Türkiye'nin en iyi haber sitesi
HAŞMET BABAOĞLU

Erkeklerin birbirine ettiği fenalıkları da konuşalım

Geçti üzerinden ama daha çok konuşmalıydık...
Sosyal medyada öfkelendik, tartıştık, çekiştirdik...
Ve hızla tüketip "unutulmaya terk edilen haberler" rafına kaldırıverdik.
Oysa hep ihmal ettiğimiz bir açıdan; yani "erkekler dünyası"nda bir erkek olmanın zorlukları üzerinden de tartışsak ne iyi olurdu!
Anladınız onu...
Hazır oldayken amirinden kıyasıya dayak yiyen zabıta memurundan söz ediyorum.
Basın "bayılıncaya kadar dayak" diye yazdı, hatırlarsınız. Ama gerçekte daha sonra düşüp yere yığılmıştı; elbette gergin bir tel gibi kendini kasmaktan, ortalık yerde aşağılanıp hiç tepki göstermemiş olmanın ağırlığından...

***
Haklı olarak erkekler dünyasında kadın olmanın sıkıntılarını dert ediyor, yazıp çiziyoruz.
Erkeklerin boş övünmelerinin, sahte kibarlıklarının, kayıtsızlık havalarının arkasında kadınlara ve çocuklara karşı muazzam bir hoyratlık, aşağılama, zorbalık, saldırganlık gerçeği var ki, görmezden gelemeyiz. Bir tür acil durum ikazı veriyor her şey.
Ama dünya buysa...
Söz konusu saldırganlığın dönüp erkekleri de vurmadığını sanıyorsanız, fena halde yanılıyorsunuz.
Üstelik konuşmaktan kaçındığımız bir başka nokta daha var:
İş hayatımız.
Konu ne zaman meda maişet motoruna köleliğimize ve bu yüzden en derin moral değerlerimizin, hatta sağlığımızın uğradığı kayıplara gelse, kapatıyoruz.
Neden? Çünkü canımızı çok acıtıyor.
Aslına bakarsanız zabıtaya amirinden dayak görüntülerinde bu gerçekle de yüzleştik, değil mi?
O zabıta memuru belki iddia edildiği gibi ekmek parası yüzünden veya belki "büyüklerimiz/ abilerimiz" kültürüne bağlı olduğu için "hazır ol"da kaldı ve sonra bayıldı.
***
Şimdi yargıya aktarılan bu olayı bırakıp gündelik hayatımıza göz atalım...
Batı ülkelerinde yapılan araştırma ve sağlık kayıtları üzerindeki çalışmalar erkeklerde işyeri sorunları ve sıkıntıların hızla arttığını gösteriyor.
Eminim, durum bizde de farklı değildir. Üstelik erkeklerin hekime görünme, tıbbi veya psikolojik yardım alma oranı kadınlarla kıyaslandığında çok düşük.
Şiddete ve strese bağlı erkek ölümleri kadınlarınkinden beş misli yüksek.
Anlayacağınız erkekler birbirlerini kıyasıya hırpalıyor ve bunun acısını ya kadınlardan çıkartıyor ya da içlerine atıyorlar.
Düşünün, erkek erkeğe nasıl bir berbat bir dünya kurmuşuz!
Bunları konuşmayı daha ne kadar zaman erteleyeceğiz?

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA