İsmail Kartal'ın git-gelli sürecinin ardından Fenerbahçe ilk sınavına Gaziantep'te çıktı. Ligdeki kötü gidişatını durdurmak isteyen Kanarya, kritik bir 2 puan daha bıraktı. Öncelikle zeminin kötülüğü, her iki takımın da arzuladığı oyunu oynamasına izin vermedi. Basit top kayıpları nedeniyle ne tempo arttı ne de hücumda akıcılık sağlandı. Buna karşın Guendouzi kale azğından topu içeri sokabilse ilk yarıyı önde kapatabilirdi. Keza ikinci devrede de benzer bir fırsat yakaladı ancak yine golü bulamadı. Gol gelmedikçe telaş da arttı, oyun da dağıldı. Hal böyle olunca yine iş yine oyuncuların bireysel becerilene kaldı. Ancak bu kez Fenerbahçe'de hiçbir oyuncu evde yoktu. Son bölümde direkten dönen frikik dışında gole yakın olduğu bir an da oluşmadı...
Fenerbahçe'de sorunlar her geçen gün büyüyor. Eyüpspor maçı kazanılsa dahi soru işaretleri oldukça fazla. Milli arada Asensio'nun da dönmesiyle takımın ne kadar yukarı çıkabileceğini kestirmek güç. Çünkü Fenerbahçe, sezon başından bu yana Roma ve Lyon maçları dışında henüz takım hüviyetinde bir futbol sergileyemedi…
Ligde 5 maçta 8 puan kaybedildi. Taraftar, eylül ayında "havlu attık" moduna geçti, yani Fenerbahçe'de kan kaybı devam ediyor. Peki bunun sorumlusu oyun ve oyuncu tercihleriyle İsmail Kartal mı yoksa göz göre göre kurulan hasarlı ve eksik kadro planlaması mı? Şampiyonlar Ligi'ne katılmak yönetimi epeyce aldattı ki, transferin son günlerinde yanlış hamleler yapılarak takım bu kadar eksik bırakıldı. Bir de galiba Aziz Yıldırım ve yönetimi, eskisi gibi büyük takımların ligde çok fazla puan kaybettiğini sanıyor olmalı. Malesef ki böyle bir durum söz konusu değil. Rakiplerinin kolay puan vermediği ortamda daha 5 haftada 3 kez puan kaybederseniz, çocukların ağlamasını nasıl durduracaksınız? Ne yazık ki stadyum ve tesis projeleri değil; yıldız futbolcular ve şampiyonluklar çocukları mutlu eder, ancak Fenerbahçe bundan oldukça uzakta...