Bunca yıllık ömrümde bundan daha rezil bir Dünya Kupası daha görmedim. Bırakın Dünya Kupası'nı, bu kadar alçak bir spor organizasyonuna rastlamadım.
Somalili hakemi sınırdan çevirdiler. İranlı futbolculara sadece maç günü için vize verdiler. Havaalanında çırılçıplak soyulup "muayene" ile aranan kafileler, heyetler oldu. Çantalarını uyuşturucu köpeklerine koklattılar.

En çok da ne zoruma gitti, biliyor musunuz? 2-0'lık yenilgimizin ardından tribünde ağlayan Türk çocuğunun fotoğrafının altına "Hayatımda hiç, kalabalık bir pubdaki insanların, tribünde ağlayan 10 yaşındaki Türk çocuğunu görünce tezahüratlarla coştuğunu duyduğum andaki kadar Avustralyalı olmakla gurur duymadım" diye yazan vicdansızın sözleri...
Son olarak, Almanya - Curacao maçının VAR hakemlerinden Avustralyalı Shaun Evans'ın kameralar karşısında beyaz ırkın üstünlüğünü sembolize eden el işareti yapması olan bitene tüy dikti.
Yahu Eski Yunan'da olimpiyatlar süresince savaşlara bile ara verilirdi. Şimdilerde spor organizasyonları, ırkçılığın köpürtülmesi ve ulusların aralarına nifak tohumları serpilmesi için "fırsat" olarak değerlendiriliyor.
Olur ya, eğer o kupayı alırsak, hiç dokunup da ellerimizi kirletmeden, sahanın ortasında bırakıp ülkemize dönelim...
Mesajlar dizisi
Atv'nin yeni dizisi Altı Üstü İstanbul ilk bölümünden verdiği doğru mesajlarla gönüllerde taht kurdu.
En çok da engellilere karşı geliştirilen iki farklı bakış açısının ekrana yansıtılmasından etkilendim. Zihinsel engelli Bahtiyar'a, kardeşi Emir'in sevgi dolu yaklaşımının yanında, babaannesinin insanlık dışı tutumu, izleyen herkesi engellilere karşı empati yapmaya ve vicdan muhasebesine zorladı. Bahtiyar'ın hayatının Heimlich manevrası sayesinde kurtarılması da son derece önemli bir mesajdı.

Ve son zamanlarda ağzımızdan düşürmediğimiz "suça sürüklenen çocuklar" gerçeğinin bir laboratuvar titizliğinde işlenip analiz edilmesi de takdire değerdi. Ayrıca sporun, kenar mahallede yetişen gençleri nasıl kötülüklerden uzak tuttuğu, onlar için nasıl "tek çıkış yolu" ve "umut" olduğunun altının çizilmesi de yerli yerindeydi.
Bu arada istisnasız tüm genç oyuncuların performansına hayran kaldım. Emir'i canlandıran Rahimcan Kapkap'ın isminin yanına ise uğurlu tik'imi hemen iliştirdim. Zira bu yazın ekran yıldızı şimdiden belli oldu.
TRT'de büyük rezalet!
İnanılır gibi değil… TRT'de İran - Yeni Zelanda maçının spikeri Murat Çimen karşılaşmanın başında tam 4 dakika boyunca İran takımını Yeni Zelanda, Yeni Zelanda'yı ise İran'mış gibi anlattı.
Yahu insan anlatacağı maçın oyuncularını önceden tanımasa bile internetten görüntülerini açıp izlemez mi? Dersine çalışmaz mı? Bu ne tembellik, nasıl bir vurdumduymazlıktır?
TRT bu skandal üzerine spiker Murat Çimen'i kızağa çekmiş. Ne fayda?..
Zap'tiye
Sen ağlama, dayanamam... Ağlama gözbebeğim, sana kıyamam... (Sırf tribündeki şu minik için alın şu iki maçı be Bizim Çocuklar)

Gaf'let kürsüsü
Şanlıurfa'nın Siverek ilçesinde evinde gördüğü yılanı av tüfeğiyle vurmak isteyen kişinin açtığı ateş sonucu 5 kişi hafif yaralandı. Yılan isabet almadı.
Ne demiş?
"Mahallede bir deli var, her gün önüme çıkıp bir şeyler soruyor. Bugün de 'Madem keseceğiz, tırnaklarımız neden uzuyor?' diye sordu. 'Koli bandının başını bulmak için' dedim. 'Sende de var bir şeyler' dedi." (Sanal medyadan)