Türkiye'nin en iyi haber sitesi

"Gerçek ve düzeyli eleştirilere kulaklarınızı kapatırsanız, başkalarının galibiyet şarkılarını dinlersiniz." 21 Haziran'da İsviçre mağlubiyetinin ardından EURO 2020'ye veda ederken bu köşedeki son satırdı. Hiçbir şey değişmedi. Konfor alanınızdan çıkmadınız, milli takım kadrosunda rezerve koltukların sahiplerini değiştirmediniz, rakip analiz yine yoktu.
Milli Takım'ın bir kulüp takımından farkı olmalı, öyle değil mi? Sağ bekimiz sağ bek, sol bekimiz sol bek değil, orta alanda 20 yaşında bir gurbetçi genç Orkun ile başlıyoruz oyuna. 4-2-3-1 sanki tescilli ve değişmez dizilişimiz. Geçen sezon bu ligde takımlarının orta sahalarını domine eden Taylan, Ozan, Salih yedek kulübesinde.
Orkun'un hatası, dakika dolmadan yenen gol, genç oyuncu etkileniyor, oyundan düşüyor, üstüne bir de sarı kart görüyor. Dakika 25. Kenarda Şenol Güneş ve Bayram Bektaş bakıyorlar sahaya, görmüyorlar, 4 dakika sonra orta saha göbeğinin diğeri adamı Okay görüyor sarı kartı... Maç 2-0 olmuş, değiştirmek lazım orta sahayı... Yine bakıyorlar sahaya... 3 oluyor ve ardından Çağlar atılıyor. 10 kişi kalacağımız belli, kimin atılacağı belli olmayan bir ilk yarı sonu...
Dört gol yediği Milli Takımımızdan elbette rövanşı almak isteyecekti Hollanda. Bu göreve 3. kez gelen Louis van Gaal için de hedef maçıydı. Onun futbol aklı, orta göbeği zayıf Türkiye'yi çözmeye fazla gelirdi, geldi de... Depay'ın neler yapabileceğini biliyorduk, yaptı. Klaassen'in nerelere koşu atacağını, Wijnaldum'un nerede baskı yapacağını biliyorduk... Hepsi bizi yanıltmadı... İtalya'nın yanıltmadığı gibi...
Biz hâlâ teknik kadromuzun maç öncesi "Böyle ısınma görmedik" dedikleri İtalya maçında, Roma Olimpiyat Stadı'ndayız. Şenol Güneş dün Roma'da değil, Amsterdam'da kaybettiğinin farkında mı?

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA