Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Zırvalayanlara bakmayın!
Durum şudur;
Dışarıda Erdoğan ve Çavuşoğlu düşmanı şamar manyağı yaptı...
Hulusi Akar masada, Mehmetçik bölgede çakıyor!
İçeride ise Süleyman Soylu!
Perde arkasında Hakan Fidan var!
Düşmanın ağzını burnu kan içinde!
Yedi düvelle savaşıyoruz.
Şaka bir mücadele verilmiyor!
Hele de içteki hainlerle!..
Türkiye'yi Avrupa'ya şikayet eden Ekrem İmamoğlu ile terör seviciler, PKK ve FETÖ durmadan Soylu'ya saldırıyor.
Amaç terörle mücadeleyi durdurmak!
Japonya'da halkın yüzde 83'ü memleketleri için canını verebileceğini söylüyor.
Düşünmeden 'savaşırım' diyor.
Bu oran İngiltere'de yüzde 47...
Amerika'da yüzde 38...
Almanya'da yüzde 50...
Türkiye'de ise yüzde 74...
Yani 'savaşmam' diyen yüzde 26'lık bir kesim var!
Bu yüzde 26'lık kesimi hangi siyasi partililer oluşturuyor?
Mehmetçik, Suriye ve Irak'ta PKK ve ABD'ye karşı savaşıp şehitler verirken bu kafa ise düşman safında yer alıyor.
Bu nasıl bir puştluktur lan!

***

Memlekette tuhaf işler oluyor...
Şizofrenin biri;
"Recep Tayyip Erdoğan'ı Amerika ve Avrupa yiyemez. Onu biz yiyeceğiz!" diyor...
Kahpeyi gördünüz mü?!
Reis'i yedi düvel yiyemedi;
Sen mi yiyeceksin lan?!
FETÖ'nün yargıyı ele geçirdiği 2011'li yıllarda, sunucu Defne Joy Foster, Kerem Altan'ın evinde ölü bulunmuştu.
Kerem de Ahmet Altan'ın oğlu idi.
Solcu olan o tarihten sonra koyu bir FETÖ'cü oldu...
Gülen'i destekleyen yazılar yazdı!
O zaman oğlu hapisten kurtuldu, geçen günde kendisi Ilıcak'la birlikte tahliye oldu.

***

Merkez Bankası başkanı görevden alınınca, faiz de dolar da enflasyon da düştü, ekonomi toparlandı.
Bu nasıl bir iştir Allah'ım!
Memleketin köşe başlarını tutmuşlar!
Dostum Haluk Cangökçe siyasi muhabbetlerinde hep;
"Ben devletimi seviyorum",
"Ben milletimi seviyorum",
"Ben ülkemi seviyorum",
"Ben bayrağımı seviyorum" der!..
Çevredekiler de;
"Sen Tayyipçi misin" diye sorar...
Ardından;
"Senin gibi okumuş, kültürlü bir insan nasıl olur da Tayyipci olur" der.
Sevgili Haluk bey durur mu;
"Ben okuduğumu anlamışım, siz anlayamamışsınız" diye ince bir eleştiriyle cevap verir onlara.
"Vatanıma, dinime düşman olana oy vermem" dediğinde ise "CHP'ye kinin bir bitmedi arkadaş yaa" diyorlar.

***

Eski Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, 4 Eylül 2000 tarihinde BM'de davetli olduğu bir toplantıya katıldı.
Toplantıda, Ermenistan Cumhurbaşkanı Koçaryan söz almış ve 189 devlet başkanının gözlerine baka baka yaptığı konuşmada:
"Türkler 1915 yılında, 1.5 milyon mazlum Ermeni'yi katletti. Ermenilere karşı soykırım uyguladılar" dedi.
Sonra, Ahmet Necdet'e söz verildi.
Cumhurbaşkanımız vakur (!) bir şekilde yerinden kalktı.
Aynı şekilde kürsüye çıktı.
Vakur (!) bir eda ile beş kelimeden oluşan bir cümle kurdu.
İki değil;
"Bu meseleleri tarihçilere bırakmak gerekir!" dedi ve aynı vakur eda ile yerine geçip oturdu.
Sezer'in bu sessizliğinden sonra 31 ülke Ermeni soykırım iddiasını destekledi.
Bir çok ülke de farklı seviyelerde "Soykırım" iddialarını tanıdı.
ABD'de ise 50 eyaletten 49'u 1915'te yaşananları "Ermeni soykırımı" olarak kabul etti.
Cumhurbaşkanı Sezer'in BM'de konuşamaması bilgisizliğindendi.
Milletimizin suçlu olmasından değil!

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
BİZE ULAŞIN