Bazıları yaptıkları işle birlikte kendilerini de büyütür.
YDÜ Kurucu Rektörü Dr. Suat İ.Günsel öyle biri değil.
Oğlu Prof. Dr. İrfan Suat Günsel de.
Bunca büyük işe rağmen "Biz daha neyaptık ki?" mahcubiyetini yaşıyorlar.
"Yahu daha ne yapacaksınız?" YDÜ'yü gezerken etrafa baktım.
Bina...
Laboratuvar...
Hastane...
Müze...
Spor tesisleri...
Teknoloji merkezleri...
Daha ilerliyorsunuz, başka bir şey çıkıyor karşıma.
Dedim ki:
"Üniversite mi geziyoruz, şehirde tur mu atıyoruz?" 2.5 milyon metrekarelik koca bir alan...
143 ülkeden 18 bin öğrenci...
784 öğretim elemanı...
444 lisans ve lisansüstü program...
6 tane müze...
Yapay zekâ ve sağlık yatırımları...
Elektrikli otomobiller ve robotik futbol takımı...
Solunum cihazları, giyilebilir sağlık teknolojileri...
İnsansız hava ve deniz araçları...
Liste uzadıkça uzuyor yani.
***
İrfan Suat Günsel'in hikâyesini dinliyorum.
Adam hukuk okumuş.
Yetmemiş, denizcilik okumuş.
Akademik çalışmalar yapmış.
Doçent ve profesör olmuş.
"Tamam artık, yeter" dememiş.
Üniversitenin eğitimi, teknolojisi, sağlığı ve otomotiv projelerinde sorumluluk üstlenmiş.
Güneş enerjisiyle çalışan otomobiller geliştirilmiş.
Robotik futbol takımı dünya şampiyonu olmuş.
Üniversitenin müthiş bir hastanesi var.
Emsalsiz Kıbrıs Araba Müzesi ziyaretçilere açılmış.
İnovasyon merkezleri kurulmuş.
İnsanın aklına ister istemez şu soru geliyor:
"Hocam, siz ne zaman dinleniyorsunuz?" Muhtemelen cevabı hazırdır:
"Dinlenmek mi?" Hikâyenin en güzel tarafı, başarıların arkasındaki insan.
***
Başarı başkadır, onu taşımak da maharet ister.
Baba oğulda dikkatimi çeken şey bu oldu.
Suat Bey büyük bir üniversite kurdu...
Makamı değil, memleketi ve insanını düşündü hep.
Yakın Doğu Üniversitesi'nin hikâyesi de buradadır.
Üniversite dediğiniz sadece beton değildir.
İnsan yetiştirme işidir.
Bugün YDÜ'de 143 ülkeden binlerce genç eğitim görüyor.
Afrika'dan,
Asya'dan,
Avrupa'dan, Türk dünyasından gençler aynı kampüste eğitim görüyor.
Gelecek için aynı heyecanı yaşıyorlar.
***
Girne Üniversitesi de var.
Günseller Kıbrıs'ın taşını toprağını eğitim yapmış!
Türkiye bu iki üniversiteyi yakından tanımalı.
Burada yalnızca üniversite kurulmadı.
Bir ekosistem kuruldu.
Eğitim var.
Bilim var.
Sağlık var.
Teknoloji var.
Sanat var.
Spor var.
Kültür var.
150'den fazla klasik otomobil bulunan bir müze var.
Öğrenci dersten çıkıp müzeye gidiyor, sonra laboratuvara uğruyor, akşam da sporunu yapıyor.
Kısacası kampüsten çıkmadan dünyayı dolaşıyor!
İrfan Suat Günsel çok ödüllü biri.
Kalite, inovasyon, eğitim ödülleri ve uluslararası başarı... Forbes'un
"YeniNesil Liderler" listesinde o da var.
OSTİM Teknik Üniversitesi ona fahri doktora vermiş.
TSK Güçlendirme Vakfı da bir altın madalya.
Gagavuzya'dan aldığı nişanlar da cabası.
***
Kimi ödüllerini duvara asar.
Kimi de yaptığı işin içine saklar.
Yakın Doğu Üniversitesi'ni gezenler şunu görüyor.
Kıbrıs küçük olabilir ama hayalleri büyük.
Dr. Suat İ.Günsel bir temel atmış.
Oğlu İrfan da temelin üzerine yeni katlar çıkmış.
Ama bina sadece taş ve betonla yükselmemiş.
Bilim, teknoloji, emek ve insan sevgisiyle büyümüş.
Bazı hikâyeler gazete köşesine sığmaz.
Yakın Doğu Üniversitesi'ni görüp yaşamak lazım.
Dr. Suat İ.Günsel'i tanıyınca kendi kendime
"Büyük işler yapmak başka,büyük işler yaparken küçük vemütevazı kalabilmek bambaşka" dedim...
Son not: Günsel ailesi ile üniversite kampüslerine hayran kalmamak inanın mümkün değil.