeli var. Siz fedakarlık diye asıl sorumluluktan uzaklaştığınızı unutmayın. Siz, çocuk haricinde kalan dünya için öncelik, merak ve zamanınızı ayırırsanız, kuşak farkı dediğiniz şey kaçınılmaz olur. Bu yüzden çocuğun online ortamda tamamen yalnız bırakılmasıyla sokakta yaşaması arasında hiçbir fark yok. Benzetmeler yaparak farkındalık sağlamak zor ve bazen anlatmak istediğiniz tehdit konusunda caydırıcı etkisi yüksek olmuyor.

ÇOCUĞUNUZA ŞU 8 KÖTÜLÜĞÜ SAKIN YAPMAYIN!

KAYTARMAYIN: Birlikte aldığınız kararlarda önce siz kaytarmayın.
Çocuk kaytarmanın veya tembelliğin kötü bir şey olmadığını öncelikle sizden öğrenir.
AÇGÖZLÜ OLMAYIN: Çocuğunuza zaman ayıramadığınız için sürekli hediyeler almayın. Vicdanınız rahatlasın diye çocuğunuz açgözlü olmasın.
KARŞILAŞTIRMA YAPMAYIN: Çocuğunuza söz dinletmek için başkalarıyla, kardeşleriyle ve arkadaşlarıyla asla karşılaştırmayın.
YALNIZ BIRAKMAYIN: Çocuğunuzu ekran karşısında yalnız bırakmayın. Yanlış yönlendirme ve manipülasyonlara karşı uyanık olmalarını sağlayın.
KISKANÇLIK GÖZÜNÜ KARARTMASIN: Sahip olduğu yetenekleri geliştirmesi için fırsat verirken kıskançlığa sebep olacak karşılaştırmalar yapmayın.
ÖFKEYLE HAREKET ETMESİN: İnternette kendisiyle yorumlara öfkeyle yanıtlar vermemesi için kendisini frenlemeyi öğretin.
KİŞİLİĞİNİ EZMEYİN: Kararları tek başınıza vererek çocuğunuzun deneyim elde etmesinin önüne geçmeyin. Mukayese ederek karar vermeyi öğrensin. Vicdanı ile karar vermeyi öğretin.
SABIRSIZ OLMAYIN: Her şeyin kolay elde edileceğini düşünüp emek harcamadan kazanabileceğini düşünmesin. Bu yüzden sabırla bir şeyleri birlikte inşa edin. Gerekli gereksiz övmeyin. Sürekli sizden ve başkalarından takdir beklemesin.

GÜNLÜK 1000 TL CEP HARÇLIĞI VEREN AİLE VAR MI?

Çocuklara terk ettiğiniz cihazlarda para tuzağı oluşması son derece doğal. Çocuğunuza dışarı çıkarken 1000 TL harçlık vermiyorsanız, kredi kartı bilgilerini girdiğiniz bir cihazı teslim etmenin de hiçbir farkı yok. Oysa cihazları ayıramadıysanız, pek çok ailenin yaptığı gibi sizin cihazınızı da kendi cihazı gibi kullanıyorsa, harcamalar çocuğunuzun parmağının ucunda demektir. Bunun için internet üzerinden yapılan harcamalar için bildirim alın, mutlaka sanal kart kullanın. Üstelik yapılması da son derece kolay. Akıllı telefondaki bankacılık uygulamasından sanal kart üretin. Apple veya Google hesaplarına mutlaka limiti belirli sanal kartlar kullanın. Özellikle çocuğun kullandığı cihazlara ve kendi cihazınıza da bu kartları kullanın. Her ay mutlaka harcama sınırı koyun. Tıpkı ne kadar harçlık verdiğinizi denetlediğiniz gibi bu rakamı da denetleyin.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA