Türkiye'nin en iyi haber sitesi

TİMUR SIRT

Kuantum bilgisayarlar geliyor

2026, kuantum bilgisayarların laboratuvardan çıkıp yapay zeka destekli gerçek dünya sistemlerine entegre edilmeye başlandığı yıl olarak kayda geçiyor. En çarpıcı gelişme, yapay zeka ile kuantum sistemlerin birleşmeye başlaması oldu

Birkaç yıl öncesine kadar kuantum bilgisayarlar fizik laboratuvarlarının karanlık köşelerinde sessizce bekliyordu. Ne zaman gün yüzüne çıkacaklarını kimse bilmiyordu. Artık biliyoruz: yapay zekanın bu alandaki işi hızlandırması sayesinde o takvim önemli ölçüde öne çekildi.
Tam olarak ne oldu?
Artık mesele "kuantum bilgisayar yapılabilir mi?" değil, "nasıl ölçeklenir ve gerçek problemlerde nasıl kullanılır?" sorusu. Nitekim ABD'de yürütülen araştırmalar da ilk kez ölçeklenebilir kuantum mimarilerine doğru somut ilerleme sağlandığını ortaya koyuyor. Dev teknoloji şirketi ve kuantum bilgisayar şirketinin yayımladığı yeni araştırmalar, internet şifrelemesini kırmaya yetecek güçteki kuantum bilgisayarların beklenenden çok daha erken gelebileceğine işaret ediyor. Şirketlerden birinin ekibi bu atılımında yapay zeka "belirleyici" bir rol oynadı; araştırmacılar "geliştirme sürecini hızlandırmak için yapay zekayı kullandıklarını" açıkça kabul ediyor.

TEKNOLOJİ DEVLERİNİN HAZIRLIKLARI
Ekim 2025'te dev teknoloji şirketi, yalnızca 65 kubit kullanan bir sistemle bir süperbilgisayara kıyasla 13 bin kat hız artışı elde etti. Bir başka bilişim teknoloji şirketi ise 2026 yılının sonuna "kuantum avantajı" elde etmeyi hedefliyor. Özellikle dünyanın önde gelen bir teknoloji şirketinin duyurduğu "Ising" modeli, kuantum işlemcilerdeki en büyük sorunlardan biri olan hata düzeltme ve kalibrasyon süreçlerini yapay zekâ ile optimize ederek, ölçeklenebilir kuantum sistemler için kritik bir eşiği aşmayı hedefliyor.
Bu gelişmeyle birlikte sektör, saf "deneysel kuantum" aşamasından hibrit (klasik + kuantum + AI) mimariye geçiş yaptı. Aynı dönemde başka kuantum hesaplama donanım ve yazılım şirketi farklı kuantum sistemlerini birbirine bağlaması (kuantum internet yönünde adım) ve çok uluslu teknoloji şirketinin "kullanılabilir kuantum birkaç yıl uzakta" açıklaması, teknolojinin teoriden uygulamaya geçtiğini gösteriyor.
Bu sadece laboratuvar başarısı değil. Küresel kuantum teknolojisi pazarı 2025'te 1.9 milyar dolara ulaştı ve iş gücü yüzde 14 büyüdü. Pazar 2028'e kadar yıllık yüzde 30 büyüme hızıyla 3 milyar dolara yaklaşması bekleniyor. İlişki tek yönlü değil. Yapay zeka kuantumu hızlandırıyor, kuantum da bir gün yapay zekayı hızlandıracak. Dev teknoloji şirketlerinden biri bu döngüyü resmileştirdi: "Ising" adını verdiği açık kaynaklı yapay zeka modelleri, kuantum hata düzeltme sürecinde 2.5 kat daha hızlı işlem ve 3 kat daha yüksek doğruluk sağlıyor. Şirketin CEO'su Jensen Huang'ın sözleriyle, "yapay zeka kuantum makinelerinin kontrol düzlemi haline geliyor."

AKTİF BİR ARAŞTIRMA KONUSU OLUYOR
2025 yapay zekanın kuantum ilerlemesini hızlandıracağını kanıtladı. 2026'da bu ilişki çift yönlü hale geliyor: YZ destekli kuantum hata düzeltme ana akım bir alan haline geliyor, kuantum destekli YZ modelleri ise aktif araştırma konusu oluyor.
Kuantum bilgisayarın sıradan bir kullanıcının eline geçmesine daha yıllar var. Ama etkilerini daha erken hissedeceğiz. Tıpkı bulut bilişimi çoğumuzun anlamadan ama her gün kullandığı gibi. Yeni bir kanser ilacının keşfi için süperbilgisayarlarda yıllarca çalışan moleküler simülasyonlar, kuantum sistemleriyle aylara inebilir. Hibrit kuantum-YZ sistemlerinin optimizasyon, ilaç keşfi ve iklim modellemesinde önemli etkiler yaratması bekleniyor. Finans dünyası için anlamı daha da farklı. Örneğin portföy riski hesaplama, milyonlarca değişkeni aynı anda göz önüne alarak saniyeler içinde yapılabilir. Lojistikte bir kargo şirketi, binlerce araçlık filosunun günlük rotasını o güne kadar hayal bile edilemeyecek bir hassasiyetle optimize edebilir.

GÜVENLİK SORUNLARI 6 YIL ÖNE ÇEKİLDİ
Ama her gülün dikeni vardır. Siber güvenlik araştırmacıları şu an ciddi bir telaş içinde. Güvenlik hizmetleri sağlayan bir teknoloji şirketi, sistemlerini kuantuma karşı korumaya hazırlama son tarihini 2029'a çekti. NIST'in öngördüğü 2035 hedefinden tam altı yıl önce. Bir şirketin araştırmacısı durumu açık biçimde özetliyor: "Dünyadaki neredeyse her sistem bir kuantum saldırısına karşı tamamen savunmasız hale gelebilir."

'NE ZAMAN?' SORUSUNUN CEVABI DEĞİŞTİ
Sektör artık "kuantum hesaplama pratik olarak yararlı olacak mı?" sorusunu sormaktan vazgeçti. Asıl soru: "Ne zaman ve hangi uygulamalar ilk yararlanacak?" 2026'nın kuantum için bir kırılma yılı olması bekleniyor. Kurumsal sermayenin araştırmayı endüstriyel ürünlere dönüştürmeye yönelmesiyle, erken benimseyenlerin kuantum değerinin aslan payını kapacağı öngörülüyor. Kuantumun etkisi aşamalı ve sektörden sektöre farklı hızlarda yayılacak. Ama bu sefer yapay zeka, o dönüşümü beklenenden çok daha hızlı gerçekleşecek.

KÜBİT PROJELERİ TÜRKİYE'DE HIZ KAZANIYOR
Türk Telekom, geleceğin siber tehdidi olan kuantum bilgisayarlara karşı Kuantum Anahtar Dağıtımı (QKD) projelerini hayata geçirerek stratejik kurumlar arası iletişimi "kırılamaz" hale getirmeyi hedefliyor. Şirket bu yatırımı dijital bağımsızlığın bir parçası olarak görüyor

Türkiye'de kuantum bilgisayarlarla ilgili çalışmaları çok az sayıda kurum yapıyor. Bu konuda çalışan girişimlerin sayısı da oldukça sınırlı. Türk Telekom geçtiğimiz ay Barselona'da düzenlenen Mobil Dünya Kongresi etkinliğinde tanıttığı çözümler arasında Qubitrium iş birliğinde geliştirilen QKD tabanlı uçtan uca güvenlik senaryoları gerçek kullanım koşullarında gösterilmişti. Söz konusu çalışma, ülkenin kamu kurumları ve kritik altyapıları arasındaki iletişimin kuantum saldırılarına karşı korunmasına zemin hazırlıyor. Türkiye'nin en büyük telekomünikasyon şirketi Türk Telekom, kuantum teknolojilerinde önemli bir dönüm noktasına ulaştı.
Qubitrium CEO'su Kadir Durak, geliştirdikleri kuantum ağ çözümlerini Türk Telekom ile gerçek kullanım senaryolarında test ettiklerini belirtti. QKD tabanlı çalışmaların 5G ve 6G şebekelerinde iletişimi uçtan uca ultra güvenlikli hale getirdiğini vurguladı.

DİJİTAL EGEMENLİĞİN KUANTUM AYAĞI
Qubitrium CEO'su Durak, bu teknik çalışmanın kuantum güvenli iletişim teknolojilerinin bugünden itibaren uygulanabilirliğini göstermesi açısından önemli bir adım olduğunu da kayıt altına aldı. Başka bir deyişle bu artık gelecekte yapılacak bir demo değil, gerçek ağ koşullarında çalışan canlı bir sistem.
TT Ventures kuantum girişimlerine kapı aralıyor.Kuantum teknolojisine verilen destek, sahaya dönük çalışmalarla sınırlı kalmıyor. Türk Telekom'un kurumsal girişim sermayesi şirketi TT Ventures, portföy değerini 2025 yıl ortası itibarıyla 500 milyon doların üzerine taşıdı. TT Ventures PİLOT programının desteklediği girişimler arasında yapay zeka ve makine öğrenmesinin yanı sıra kuantum teknolojileri de yer alıyor. Türk Telekom'un hamlesi, Türkiye'nin kuantum alanındaki genel ivmesiyle örtüşüyor. ASELSAN ve TOBB ETÜ iş birliğiyle geliştirilen Türkiye'nin ilk yerli kuantum bilgisayarı QuanT, Kasım 2024'te tanıtıldı. 5 kubitlik bu sistemle Türkiye, kuantum bilgisayar teknolojisine sahip az sayıdaki ülke arasına girdi.
Uzmanlar bu tablonun arka planını şöyle özetliyor: ASELSAN Radar Programları Direktörü Yusuf Bora Kartal, kuantum çiplerini üretmek için kurulacak altyapının, geleneksel çip üretimi için gereken altyapının yaklaşık yüzde biri mertebesinde olduğunu belirterek bunun Türkiye için büyük bir fırsat olduğunu, küçük bir yatırımla kuantum teknolojisinde ciddi bir pazar payı elde edilebileceğini söyledi.

Sabah.com.tr Uygulamamızı İndirin

Uygulamalara Özel Ayrıcalıkları Keşfedin!
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA