Türkiye'nin en iyi haber sitesi

SALİH TUNA

Erdoğan’ın en zor sınavı

Sesli dinlemek için tıklayınız.

Günler öncesinden öğrenmiştik: Ankara'da düzenlenecek NATO Zirvesi'nde ABD Başkanı Trump, F-35'lerin motorlarını Türkiye'ye "hediye" edecekmiş.
Hele ki o "saygısı" yok mu?!
Cumhurbaşkanımız Erdoğan'a duyduğu saygıdan dolayı Türkiye'ye geleceğini dile getirdi ya; onu diyorum. (Gerçi biz bu "saygıyı", ABD'nin Hasımlarıyla Yaptırımlar Yoluyla Mücadele Etme Yasası anlamına gelen CAATSA yaptırımlarından çok iyi hatırlıyoruz.)
Gelgelelim, Trump, onca rüşvet-i kelamın maksadını da gizlemedi: Türkiye'nin tavassutuyla Suriye'nin Hizbullah'la savaşmasını istiyor.
Aklı sıra hem İran'ın anlaşma koşulları arasında yer alan İsrail'in Lübnan saldırılarına engel olmuş olacak hem de İsrail'in hayalini kurduğu "mezhep savaşının" startını verecek...
Şu ana kadarki açıklamalarından Suriye Başkanı Şara'nın sorumlu hareket ettiği anlaşılıyor.
Bunda elbette Suudi Arabistan ve Türkiye'nin tavrının belirleyici etkisi var. Tamam, Suudi Arabistan'ı "ikna etmekte" zorlanmazlar.
Ya Türkiye'yi?

***

Soru şudur: Trump'ın mahut beklentilerini boşa çıkarmanın bedelini Türkiye ödemeye hazır mı?
Örneğin, zaten kırılgan olan ekonomimiz, muhtemel yeni "yaptırımlar" karşısında ne yapacak?
Sayın Erdoğan'ın yönetiminde Türkiye 15 Temmuz gibi nice ağır süreçleri, nice kahpe tuzakları atlattı.
Bunu da atlatacaktır.
Lakin sınav bu sefer hepsinden çok zor. Cumhurbaşkanımız ne yapacak, nasıl direnecekse bu sefer bizim mahallenin "mezhepçi muhafazakârlarına" rağmen yapacak.
Hiç unutmam; bundan 15 yıl mukaddem FETÖ'nün Zaman gazetesi; İranlı (güya) ajan hemşirelerden Ağrı'daki "çoban ajanlara" kadar sersem sepet tezviratla, 1639'dan beri barış içinde yaşadığımız İran'la aramızı açmak için adeta yırtınmıştı. Hatta o vakitler "Derdiniz nedir, İran'la savaşalım mı?" demiştim.
FETÖ bitti fakat söz konusu dert bitmedi. Zira mezhepçi kardeşlerimiz "derdi" veya "hizmeti" devraldı. O kadar ki, ellerinden gelse Trump'ın mahut beklentisini erkenden yerine getireceklerdi. (Çok sağ olsunlar; sayelerinde büyük bir aydınlanma yaşamış, Hizbullah'ın Hizb'üş-Şeytan, İran'ın da İsrail'den daha büyük şeytan olduğunu öğrenmiş olduk... Ne diyelim, Allah müstahaklarını versin.)

***

Suriye-Hizbullah savaşının İsrail'e Suriye ve Lübnan'da komşu olmamıza neden olacağı izahtan varestedir.
Kaldı ki, böylesi bir savaşa İran'ın seyirci kalmayacağı, son tahlilde ABD-İsrail'in yıllar yılı yatırım yaptığı "İran-Türkiye savaşının" fitilinin ateşleneceği, hâliyle Anadolu coğrafyasının mahvolacağı, böylece Arzı Mevud'un yani "cehennemin kapılarının" ardına kadar açılacağı ortadadır.
Şükür ki Erdoğan şimdiye değin her türlü baskıya rağmen "ümmeti gözeten" çizgisinden şaşmadı.
Şaşmayacaktır.

Sabah.com.tr Uygulamamızı İndirin

Uygulamalara Özel Ayrıcalıkları Keşfedin!
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA