Bu türden esprileri bilirsiniz...
Hani adam özel hastaneye gitmiş, doktor "Hoş geldiniz" demiş.
Adam şok geçirmiş...
"Doktor böyle der mi ya" diye anlatmış etrafına; "Doktor dediğin hastaya şöyle bir bakar ve başını başka yana çevirirken niye buradasın diye sorar.."
***
Lakin artık işler farklı...
Özel hastane,
devlet hastanesi, üniversite hastanesi fark etmiyor.
Hepsinde müthiş kalabalık var.
Muayene odalarının önü insan almıyor, yoğun bakımlar dolup taşıyor.
Üstelik özel hastanelerdeki "suratsızlık" zirve yapmış hâlde...
Çoğunda "Buradasın işte, buna dua et, gerisini unut" havası hâkim...
***
En dikkatimi çeken şey...
Kamu sağlık kurumlarında da, özel hastanelerde de etrafa şöyle bir bakan herkesin fark ettiği şey aslında...
Toplum hasta...
Genci yaşlısı dökülüyor...
Kalbi, kanseri biliyorduk, akciğerlere ne oldu peki?
Zatürre mesela...
Niye birden toplumu sardı?
Taburcu olup şifa bulamadan hastaneye geri dönenler ne çok!
Ne oluyoruz yahu!
Tamam savaş var...
Tamam, enflasyon vesaire...
Ama
bunları hiç mi konuşmayacağız, hiç mi bu konularda sorumlular tarafından bilgilendirilmeyeceğiz?
***
Sağlık sisteminde can sıkan başka konular da var...
Birkaç gündür bir yakınımın hastalığı dolayısıyla bir özel hastaneye gidip geliyorum...
Geçen aylarda da bir devlet hastanesindeydim, biliyorum.
Hemşirelerin kafaları iki tarafta da aynı:
"Almanya'ya nasıl gideriz?" sorusuna cevap aramakla meşguller...
Birkaç yıl içinde bütün çalışanların
"kaçmayı" düşündüğü bir seviyeye nasıl geldik?
Hekimlerin durumu zaten malum...
Hangi hekimi sorsam, ya artık yurtdışında çalıştığını söylüyorlar ya da emekliye ayrılmak üzere olduğunu...
Genç hekimlerin ise koşturmaca içinde pestilleri çıkıyor ve doğruya doğru, çok asabiler...
***
Tablonun hastalar ve hasta yakınları tarafına da kısacık baksak mı?
Devlet hastanelerinde gözünü sevdiğim "sade insan"ım birbirine geçmiş olsun demeyi ve hatır sormayı hâlâ ihmal etmiyor...
Ama özel hastane koridorları düşman hatları gibi...
İlginçtir, kimse kimsenin yüzüne bile bakmıyor.
İşe bak!
Neden acaba?
Hadi düşünelim bakalım!
***
NOT DEFTERİ
Bu dünyada, hiç kimse gerçekten nasıl göründüğün hakkında sana doğruyu söylemez. (RACHEL CUSK / Geçiş)