Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Futbolun F'sinden anlamayan ve Sneijder tarafından yönetilen Hollandalı Riekerink, önüne ilk defa, ama ilk defa, sağlı sollu hücum yapabilen bir takım çıkardı. On para etmez Linnes'i oynatmak için ortalarda ziyan ettiği Sabri, yerine gelince. Önüne de Sinan konunca, yengeç gibi, sol sol yürümekten kurtuldu. Sabri'nin müthiş atakları sonucu, Kayseri savunmasının sol kanadını da felç eden akınlar yaptı..
Sağlı sollu akınlar da durdurulamadı.
Sonuç 6-0.. Ama altıncı olmayı önleyemeyen 6-0!. Şimdi Galatasaray, bir yıllık Avrupa cezasını kendi elleriyle "2"ye çıkarmamak için Fener'i yenip Türkiye Kupası'nı almak zorunda..
Yenebilir mi?., Evet!.. Riekerink denen futbol fakiri, Kayseri maçından gerekli dersleri alabilmişse, yenebilir..
Kalede Muslera tamam.. Ama hâlâ topu oyuna hızlı sokmayı bilmiyor. Hele ayakla vurdu mu, yüz topundan sekseni rakibe gidiyor. Yani.. Bütün Galatasaray futbolcularına öğretilmeli ki, topu mecbur kalmadıkça Muslera'ya vermek, Fenerbahçe'ye vermek demektir. Zor kazanılan topu bu kadar kolay rakibe veren takım da zor kazanır.
Sağbek Sabri, rakipsiz.. Ama taç atmamalı.. O da taçları çok geç oyuna sokuyor. Rakip savunmada herkes yerine, kademesine döndükten sonra, yani kontratak şansını öldürüp atıyor ve de Muslera gibi yüzde 80 rakibe atıyor, bu defa eliyle yalnız.
Denayer'in sakatlanması Riekerink'in şansı oldu. Koray'ın Denayer'den çok daha iyi bir stoper olduğu gözle görüldü. İyileşirse Semih.
Yoksa Koray.. Balta zaten tartışılmaz.
Solda Carole oturdu zaten.
Ortada Selçuk bu defa mükemmeldi.
Sahanın en iyisi.. Takımı hızlı hücuma çıkaran ileri pasları, zamanında ve iyi attı. Yoğun atakların ardından, tüm ekibi ekonomik dinlenmeye alan yan pasları bu defa akıllı ve yerinde kullandı.
Yanında Emre Çolak sahanın en kötüsüydü. Aslında son zamanlarda hep en kötü. Ligdeki Fener maçında da döküldü.
Dursun Özbek onu seviyorsa, şirketine alsın.
Galatasaray'da yeri yok..
Buranın adamı, bir ön liberonun tüm vasıflarına sahip Denayer..
Sağda Sinan, ortada Sneijder, solda Yasin üçlüsü tartışılmaz.. Ama Sinan ileri olduğu gibi, geriye koşarken de hızlı olmalı..Sabri'ye destekte ağır kalıyor.
Yasin kendini durmadan yere atma kötü huyunu azaltmış. Hakeme de saldırmıyor.
Kendine güvenerek oynadığı zaman, ülkenin en iyi sol açığı.. Ama Galatasaray medyası başta, Hamza'dan itibaren hocaları arkadan, onu adeta yok etmek ister gibi davranıyorlar.
Dün baktım, Levent Kardeşim (Tüzemen) hâlâ ligde altıncı olunmasını, Yasin'in Podolski'ye pas vermeyip şut atmasına bağlıyor.
Bunu Fenerli bir yorumcu yazsa, mesele yok.. Ama Levent..
O pozisyonda şut atmayanı döverler Levent.
Ayni maçta ayni kanattan Podolski'ye çok daha iyi pas gelmedi mi?. Alman Panzeri (!) iki adımdan ıska geçmedi mi?. Onu niye hatırlamıyorsun..
Podo Alman.. Yasin'in suçu Türk olmak mı?. Bu nasıl bir yabancı hayranlığıdır.
Küme düşen Mersin'e de Yasin yenildi değil mi?.
İlerde Podolski de olur, Umut da..
Riekerink yani, hücum takımı yapıp, maçı Fener'in en zayıf olduğu alana, Fener yarı sahasına intikal ettirmeli.
Savunma oynar ve çekilirse, Fener fena benzetir.
Gazetelerde takımlara verilen notlara, yıldızlara artık kimse bakmıyor. Çünkü hepsi maç bitmeden yazılıyor. Bu yüzden de ortalama yazılıyor. 5 veya 6.. Skoru etkileyen korkunç hata yapmışsan aşağı düşüyor. Gol atmış asist yapmışsan da yükseliyor. Okur farkında değil mi?.
Bu yüzden bakılmıyor bile o çerçevelere ve bunca spor müdüründen biri çıkıp da "Bu sezon yeni bir şey yapalım" diye düşünmüyor..
Niye düşünsün ki?. Soran yok!..
Bu yüzden, Kayseri maçında kendi notlarımı ayrıca yazma kararı verdim..
Muslera (8)- Sabri (9), Koray (8), Hakan (7), Carole (7)- Selçuk (9), Emre (3)- Sinan (7), Sneijder (6), Yasin (7)- Podolski (6).
İkinci yarıda oyuna girenler.. Bilal (6), Olcan (5), Donk (7)..
Donk üzerine bir çift lafım var. Adam bu defa Hollanda mafyası değil, zorunluluktan oyuna girdi. Denayer ısınırken, Hakan maçta sakatlanınca, Galatasaray kulübesinde stoper oynayacak tek adam oydu.. Bir takım Galatasaray seyircisi, işte bu mecburen oyuna giren adamı, hem de takım 6-0 galipken ıslıkladılar.
Ayıp ve utanç verici..
"Bunlar Galatasaraylı falan değil..
Bunlar 'Yuh çekmekten zevk alan, kendi kendini tatminciler" diyenleri haklı çıkarmak için ancak böyle davranılırdı.
İşin daha acı tarafı Galatasaray'ın iki kaptanı Selçuk ve Sabri sahadaydı. İkisi de o çirkin tribüne gidip yatıştırma teşebbüsünde bulunmadılar.
Bu seyirci dilerim Antalya'daki finale gelmez..

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu'na aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
YAZARA MAİL GÖNDER
BİZE ULAŞIN