Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Dün Galatasaray'ın 1999'dan bu yana, Saracoğlu'nda Fener'i ilk defa yenebilmesi için sahaya nasıl çıkması gerektiğini anlattım ve 4-2-3- 1 düzeninde bir takım yaptım..
Muslera- Sabri, Semih, Serdar Aziz, Carole- Tolga, de Jong- Yasin, Sneijder, Bruma- Eren.
Bu 11'in duruma göre yedekleri..
Hakan Balta, Selçuk, Sinan Gümüş ve Podolski..
Bugün sıra Galatasaray'ın oyun düşüncesinde..

***
Galatasaray, Fenerbahçe'yi yenmek istiyorsa, Sabri taç atmamalı..
"Haydaaa!." diyenleri görüyorum..
Acele etmesinler..
Bu ilk cümleyi simgesel seçtim..
Galatasaray sağdan bir taç atışı yaptığında, topa en yakın adam alıp, hemen oyunu başlatmıyor. Topa 40 metre mesafede de olsa, Sabri geliyor..
Topu eline alıyor, sağına soluna bakıyor.. Galatasaray top taca çıktıktan nerdeyse 30- 40 saniye sonra oyunu başlatıyor. O arada bir kontratak, hatta gol pozisyonu varsa ölüyor.. Sabri topu öldürürken rakip boş durmuyor tabii.. Hemen savunmadaki tüm boşlukları dolduruyorlar.
Dahası.. Böyle atışlarda Galatasaray'da kendini gösteren, "Bana at" diye boşa hamle yapan adam ender olduğu, hepsi bir rakibin arkasında beklediği için Sabri'nin taç atışları 30-40 saniye süren hazırlığa rağmen rakibe gidiyor. Galatasaray taç özürlü..
Muslera'nın avut atışlarına bakın..
En hızlısı 30 saniye.. Muslera daha oyunun ilk dakikasında öyle oyalanıyor ki, hakem davransa sarı kart görür.. Bu ülkede topu en yavaş oyuna sokan kalecinin takımı küme düşmeye değil, şampiyonluğa oynuyor.
Neden?.
Çünkü, Galatasaray'da "Hızlı Oyun" adeta yasak. Hızlı çıkmak yasak.
O kahrolası "Hazırlık pasları" yüzünden top yüzde 70 Galatasaray'da oluyor, ama 15-20 pasta hala santra geçilmediği için, rakip bırakıyor Galatasaray kendi sahasında top çevirsin dursun..
Ama onlar kaptıkları anda, üç pasta Galatasaray 18'ine iniyor ve hem de nasıl adeta uçarak hücuma destek olan oyuncuları ile gol pozisyonuna giriyorlar.
Özet..
Galatasaray kazanmak istiyorsa, hızlı oynamak zorunda..
Kaleci ve sağ bekinden başlayarak. Hazırlık paslarını defterden silerek..
O pasların önem kazandığı anlar var. Diyelim Galatasaray önde ve maçı öyle bitirmek istiyor..
Tamam.. Dolaştır topu o zaman..
Dolaştıramıyorlar. Savunma bunalıyor, topu açamıyor, çıkaramıyor..
Neden?.
Nedeni belli.. Maç 0-0, ya da rakibin üstünlüğü içinde sürerken, bırakıyorlar Galatasaray çok kıymetli zamanı kendi kendine ziyan etsin.
Zaman kendileri için kıymetli olunca bastırıyorlar ve o zaman Galatasaray'ın aslında nasıl pas yapma özürlü olduğu ortaya çıkıyor.
Rakip her türlü riskle yüklenmişken, pas yapıp hızlı top çıkarabilseler yeni goller gelecekken sadece tepiyorlar.
Top ya taca gidiyor, ya rakibe.. Al sana yeni hücum...
Galatasaray bunalıyor, pozisyon üstüne pozisyon veriyor.
Biri futbolculara baskı altındayken top nasıl çıkarılır, anlatmalı..
Tabii tam tersini de.. Riske girmemeyi.
Topu ataca atmaktan utananlar var. Ya da avuta gitsin diye rakip forvetle topu arasında koşanlar. Bir taç attırmama, ya da bir avut kazanma merakı yüzünden kaç gol yedi Galatasaray ders almadı.
Yarın bitireceğiz.. Bitmez ya aslında..

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu'na aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
YAZARA MAİL GÖNDER
BİZE ULAŞIN