Türkiye'nin en iyi haber sitesi

SALİH TUNA

Dökülen kana da yazık

Sesli dinlemek için tıklayınız.

İki buçuk yıl boyunca İsrail'in soykırımı altında yok edilen Gazze'de, çocukların feryatları arşıâlâyı titretirken, sözüm ona "ümmetin" ölülere taş çıkartan sessizliğinin izahı olmaz sanırdım.
Meğer izahı varmış...
Birbirlerine diş bilemekle ve nihayetinde birbirlerini boğazlamakla meşgullermiş. Sınırın iki yanındaki Afganistan ve Pakistan mesela.
Diğerleri de "stratejik intiharla" meşguller. Yani elbirliği içinde Gazze'ye el uzatmanın bir yolunu bulacaklarına etnisite veya mezhep asabiyeti çukurunda debeleniyorlar.
Gazzeli çocuklar aç biilaç ve barınaksız şekilde İsrail'in modern bombalarıyla paramparça edilirken, "ümmetin" kendi içinde kavgaya tutuşması ne korkunç bir zillettir!

***

Menzili şaşırmış bir öfkenin eseri olan "Gazab Lil Hak" (Haklı Öfke) operasyonu, tam da bu zilletin nişanesi.
Pakistan tarafı Kâbil, Kandahar ve Paktia'yı bombalayıp "130'dan fazla Taliban savaşçısını etkisiz hâle getirdik" diye övünürken; Afganistan tarafı da "55 Pakistan askerini öldürdük, bazılarını da esir aldık" diyerek zafer çığlıkları atıyor.
Aman ne büyük bir başarı!
Pakistan ile kanlı bıçaklı olan Hindistan Başbakanı Modi'nin, soykırımcı Netanyahu ile Tel Aviv'de "stratejik rakslar" ettiği bir dönemde, Müslüman mermilerinin adresinin yine bir Müslüman göğsü olması nereden baksanız utanç verici.
Düşman kapıda kol kola girmiş geleceği dizayn ederken...
İslamabad ve Kâbil'in Durand Hattı'nda "Kim daha çok öldürecek" yarışına girmesinin perde arkasında, her iki ülkenin kılcal damarlarına kadar sızmış olan İsrail-ABD network'ünün kolları olduğu gün gibi ortada.
Torkham sınır kapısında mülteci kamplarına düşen havan toplarıyla yaralanan kadın ve çocukların kanı, Gazze'deki çocukların kanıyla aynı renkte; fakat tetiği çeken parmaklar bu kez yabancı değil, "tanıdık".
Yazık ki ne yazık!..

***

Pakistan Savunma Bakanı'nın "Sabrımız tükendi, artık açık bir savaş var" çıkışı, aslında kimin sabrının nerede tükendiğini ve bu savaşın kimlerin iştahını kabarttığını açıkça gösteriyor.
Kendi coğrafyasındaki mazlumun ahını duymayacak kadar sağırlaşan, etnik ve mezhepsel prangalarla birbirini boğazlayan bu zihniyet, aslında en büyük ihaneti kendine ediyor.
Bir yanda modern firavunlar ittifak tazeleyip coğrafyayı parsellerken, diğer yanda birbirinin egemenlik haklarını ihlal etme yarışına girenler, sadece küresel efendilerinin sofrasına meze olduklarını ne zaman anlayacaklar?
Bu yapay savaşın İsrail-Hindistan eksenini o coğrafyada güçlendirmenin dışında hiçbir anlamı yok.
Allah bu naçar "ümmeti" zilletten kurtarsın.

Sabah.com.tr Uygulamamızı İndirin

Uygulamalara Özel Ayrıcalıkları Keşfedin!
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.