Batı'nın Çin teknoloji şirketlerine yönelik en köklü eleştirilerinden biri her zaman devlet hissedarlığı meselesi olmuştu. ByteDance, Alibaba ve Tencent gibi devlerin arkasında Çin Komünist Partisi'nin görünmez eli olduğu iddiası; TikTok yasaklarının, ihracat kısıtlamalarının ve ulusal güvenlik kaygılarının temel gerekçesi haline geldi. Peki ya şimdi? OpenAI CEO'su Sam Altman, Trump yönetimine şirketin yüzde beşini teklif etti. Değeri yaklaşık 42,6 milyar dolar olan bu hisse, şimdiye kadar bir özel yapay zeka şirketine yönelik yapılmış en büyük devlet ortaklığı teklifini temsil ediyor. Üstelik Altman'ın vizyonu daha da geniş: Anthropic, Google, Meta ve xAI gibi tüm büyük ABD yapay zeka şirketlerinin benzer oranlarla Alaska Daimi Fonu modeline dayalı bir egemen servet fonuna ortak olması.

ÇİNLİ ŞİRKETLER YARGILANDI
Çin'in teknoloji şirketleri üzerindeki devlet kontrolü, ani ve dramatik bir hamleler zinciriyle değil, "altın hisse" (golden share) adı verilen kademeli ve hesaplı bir yöntemle inşa edildi. 2018'den itibaren Çin Siber Uzay İdaresi'ne (CAC) bağlı yatırım araçları, başta içerik platformları olmak üzere çeşitli teknoloji şirketlerinin yerel yan kuruluşlarında yüzde bir hisse edindi. Sina Weibo, 36kr ve Qutoutiao bu sürecin ilk örnekleriydi.
2021'de ByteDance'in Pekin yan kuruluşunun yüzde biri devlet fonuna geçti; aynı anda yönetim kuruluna CAC'a yakın isimler atandı. 2023'te Alibaba ve Tencent'in ana kuruluşlarının birimlerinde de benzer adımlar atıldı.
ULUSAL GÜVENLİK RİSKİ BAHANEYDİ
Yüzde bir rakamının küçüklüğüne aldanmamak gerekir. Altın hisse yapısının asıl gücü oranından değil, beraberinde gelen özel haklardan kaynaklanıyordu. Yönetim kuruluna üye atama yetkisi, içerik moderasyonu kararlarını etkileyebilme kapasitesi ve en kritik anlarda şirket politikasına fiilen müdahale edebilme imkanı. Washington bu mekanizmayı defalarca ve yüksek sesle eleştirdi. TikTok davalarında ABD Kongresi'nin en güçlü argümanı buydu. Devlete dolaylı da olsa bağlı bir şirket, ulusal güvenlik için kabul edilemez bir risk taşır. Bu eleştiri yalnızca söylem düzeyinde kalmadı; somut yasal düzenlemelere, ihracat kontrol mekanizmalarına ve sonunda ByteDance'e verilen "ya sat ya kapatılırsın" ültimatomuna dönüştü.

ASLINDA MÜDAHALE DAHA ÖNCE BAŞLADI
Bu tartışmayı teorik olmaktan çıkaran şey, hükümetin benzer adımları başka alanlarda zaten atmış olması. CHIPS Act hibe anlaşmaları kapsamında ABD federal hükümeti, Intel'e verdiği destekle edindiği hisseleri geçen yıl yüzde on hisseye dönüştürdü ve bugün bu paketin değeri 60 milyar doların üzerinde. AMD ve Nvidia ise ihracat lisansı karşılığında Çin çip gelirlerinin yüzde on beşini devlet kasasına aktarmayı kabul etti. Cato Enstitüsü'nün tahminlerine göre Trump yönetimi hâlihazırda yaklaşık yirmi özel şirkette hisse senedi, varant veya "altın hisse" benzeri araçlar aracılığıyla ortaklık konumunda. Yapay zeka özelinde ise fiilî müdahale çoktan başladı.
GPT-5.6'nın tam kamu lansmanı, hükümetin talebi doğrultusunda altı gün ertelendi. Anthropic'in en gelişmiş modelleri olan Claude Mythos ve Fable'a Haziran ayının büyük bölümünde, ABD tarihinde bir yapay zeka modeline yönelik ilk ihracat kontrolü kapsamında dünya genelinde erişim kapatıldı. Bu kısıtlamalar hisse senedi transferi olmaksızın gerçekleşti. Hisse devriyle birlikte bu ilişkinin nasıl bir derinlik kazanacağı açık bir soru olarak duruyor.

RAKAMLAR BÜYÜDÜ GEREKÇE DEĞİŞTİ
Rakamsal tablo dikkatle incelendiğinde farklı bir fotoğraf ortaya çıkıyor. Çin'in altın hissesi yüzde birdi; OpenAI'ın teklifi yüzde beş. Çin modelinde özel oy hakları ve yönetim kurulu atama yetkisi vardı; ABD modelinde bunlar henüz netleşmedi. Ama söz konusu miktar 42,6 milyar dolara tekabül ediyor ve bu, herhangi bir demokratik meşruiyet tartışmasının çok ötesinde somut bir finansal bağımlılık anlamına geliyor. Üstelik teklif yalnızca OpenAI'ı kapsamıyor.
Altman, hem Trump'a hem Ticaret Bakanı Howard Lutnick'e hem de Hazine Bakanı Scott Bessent'e aynı formülü tüm sektöre yaymayı önerdi. Anthropic, Google, Meta ve xAI aynı çarkın içine girerse ABD hükümeti tek bir hamleyle tüm önde gelen yapay zeka şirketlerinin hissedarı haline gelir.
DÜZENLEYİCİ MİSİN ORTAK MI?
Batı'nın Çin modeline itirazı yalnızca hisse oranıyla ilgili değildi. Temel kaygı, devletin hem düzenleyici hem ortak rolünü aynı anda üstlenmesinin doğurduğu yapısal çıkar çatışmasıydı. Bir devlet, belirli teknoloji şirketlerinde hissedar olduğunda o şirketleri nesnel biçimde denetlemesi, rakiplerine eşit davranması ve zaman içinde bağımsız bir politika geliştirmesi giderek zorlaşır.
Bu mantığı ABD modeline uyguladığımızda soru kendiliğinden doğuyor: ABD hükümeti OpenAI'ın 42,6 milyar dolarlık hissedarı haline gelirse, Anthropic'in rakip bir modeli ile OpenAI'ın modeli arasında kamu politikası açısından nasıl tarafsız kalabilir? Çinli yapay zeka şirketleriyle kıyaslama yaparken "biz farklıyız" argümanını hangi zemine oturtabilir? Forrester araştırmacısı Bandyopadhyay'ın daha teklif kamuoyuna duyurulur duyulmaz öngördüğü senaryo şu: eğer ABD hükümeti kendi yapay zeka şirketlerinde hissedar olursa, diğer ülkelerin de aynı talebi kendi şirketlerine yöneltmesi an meselesi haline gelir; bu ise günümüzde sınır ötesi faaliyet gösteren hiçbir teknoloji şirketi için öngörülebilir bir ortam sağlamaz.

DÜNYA KUPASI HEYECANI TİVİBU GO'DA! YAZ AKŞAMLARININ BAŞROLÜ İSE TİVİBU'DA
2026 FIFA Dünya Kupası'nda nefesler tutuldu. ABD, Kanada ve Meksika'nın ortaklaşa ev sahipliği yaptığı, tarihte ilk kez 48 takımın mücadele ettiği dev organizasyonda çeyrek final heyecanı bu akşam bitiyor. Bu kritik turda kazanan dört takım, 14-15 Temmuz'da oynanacak yarı finalde adını yazdıracak. Şampiyonu belirleyecek final ise 19 Temmuz Pazar günü gerçekleştirilecek. Milyonlarca futbolseverin ekran başına kilitlendiği bu tarihi turnuva, Türk Telekom'un yayın platformu Tivibu Go üzerinden takip edilebiliyor ve futbolseverler her maçı kesintisiz bir deneyimle izleme imkânı buluyor.
Dünya Kupası heyecanı sahada devam ederken, Tivibu ekranlarında da yaz boyunca sürecek zengin bir içerik seçkisi izleyicileri bekliyor. Türk Telekom'un televizyon platformu, temmuz ayında birbirinden iddialı yapımlarla ekran keyfini bir üst seviyeye taşıyor. En çok konuşulan yapımlardan ailece izlenebilecek filmlere uzanan geniş arşiviyle Tivibu, maç aralarında ya da futbolun tadını çıkardıktan sonra izleyicileri farklı türlerde keyifli bir seyir deneyimine davet ediyor.Ödüllü isimlerin imza attığı yapımlar da bu ay Tivibu'da yerini alıyor. Bradley Cooper'ın hem yönetmen hem senarist olarak yer aldığı "Sesim Geliyor Mu?", Will Arnett ve Laura Dern'in performanslarıyla öne çıkan, uzun süreli bir evliliği yeniden şekillendirmeye çalışan bir çiftin duygusal ve mizahi yolculuğunu konu alıyor; Laura Dern bu rolüyle AARP Movies for Grownups Ödülleri'nde "En İyi Kadın Oyuncu" ödülünü kazanmıştı. Halle Berry'nin başrolünde yer aldığı, Alexandre Aja'nın yönetmenliğini üstlendiği gerilim-korku yapımı "Asla Bırakma", görünmeyen bir tehdit karşısında hayatta kalmaya çalışan bir anne ile iki çocuğunun hikâyesini psikolojik bir atmosferle işliyor. Darren Aronofsky imzalı, Austin Butler'ın başrolünü paylaştığı aksiyon filmi "Suçüstü", eski bir beyzbol oyuncusunun New York'un suç dünyasındaki mücadelesini konu ediyor. Maria Friedman'in yönettiği, Daniel Radcliffe ve Jonathan Groff gibi isimleri bir araya getiren müzikal "Neşeyle Yola Devam", otuz yıla yayılan bir dostluk hikâyesini anlatırken, ailece izlenebilecek animasyon filmi "Of-Pof Balık" da renkli su altı dünyasıyla küçük izleyicilere pozitif mesajlar veriyor.
Sahada Dünya Kupası'nın nefes kesen mücadeleleri sürerken, ekran başında da sinema ve dizi keyfi hız kesmiyor. Tivibu Go'nun sunduğu kesintisiz maç yayınları ile Tivibu'nun geniş temmuz seçkisi bir araya geliyor.