Türkiye'nin en iyi haber sitesi

SALİH TUNA

Çin’in 4 şartı mı?

Sesli dinlemek için tıklayınız.

Hürmüz Boğazı açık kalacak, kimseden geçiş ücreti koparılmayacak, Suudilerle aradaki buzlar eritilecek, Amerika'yla bitmek bilmeyen kavga son bulacak.
Bunlar ne mi?
Çin'in, İran Meclis Başkanı Galibaf'ı Pekin'de ağırlamadan evvel İran'a verdiği ev ödevi.
Şaştınız değil mi?
Eminim en çok da Amerika ile kavganın son bulma koşuluna şaştınız. Sanki İran'ın elindeymiş gibi.
İddianın sahibi, Muhammed Hüseyin Marashi adlı İranlı reformist bir siyasetçi.
Doğrusunu isterseniz, reformistlerin sözüne ben pek güvenmem. Zaten Galibaf'ın ofisi de iddiaları yalanladı.
Fakat söz konusu 4 şart, Hürmüz Boğazı gündeme geldiğinden beri Pekin'in ortaya koyduğu resmî politikasından o kadar da uzak değil, onu ne yapacağız?

***

Çin, Hürmüz'de ticaret gemilerinin tıkır tıkır işlemesi için Washington ile Tahran arasındaki mutabakat uygulansın istiyor. Buraya kadar normal.
Ne ki mahut mutabakatı tek taraflı bozup İran'a saldıran ABD, ama Çin söz konusu şartları İran'a dayatıyor.
Sizin anlayacağınız, dünyanın yeni süper gücü, müttefikine "Ben arkandayım, Amerika'ya boyun eğme!" demek yerine, "Git şunların istediğini yap, canımı sıkma" diyor.
"Çok kutuplu dünya" denilen zamazingonun ABD karşısındaki kutuplarından birisi buysa, gerisi kalsın diyesi geliyor insanın.
O değil de, anti-emperyalist rüyalar görenler için ne büyük hayal kırıklığı, değil mi?

***

Gelgelelim tabloyu tek taraflı okumak da olmaz. Çin, malumunuz, ABD yaptırımlarına karşı İran'ı hepten yalnız bırakmadı.
Mesela, Ramazan savaşında İran'dan petrol alımını kısmak yerine artırmıştı.
Lakin bütün bunlar, Hürmüz Boğazı konusundaki tuhaf tutumunu izah etmeye yetmez.
İşbu tuhaflığı görmek istemeyenlerin veya reel politik belasına anlayışla karşılayanların, sıra Türkiye'ye gelince, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın "denge siyasetini" kantin hamasetiyle mahkûm etmeye çalışması da hakkaniyetli değil.

***

Son ŞİÖ zirvesinde Erdoğan, "ŞİÖ ile ilişkileri ilerletiriz, üyelik bile mümkün" dedikten sonra şu sınırı çizdi: "Fakat bu, Batı'ya sırtımızı döneceğimiz anlamına gelmez..."
Türkiye'nin farkı da bu.
Çin'i alıp Amerika'nın boşalttığı koltuğa oturtmak marifet değil.
Faturasını ödediğiniz vesayetin posta kodunu değiştirmekle "bağımsızlık" olmaz.
Türkiye'nin tarafı sadece Türkiye'dir.

Google Haberler'de tüm gelişmeleri tek kaynakta görmek için Sabah'ı takip edin.

Sabah.com.tr Uygulamamızı İndirin

Uygulamalara Özel Ayrıcalıkları Keşfedin!
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA