Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Faiz artırımının kur ve enflasyonu olumsuz etkilediğine dikkat çeken Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Merkez Bankası’na “Koridoru kaldır” çağrısında bulundu

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, salı günkü toplantıda faiz koridorunun üst bandını 0.75 puan, Geç Likidite Penceresi faiz oranını ise 1 puan yükselten Merkez Bankası'na iki kritik mesaj verdi: Koridordan vazgeç, faizi artırma...
Tanzanya, Mozambik ve Madagaskar'ı kapsayan Doğu Afrika turunun dönüş yolculuğunda gazetecilerle biraraya gelen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Merkez Bankası politikalarından yerel para ile ticarete, altından TOKİ'nin Madagaskar'da konut yapımına kadar önemli açıklamalarda bulundu.

KİMSE YATIRIM YAPMAZ

Merkez Bankası, faizi artırdı ama dolar yükselişini sürdürdü. bunu nasıl değerlendiriyorsunuz?
Bu konuda görüşümü öteden beri söylüyorum:
Faizi artırmak, kuru da enflasyonu da olumsuz istikamette etkiler. Hatta ben özellikle faizde, taban-tavan meselesinin dahi kaldırılmasını, sadece politika faizinin kalmasını savunan birisiyim. Faizle işsizliği azaltamazsınız.
Niye? Çünkü girişimci yatırım yapamayacaktır.
Bankalar kalkıp da, faizler yükseldi diye girişimciye kredi mi verecek? Hayır.
Girişimci, müteşebbis, yüksek faizle zaten kalkıp yatırım yapamaz ki.

DOMATES-BİBER HİKAYE

Peki TL'yi döviz baskısından nasıl kurtaracağız?
Hep söylüyorum, faizle enflasyon doğru orantılıdır. Faiz sebeptir, enflasyon neticedir.
Enflasyonun nedenini başka yerlerde aramayın.
Yok domates yok biber, hepsi hikâye. Bu işin ana sebebi faizdir. Kur baskısından kurtulmak için yerli paraya geçmek şart. Bakın Rusya ile bu konuda anlaştık. Keza, Çin ve İran'la da öyle. Şu anda bunlar buna zaten geçecekler. Avrupa'daki ülkelerde de yerli paraya geçme eğilimi başladı.
İngiltere'nin bu noktaya gelmesi zaten bundandır. Biz Rusya ile ilişkilerde yerli paraya girer de bunu yaparsak, TL'yi kur baskısından kurtarmış olacağız.

KUR BASKISINA ALTIN ÖNLEM

Çin, dolara karşı altın borsalarını kurdu. Rusya da niyetli, İran da. Küresel sistemde değişiklik...
Çin ve Rusya dünya ekonomisinde sıradan bir yere sahip değil. Bunlar şimdi şunu söylüyor:
"Benim paramı niye başkası belirlesin?
Ben kendi paramı kendim belirlemeliyim." Bana göre de altın, bu işte en belirleyici unsurdur.
Hatırlarsanız ilk zamanlarda ben dövizinizi altın ve TL'ye çevirin çağrısı yaptım. Bana bir arkadaşım geldi, "Bu, cari açığımızı artırır" dedi. Niye? Biz dışarıdan altın alıyormuşuz da o yüzden artırırmış. Bana bunu diyen arkadaşın kavrayamadığı şey şu: Altını alsan bile o bir değer olarak sende kalıyor, sen o gelen altını bir yerlerde değerlendirme yoluna gitmiyorsun, tam aksine döviz benzeri sarmaldan kurtarsın diyorsun. Dolayısıyla Rusya, Çin gibi ülkelerin kur baskısından kurtulmak için bir çare arayışında olmaları son derece normal.

TOKİ MADAGASKAR'DA KONUT YAPIMINA GİRİYOR

Türkiye Madagaskar'da neler yapabilir?
Madagaskar'da ülkenin yüzde 10 küsuru elektrik alabiliyor. Ülkenin fuel oil, gaz, su gibi kaynakları var ama bu imkânları devreye sokmak, çalıştırmak lazım. Daha önce buralara gelenler maalesef sadece sömürmek için gelmişler. Araçta sohbet esnasında, kentsel dönüşümü de konuştuk. Şehir ile hava limanı arasındaki yolun etrafından işe başlanabileceğinden bahsettik. "Sen buralarda oturan vatandaşları ikna eder misin" dedim, "Ederim" dedi. Bizim TOKİ'mizi, 14 senede 760 bin konut yaptığımızı, özel sektörümüzü anlattım. "Buralarda konut yapımına girelim. Sen yer tahsisini yap, biz süratle 1+1, 2+1 gibi konutlar yapalım, dar gelirlilere bu konutları açalım. Bu bir can suyu olur, sonra da şehrin başka kesimlerine el atılır" dedim. "Sen yapılacak bu konutları, 40 dolar 50 dolar taksitle versen, buradaki insanlar bunları alabilir mi" diye sordum, "Alırlar' dedi. "8 ile 12 ay arasında konut yapımını hızlandırırız, altyapısı, üst yapısı ile birkaç yıl içinde şehrin değiştiğini göreceksin" dedim. Bu adımları atma konusunda mutabık kaldık.

DEVEYE HENDEK ATLATIYORUZ


Türkiye'de bürokratik oligarşiden çok bahsediyorsunuz...
Madagaskar, doğal güzellikleri ile çok farklı bir ülke, ama kişi başına geliri henüz 450 dolar. Türkiye'de biz de görevi devraldığımızda kişi başına milli gelirimiz 2 bin 500 dolardı. Kaynak bulmak, kaynak çeşitlendirme Türkiye'nin gündeminde olan şeyler değildi. Bürokrat arkadaşlarımız gücenmesinler. Bürokratik oligarşi lafını boşuna kullanmıyoruz. Bürokrasi devamlı önümüzde bir bariyerdir, adeta deveye hendek atlatırsınız.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu'na aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
BİZE ULAŞIN