Türkiye'nin en iyi haber sitesi

YAVUZ DONAT

Zorlu Yaz

Sesli dinlemek için tıklayınız.

Fransız-İtalyan ortak yapımı... Orijinal adı Violent Summer. Yapım yılı 1959.
Yönetmen: Valerie Zurlini.
Oyuncular: Jean-Louis Trintignant, Eleonora Rossi Drago, Jacqueline Sassard ve Enrico Maria Salerno.

Ve yıl 2026...Şimdi milletçe Zorlu Yaz filmini izliyoruz... Hem canlı hem heyecanlı. Başrollerde... Kemal Kılıçdaroğlu ile Özgür Özel.
Bu yaz... Cumhuriyet Halk Partisi için Zorlu Yaz olacak.
Sinema jargonu ile söylemek gerekirse... "Gişe rekoru kıracak... Konuşanı, karışanı, karıştıranı öylesine çok ki."

***


'Şoför böyle diyor'

Çarşamba... Saat 09.30. Cumhuriyet Halk Partisi Genel Merkezi'ne gittim... Söğütözü... Anadolu Bulvarı... No: 12.
Demir kapı kapalıydı. İçerideki kapı... O da kapalı. Giren yok... Çıkan yok... Derin sessizlik. "Etrafta kuş uçmuyor" denilse yeridir.
Genel Merkez'de iki büyük afiş asılı... Bina boyunda.
Bayrak... Ve Atatürk'ün resmi. Bir de Kemal Kılıçdaroğlu'nun resmi... Altında "Şimdi arınma zamanı" yazılı.
Fotoğraf çekmek istedim... Bu sırada, yanımda bir ticari taksi durdu... Şoför, "Çek Yavuz Bey, iyi çek" dedi:
- Bunların işi çok zor... Kavga etmeyi seviyorlar... Gazeteye aynen böyle yazın... İsterseniz adımı vereyim, onu da yazın... 'Şoför böyle diyor' diye.

***


833 imzalı talep

Öğle saatleri... Özgür Özel cephesinden iki kişi, CHP Genel Merkezi'ne geldi.
Biri Murat Emir... Milletvekili... CHP Meclis Grup Başkanvekili. Diğeri Özgür Çelik... CHP'nin eski İstanbul İl Başkanı.

Unutmadan... Elbette başkaları da vardı... Ama genel merkeze girenler... Sadece ikisi.
Milletvekillerini temsilen Murat Emir. İl başkanları/ örgütü temsilen de Özgür Çelik.
Noter imzalı... Olağanüstü kurultay isteğini Genel Merkez'e resmen teklif ettiler.

İmza sayısı... 833. Bu sayının 74'ü il başkanlarına ait.
Sordum... Kemal Kılıçdaroğlu cephesinden bir milletvekiline... "Ne diyorsunuz?"
"Adımı yazmayın" dedi... Soruma soruyla yanıt verdi:
- Neden 1368 değil de 833 delege... Neden 81 değil de, 74 il başkanı?
Yanıt... Ana muhalefet partisindeki ikiliğin... Bölünmenin göstergesi.

***


Günün fıkrası

Süleyman Demirel anlatmıştı... Bir Nasreddin Hoca fıkrası.
Hoca... Eşeğinin iki heybesine birer teneke gazyağı koymuş... Hava sıcak mı sıcak.
Gazyağı ateş almış... Eşek yanacak. Hoca, eşeğe bağırmış:
- Karakoçan... Aklın varsa Akşehir Gölü'ne kaç... Ancak böyle kurtulabilirsin.
Demirel bu fıkrayı erken seçim istediği dönemlerde anlatırdı.
Ve... "Demokraside göl/kurtuluş seçimdir" derdi... Erken seçim.
CHP'de de... Özgür Özel cephesi, "Kurultay... Hemen kurultay" diyor.
Haklılar... Demokraside her şeyin çaresi/çözüm yolu kurultaydır... Seçimdir.
Ama... Fakat... Lakin... CHP'nin akşamdan sabaha... Bir an önce... Kurultaya gidebilmesi çok zor.
Zira; Kılçdaroğlu'nun, "Hayhay... Yarın kurultay" demesi yetmiyor.
Yasa... Bu şartlarda kurultay yapılmasına ne diyor? Ayrıca... Böylesine elektrikli ve yüksek gerilimli ortamda kurultay... Kardeş kavgası demek... Kavga ne kelime, savaş demek.

***


Üslup, kişinin aynasıdır

Taraflardan biri, karşı tarafa füze atıyor:
- FETÖ'cü... Hain. Karşı taraftan anında füzeyle yanıt geliyor:
- FETÖ'cü... Hain.
Bu söylenenlerin KDV'si doğruysa... CHP'nin içi FETÖ'cülerle, hainlerle doluysa... Vay ülkenin hâline... Vay CHP'nin hâline.
CHP'liler... İster Kılıçdaroğlu yandaşı olsun, ister Özel'in taraftarı... FETÖ'cü söylemini, hain suçlamasını bırakmalılar.
Birbirlerine bunları söyleyenler, kendi ayaklarına kurşun sıktıklarının ne zaman farkına varacaklar?

***


Gözlem

Sordular... Kemal Kılıçdaroğlu cephesinden... Ve Özgür Özel cephesinden bazı arkadaşlar: "Siz ne diyorsunuz? Gözleminiz nedir?"
Tek kelimelik yanıt: "Kaos."
Onlara söylemedik ama... CHP'de iki kesime de düşen görev... Bir süre sessizlik... Bir adım geri atmak... Ortalığın sakinleşmesini beklemek.

***


Yeni bir meslek... Trollük

Köroğlu'nun, "Tüfek icat oldu, mertlik bozuldu" demesi misali...
Facebook... X (Twitter)... Instagram... TikTok... Linkedin... YouTube... Whatsapp... Telegram... Messenger icat oldu ve... Hemen yeni bir meslek doğdu. Hem de ne meslek? Geç klavyenin başına... Atış serbest.
Getirisi yüksek... Uydur uydur yaz... Eleştiri neyse de... Ana, avrat küfür bile serbest.

***


Alev Coşkun iyi bilir

Oradaydım... Dün gibi hatırlıyorum.

CHP... Olağanüstü Kurultay... 4 Kasım 1979... Kürsüye Deniz Baykal çıktı. Ve Genel Başkan Bülent Ecevit'in gözlerinin içine bakarak dedi ki: "Kazanmaya çalıştığımız yeni çevreler partimizin bugünkü hâlini gülerek seyrediyorlar."

Aynı kurultayda... Ecevit'i kimler eleştirmedi ki? Prof. Haluk Ülman'dan Metin Tüzün'e kadar.
Ama... Hiçbiri disipline verilmedi... Hiçbiri ihraç edilmedi.
Allah, sağlıklı ömür versin, Alev Coşkun çok iyi bilir... Oradaydı.

***


Gençlik kolları

Yıllar önceydi... 1966.
CHP Gençlik Kolları Kurultayı vardı.
Parti içi çekişmenin yaşandığı bir süreçti... Delege gergindi.

Divan başkanı, 5.5 saatte seçilebildi... Yazı ile beş buçuk saatte.
Ve... 1979... Yine, CHP Gençlik Kolları Kurultayı.
Kavga... Tekme tokat... Salona polis girdi... Yetmedi... Asker çağrıldı.
Bunları, Sabri Ergül çok iyi bilir.
Gençlik Kolları Başkanlığı da yaptı... Milletvekilliği de.

Sabah.com.tr Uygulamamızı İndirin

Uygulamalara Özel Ayrıcalıkları Keşfedin!
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA