Sanki birileri bize diyor ki...
Oyun bitti...
Paranın gücü, silahın gücü, küreselleşmenin gücü, "bilgi"nin gücü...
Hepsi gelip geçecek...
Geri sayım başladı...
Neden?
Franco Berardi'nin ifadesiyle söyleyeyim: "Çünkü bu gezegen üzerindeki insan yaşamı başarısız bir tecrübeydi..."
***
Sanayi devrimi çoktan paslandı...
İnsanın doğaya karşı mücadelesi kendisini de mahveden bir yıkıcılığa dönüştü...
Küreselleşme herkesin eline bir dijital aygıt tutuşturdu ama karşılığında akıllarını aldı...
Seküler idealler insana güçlü olduğunu, her şeyi başaracağını anlatıp durdu ama insanın ölümlü olduğu gerçeğini aşamadı...
Mülkiyet çok baştan çıkartıcıydı, yüzyıllar bu uğurda birbirimizi boğazlamamızla geçti ama bu yoldan da bir şey çıkmayacak gibi...
Sonunda
"sade insan" her şeyin
kiracısı olacak gibi görünüyor.
***
Tabii
dünya nüfusunun hızla yaşlanması da var...
Bu nedir biliyor musunuz?
Hem güçsüzlük hakikatinin hem de ölümün ibret verici biçimde kamusal alanı istila etmesidir.
***
Ve birden gördük ki...
"Mahluk" yeniden sahneye sürülüvermiş.
The Economist'in kapağında elinde kokteyl bardağı gezi gemisinin güvertesinde neşeli bir hâlde resmedildiğinde uyanmalıydık...
Mahluk...
Virüs yani...
Sistemin dışından gelen etken...
Göç eden insanlarla baş etmekte zorlanan küresel kapitalizm şimdi oradan oraya hızla göç eden mahluklarla nasıl göç edecek?
Şimdi henüz şaşkınlık dönemindeyiz.
Kovid döneminden az çok uzmanlara, iştahı boyundan büyük sağlık endüstrisine ve çarçabuk
"hiza"ya giren sağlık kuruluşlarına karşı
eğitimliyiz...
Lakin mahlukla karşı karşıya geldik mi, elimiz ayağımız karışıyor.
Ve yine iplerin elimizde olmadığını hissettiriyor bize birtakım güçler...
İnsanlık sahneye çıkartılan mahluklara bir kez daha yenilecek mi?
***
Pandemiden sadece kitleler değil, küresel derebeyleri de dersler çıkardılar.
Mesela...
Dünyayı toptan durdurup başka bir şekle sokmak istediklerinde hantavirüs olmasa, bir yenisinin iş görebileceğini biliyorlar.
***
NOT DEFTERİ
Hiç kimse rüyasından bir şey alıp getirememiştir. Rüyanın çıkışında görünmez bir gümrük vardır, orada her şeye el konulur. (G.GOSPODINOV / Doğal Roman)