Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Göstere göstere ilk 45 dakikayı boşa harcıyorsun. Sonra yanlıştan dönüyorsun, bu sefer de yakaladıklarını kaçırıyorsun

Ticarette bir olay vardır. Eğer işler iyi gidiyorsa, dükkan para kazanıyorsa, çalışanlardan da memnunsan işten çıkarma olmaz. Aynı kadro ile çalışmaya devam edersin. Yahu kardeşim senin elinde bir kadro var, bu kadroda bazı yerlerde 1-2 isim fazla olabilir. Ama bazı yerlerde yok işte! Mesela sende bir tane Diego var. Sen orta sahayı Mehmet Topal, Ozan Tufan, Josef de Souza ile kurarsan, araya da Alper'i sokarsan böyle olur. Bu dört futbolcudan oyun kurmasını, iyi top yapmasını bekliyorsun. Yani şapkadan kuş çıkaracaksın ama bırak kuşu civciv bilye çıkaramıyorsun. Sonra dönüyor, ikinci yarıda doğruyu buluyorsun. Niye? Çünkü ilk yarıda fiyasko futbol oynuyorsun. Çünkü Osmanlıspor tamamen oyuna hakim.
İkinci yarı başlarken değişiklikleri yapıyorsun, bu sefer oyuna hakim. Ve bu bölümde 4-5 tane net gol pozisyonu yakalıyorsun ama kaçırıyorsun. Hiç olmazsa yakalıyorsun! İlk yarıda bunları da bulamadın. Yani göstere göstere 45 dakikayı boşa harcıyorsun. Sonra yanlıştan dönüyorsun, bu sefer de yakaladıklarını kaçırıyorsun. Sonra yöneticin çıkıyor, sen çıkıyorsun hakeme sallıyorsun. Milleti aptal, kendinizi akıllı sanıyorsunuz. Hakem Ali Palabıyık dün maçı ortadan idare etti gibi olsa da en az 3-4 pozisyonda takdir haklarını lehine kullandı. Ve buralardan da Fenerbahçe frikikler, tek vuruşlar kazandı.
Fenerbahçe, dün gece özellikle çizgilere inemedi. Ne taç çizgisine ne de aut çizgisine gidebildiler. Yani alanı geniş kullanamadılar. Böyle olmayınca ne oldu, ortada bir yumak sıkıştı. Çöz çözebilirsen! Böyle olduğu halde Fenerbahçe yine pozisyon buldu ama kaçırdı. Peki Osmanlısporlu Rusescu, Volkan'ın çeldiği topta sol ayağıyla biraz sakin vursa ne olacaktı, 1 puan da elden gidecekti. Fenerbahçe'nin stadı 52 bin kişilik, yarısı dolu yarısı boş... Bu neyi gösteriyor? Seyirci de bu takımdan fazla ümitli değil. Daha doğrusu takımının oyundan memnun değil. Bu 2 puan kaybı büyük dezavantaj olacak. Zaten oynanmamış 1 maçın var, onun da ne olacağı belli değil. Bir de evinde, mutlak kazanman gereken yerde puan kaybedersen, psikolojik olarak kaybedersin.
NOT: Bu 'ye bir çift lafım var. Akşam yatıyorlar, ya rüya görüyorlar ya da birileri bir şeyler fısıldıyor. Bir bakıyorsunuz sabah maçın günü, saati değişmiş. Bu nasıl federasyon, bu nasıl bir teşkilat! Yayıncılar zaten kendi sorunlarını aşmaya uğraşıyor, bir de para bulup futbola yardım etmek istiyor. TFF yönetimi de babasının çiftliği gibi bu federasyonu idare etmeye çalışıyor. Bakınız, bu federasyon futbolu yönetemiyor. Bakıyorsunuz, Kulüpler Birliği federasyona göre daha akıllı işler yapıyor, daha akılcı açıklamalarda bulunuyor, doğruları söylüyor. Demek ki bu federasyonun yerine, Kulüpler Birliği daha çok yakışıyor.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu'na aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
YAZARA MAİL GÖNDER
BİZE ULAŞIN