Türkiye'nin en iyi haber sitesi

YÜKSEL AYTUĞ

En büyük derdim çocuğumu korumak

Kendimi yeni doğum yapmış bir sokak kedisi gibi hissediyorum. Ürkek, korkak, kaygılı, her şeye, herkese saldırmaya hazır, sürekli teyakkuzda... Yanımdan geçen her ayakkabıyı ve onun üzerindeki her paçayı düşman sayıyorum, ya evlatlarıma bir şey yaparlarsa diye..
Epstein dosyası patlayıp, lağım her gün daha büyük bir basınçla dünyaya yayıldıkça içime içime çekiliyorum. İlkel bir mağara adamına döndüm. Tek işim, ailemi dışarıdaki düşman dünyaya karşı korumak. Aklı, mantığı, tecrübeyi bir kenara bıraktım. Artık tamamen içgüdülerimle savunuyorum ailemi...

Bebekleri bir suç adasında birbirlerine ikram ediyorlarmış meğerse. Çocukları kurban ederken ahlaksızlığın dibine vurmuşlar. Her gün dünya üzerinde 2 bin 500 çocuk kayboluveriyormuş iz bırakmadan... Nereye gittiklerini yeni yeni anlıyormuş insanlık.
Çocuklardan "damıttıkları" özel sıvıları içiyorlarmış, onların enerjisine sahip olmak ve sonsuza dek yaşlanmadan yaşamak için. Sonra da onları kola kutusu gibi buruşturup atıyorlarmış. Pek çok ünlünün gözlerinin çevresine çöreklenen o gizemli mor halkaların sebebi buymuş... Dünya liderleri, bürokratlar, ultra zenginler hatta soylu ailelere, hanedanlara mensup asilzadeler varmış bu şeytanların arasında.
Gördükçe, duydukça içime çekilip, sırtımı kamburlaştırıp, tırnaklarımı çıkartarak sadece içgüdülerimle yavrularımı korumaya çalışmam işte bu yüzden.
Oysa en üretken, insanlık için en faydalı, en erdemli çağımdayım. "İlkellik" yanıma bile uğramamalı aslında ama şimşekten bile ürken o ilk insandan daha büyük bir tedirginlik içindeyim.
Allah, cümlesini kahretsin!..


Gündem sarhoşu olduk
Eskiden dünyanın gündemi aynı kalır, bizim gündemimiz sürekli değişirdi. Şimdilerde dünyanın gündemi baş döndürüyor.
Rusya - Ukrayna savaşı derken, Gazze katliamı, uzaylıların istilası, ardından ABD - Venezuela ve şimdi de ABD - İran gerilimi ve buna bağlı altın fiyatlarındaki dalgalanma, akabinde ABD'deki iç savaş tehlikesi, derken Hindistan'dan yayılan öldürücü Nipah virüsü ve son olarak da Epstein felaketi...
Başınız fena döndü değil mi? Peki ya saman alevi gibi parlayıp, sonra ansızın sönüveren sahte gündemler? Sahi, hani Metaverse vardı da, cümleten Avatar olup, paralel dijital evrende yaşayacaktık da, oradan bize arsa filan satmaya kalkmışlardı, ne oldu o iş?..
Bir de Atlas 3I diye gök cismi gelip dünyayı işgal edecekti filan, ne oldu, transit geçiş mi yaptılar?


Yaşasın sihirbazlar!
Kim bilir belki de "dünyanın hazmı zor gerçekliği" bünyeme ağır gelmiş olmalı ki, hafta sonu ailemi alıp bir illüzyon gösterisine gittim.
Hemen söyleyeyim, genç yetenek Enver Ertaş'ın Trump Sahne'deki şovuna tek kelime ile bayıldım. Sadece yaptığı sihirli numaraları değil, aralarda verdiği; aile olmanın önemi, sevginin gücü, doğaya saygı temalı ince mesajları da çok sevdim. İsminin yanına hemen uğurlu tik'imi iliştiriverdim tabii.

Siz de Enver Ertaş ismini not alın ve sosyal medyadan takip ederek ilk gösterisini kaçırmayın.
"Körün istediği bir göz, Allah verdi iki göz" misali, yanımızdaki koltuğa bir de usta illüzyonist Kirkor San oturmasın mı? Asıl gösteri başlayana kadar yaptığı müthiş numaralarla bizi hayretten hayrete sürükledi sağ olsun.
Yaşasın sihirbazlar! Anladım ki bu dünya artık yalnızca sizinle çekilir...


Şeref kürsüsü
Kırklareli'nde imam Hüseyin Koçak, dondurucu havalarda caminin kapısını kedilere açarak cemaatin takdirini kazandı.

Zap'tiye
Fenerbahçe yönetimi, Kocaeli deplasmanı öncesi taraftara bere dağıttı. Kötü futbol yüzünden kafayı üşütmesinler diye olmalı!

Ne demiş?
Survivor'a katılan şarkıcı Doğuş'un Azerbaycanlı eşi Hoşkedem Hidayetkızı: "Kurban olayım geri dön. Çocuklar çok ağlıyor, bu durum derslerini ve psikolojilerini olumsuz etkiliyor. Böyle olacağını bilseydim gitmesine izin vermezdim."

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.