Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Bölgemizde ve küresel sahnede 'game changer- oyun değiştici' etkiye sahip S-400 füze savunma sistemlerinin alımıyla adeta travma yaşayan Amerikan yönetimi bir anda İran, , Venezuela, Çin, Rusya ve Avrupa ile yaşadığı krizleri unutup bütün mesaisini Türkiye'ye hasretmeye başladı.
Dikkatlerin Türkiye'ye çevrilmesiyle beraber stratejik hedef hiyerarşisindeki ülkeler arasında yeniden en üst basamağa yükseldik.
Nitekim son olarak dün Erbil'de Türk konsolosluğundaki bir çalışanın da hayatını kaybettiği hain saldırı ile önceki gün Nijerya'da 10 Türk gemicinin rehin alındığı olayların S-400'lerin alımı başta olmak üzere bölgesel ve küresel pozisyonumuz ile bir bağlantılarının olup olmadığını düşünmeden edemiyor insan.
Suriye ve 'den Libya'ya, Nijerya'dan Erbil'e, Afganistan'dan Somali'ye, Sudan'dan Avrupa'ya hemen her yerde Türkiye'nin hedefte olduğunu biliyoruz.
Ülkemizin yurt dışındaki kurum ve kuruluşları ile diplomatlarımız, işçi ve işverenlerimize yönelik sistemli bir saldırı furyasının fitili bazı odaklarca ateşlenmiş görünüyor.
Bundan bir kaç ay öncesine kadar bu tür saldırılar sadece Suriye ile sınırlıydı.
Ancak S-400 füzelerinin alımının kesinleşmesi ve teslimatının başlamasıyla birlikte İsrail, Suudi Arabistan, BAE ve Mısır'dan oluşan ABD liderliğindeki Türkiye karşıtı ittifaka sonradan Yunanistan, Fransa, Güney Kıbrıs Rum Kesimi de dâhil edilerek cephe Irak ve Suriye'den Doğu Akdeniz ve Kuzey Afrika'ya doğru genişletildi.
Farklı coğrafyalarda hedef tahtasına konan Türkiye'ye yönelik bütün bu öfkenin küresel kaynağını bilmeyen yok. 15 Temmuz ve Gezi'yi kimler tezgâhladıysa farklı ülkelerdeki saldırıları da aynı merkezler koordine ediyor.
Haliyle ABD'nin S-400'lere yönelik hazırladığı CAATSA'nın (Amerika'nın Hasımlarına Yaptırımlar Yoluyla Karşı Koyma Yasası'nın) bazı odaklarca aktive edilerek Türkiye'ye karşı 'savaş konuşlanması'na geçildiğini söyleyebiliriz.
Buradaki sıkıntı ABD Başkanı Donald Trump'ı tramplen olarak kullanmak isteyen kesimlerin, Türkiye'nin elindeki İncirlik ve Fırat'ın doğusuna operasyon gibi kozlar nedeniyle istedikleri randımanı alamaması. Zira Amerikan medyası bile Pentagon'un Türkiye'ye S-400 yaptırımlarının açıklanacağı basın brifingini iki kez iptal ettiğini duyurdu.
En ilginci de geçmişte NATO'ya darbe çağrısı yapan NYT gazetesinin şimdi Sayın Erdoğan'ı yere göğe sığdıramamasıydı.
Gazetenin dünkü haberinde Erdoğan'ın asıl hedefinin Türkiye'yi Çin, Rusya, AB ve ABD ile rekabet edebilecek bir aktör haline getirmek olduğunun altını çizmesi dikkat çekiciydi. Haberdeki en önemli tespit ise S-400 anlaşmasının, "Sayın Erdoğan'ın sömürgeci Batılı güçlere karşı, bağımsız ve güçlü bir Türkiye oluşturma konusundaki kararlılığının göstergesi olarak" okunmasıydı.
Hâsılı kelam Batı'nın uydusu olmaktan çıkıp dünyanın yörüngesine giren yeni Türkiye'yi yaptırım ve saldırılarla durdurmanın devri geride kaldı.
Zaten yapılan tespitler de bu gerçeği itiraf ediyor.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
BİZE ULAŞIN