Nasıl bir bencillik, nasıl bir fırsatçılık ve ne korkunç bir empati yoksunluğudur bu!
Kahramanmaraş'ta 14 yaşındaki bir çocuk, ilköğretim okuluna girip bir öğretmen ve sekiz öğrenciyi hayattan koparıyor; tüm Türkiye şokta, evlatlarını yitiren aileler perişan. Fakat muhalif güruh siyasi fırsatçılık peşinde.
Ne yazık ki bu hep böyle...
Deprem olur, millet henüz enkaz altındayken "Deprem vergilerimiz nerede?" şamatası sökün eder... Orman yangınları çıkar, "Bunlar AVM ve site kuracaklar" diye yaygaraya başlarlar.
Şimdi de Şanlıurfa ve Kahramanmaraş'taki saldırıların ardından aynı acul fırsatçılıkla akılları sıra hesap görmeye başladılar.
O kadar ki geçtiğimiz ramazan coşkusunu bile dillerine doluyorlar.
Tabii çoğunlukla hedeflerinde tarikatlar ve Milli Eğitim Bakanı var.
Sayın Bakan'la anlaşılan o ki görülmemiş bir hesapları var; nedenini tam olarak bilemiyorum ama tarikatlarla ilgiliymiş galiba.
Lakin konunun tarikatla hiç alakası yok, onu ne yapacağız?
***
Kahramanmaraş'taki katilin ailesine bakıyorsunuz; klasik tarikatlarla uzaktan yakından alakaları yok.***
Katil çocuğun İngilizce'siyle övünmesi, tipik bir New Yorklu psikanalist hastasının kibriyle yarışır düzeyde. Ancak "dehasını" bir Broadway sahnesinde değil, Discord odalarının karanlığında tescillemeyi seçti.