Türkiye'nin en iyi haber sitesi
HINCAL'IN YERİ HINCAL ULUÇ

İki “İlginç” konser!..

Sevgili Kamil Şükun, bizi erken bırakıp gittiğin için sana ne kadar kızıyorsam, İstanbul Resitalleri gibi muhteşem bir sanat olayını kentimize kazandırdığın için o kadar da minnet, şükran duyuyorum.. Rahat uyu Kamil.. Oğlun Mehmet senden aldığı bayrağı hem de nasıl sürdürüyor..
Perşembe gecesi Sabancı Müzesi The Seed salonunda bir Viking izledik ki, olmaz böyle şey.. İzlandalı Olafsson.. Viking dediysem, lafın gelişi değil. Norveç'ten göçen Vikinglerin kurduğu devletten gelen Olafsson'un ön adı Vikingur.
Yahu o nasıl parmaklardır.. O nasıl bir tempodur.. O nasıl bir yoğun çalmadır..
Mussorgsky'nin genç yaşta ölen bir ressam arkadaşı anısına yazdığı bu müziği kaç defa dinlediğimi hatırlamıyorum. Ama böylesi bir yorumu hiç dinlemediğimi çok iyi hatırlıyorum..
Ondan önce de bir Debussy, bir Prokofiev seslendirdi, Viking.. Hep derim, "Klasik müzikte başarının yarısı doğru repertuar yapmaktan geçer" diye. Öyle parçalar seçmiş ki Olafsson, o gece kimse konserin bitmesini istemedi.
Albert Long Hall'de çalan üçlünün programı için ayni şeyleri söyleyemeyeceğim..
Julien Beaudiment (Flüt), Jerome Pernoo (Çello) ve Herve N'Kaoua (Piyano), harika sanatçılardı. Çaldıkları Weber harika, Haydn, harikaüstüydü..
Bu ikisinin dışında dört parça daha çaldılar.. "Modern Klasik Müzik" imiş..
Biri idare etti. Conneson diye genç bir besteci. Çelistin arkadaşı.. "Siz çelistler hep Bach çalarsınız" deyince, bizimki "Hadi sen bir şey yaz da onu çalalım" demiş. Besteci oturmuş yazmış, seslendiren Pernoo'yu dinleyince "Sen Bach çalmaya devam et, bu felaket" demiş. Pernoo dayatmış..
"Olacak, uğraş yeniden yaz" diye..
Adam uğraşmış ve bir "Üçlü" yazmış.. Antik Yunan'ın bir çeşit zurnası Aulos, davul ve çello.. Ama ortada tek bir saz var. Çello.. Üç sesi de o tek saz çıkaracak. İlginç değil mi?
Les Trois Chimeres/ Üç kuruntu adlı eser, 10 dakikaydı, yenilikti, keyifle dinledik. Ama öbür üçü.. Hele o ampfilikatörle sesi yükseltilmiş kulak tırmalayan flüt eşliğinde çalınan Balina'nın Sesi benim için tam felaketti. Kambur balinanın sesinin müzik olduğunu biliyor ya, modern besteci Crump.. "Balinanın Sesi" diye güya müzik, bence gürültü yazmış. O kambur balinanın yerinde olsam "Bizim eşsiz müziğimizi ne hallere düşürdün" diye dava açardım..
Bir belgeselde izlemiştim uzun uzun, balinaların gerçek seslerini, ordan biliyorum, dinlersiniz, merakla, keyifle..
Bu arada.. Şimdiden hatırlatayım, özellikle bahar geldiği için içeri girme yerine Albert Long Hall önündeki çimenlere uzanmayı tercih eden Boğaziçi Öğrencilerine..
Merlin Kentet'i 13 Nisan Çarşamba gecesi 1900'lerin Viyanası'nı yaşatacak okulunuzda.. Kentet, yani beşli, kuartetin piyanolusu.. Benzersiz bir Strauss gecesi olacak. Ben olamayacağım. Futbol Federasyonu Galatasaray- Fener erteleme maçını başka gün kalmamış gibi tam o gün ve o saate koyduğu için.. Benim yerime de izleyin..

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA