Son yıllarda televizyon seyircisinin en fazla yakındığı konu, dizilerin senaryolarının birbirine çok benzemesiydi. Nihayet dertlerine derman olacak bir dizi ATV ekranlarında start aldı: Mercan Köşk.
Bir dizinin tutmasının temel şartlarından biri de içinde seyirciyi "gıdıklayacak" bir önerme barındırmasıdır. Önermesi olmayan, izleyenin kendi kendine cevap aramadığı hiçbir senaryonun ekranlarda uzun süre var olma ihtimali yoktur. Mercan Köşk hem çok kurcalanmamış hikayesi hem de barındırdığı birden fazla önerme ile "sürüden" ayrılıyor.

Dizi, erkekleri adeta cevapsız bir sorunun içine hapsediyor: "Bir kadının hayatını kurtarmak adına hiç sevmeseniz bile onunla evlenir miydiniz? Hele ki o kadın, kan davası güttüğünüz bir aileye mensup ise..."
Sorunun kadınları ilgilendiren kısmına gelince: "Kendi hayatınızı kurtarmak adına karnınızdaki çocuk bir başkasından olsa bile bir diğer adamla evlenir miydiniz?.."
Mercan Köşk izleyiciyi sürekli şaşırtacak hatta ters köşeye yatıracak sürprizlerle dolu. Belli ki bunların sonu da gelmeyecek.
Tarsus'un görsel açıdan büyüleyici bir fon oluşturduğu dizinin kamerası da, kurgusu da, rejisi de ilk bölüm itibarıyla geçer not aldı. Oyunculuklar da rafineydi. Kubilay Aka ile Hafsanur Sancaktutan'ın kimyası da uyuşacak gibi görünüyor. Selçuk karakterini canlandıran Halil Babür'ün, yılların birikmiş hırsıyla Aras'ın karşısına dikildiği sahnedeki performansı da kalbur üstüydü. Ama ben ilk bölümde en çok iki oyunculuk çınarı Mehmet Özgür (Esved) ile Zeynep Eracar'ın (Behiye) karşılıklı döktürdüğü sahnelerden keyif aldım.
Allah hem onlara hem de diziye uzun ömür versin.

Takımların ilk karnesi
Bugün başımda yine spor yazarı şapkam var. Sezon başında genel manzarayı şöyle bir değerlendirmek istedim:
BEŞİKTAŞ TAM İSABET: Bana göre sezonun en doğru transfer hamlelerini gerçekleştiren takım oldu. Yeni hoca İtaliano tam da Çarşı ruhunun temsilcisi. Heyecanlı, arzulu, agresif. Aynı zamanda da hünerli bir taktisyen.
Yeni kaleci Nübel müthiş güven veriyor. Vlahoviç ise santrafor sorununu kökten çözecek tam bir nokta atışı.
Takımın en büyük kazancı, artık hep birlikte defans yapmaya başlaması. Bu da skorlara hemen yansıdı.
Orkun tam bir lider ama ben gözümü Trossard'dan alamıyorum. Tek bir futbolcu, bir takımın oyununu bu kadar mı değiştirir?
TRABZONSPOR = SALAH: Hâlâ iyi defans yapamıyorlar. Uzun paslarda ve ölü toplarda göbekteki oyuncular adam paylaşımında çok tereddüt yaşıyor.
Orta sahada Salah'ı besleyecek kalitede bir oyuncuları yok. Yine de Salah sadece takımın değil, tüm şehrin havasını değiştirdi. Böylesini son olarak Maradona, Napoli'ye geldiğinde görmüştüm.
Bu arada Aral Şimşir bana göre yılın en iyi yerli transferi.
FENERBAHÇE SIKINTILI: Yaptığı iki büyük transfer Vedat Muriqi ve Lukaku ikilisini toplasan, şimdilik kondisyon açısından bir santrfor bile etmiyor.
Greenwood henüz devamlılık kazanamadı. Biraz aidiyet sorunu yaşıyor gibi. Rehabilite edilmesi lazım.
Assensio'nun derdi her neyse, fiziki mi, mental mi, idari mi, bir an önce çözüme kavuşturulmalı.
İrfan Can Kahveci bana göre Fenerbahçe'deki raf ömrünü tamamladı. Ayrıca taraftara da çok antipatik geliyor.
Kanat problemleri ve kolay gol yeme alışkanlığı da bunca transfere rağmen çözülemeyip kronik hale geldi.
Ve en büyük sorun: İsmail Kartal sürekli diken üstünde. Ya güvenecekler ya gönderecekler, arası olmaz.
GALATASARAY YORGUN: Sarı kırmızılı ekip tam bir metal yorgunluğu yaşıyor. En büyük handikapı başarı doygunluğu. Osimhen dışında sahaya yüreğini koyan oyuncusu kalmadı. Futbolcuların yeniden fabrika ayarlarına döndürülmeleri gerekiyor. Bunun için herkes Okan Buruk'a bel bağlamış durumda ama Galatasaray'da mental açıdan en yorgun kişi o. Bana soracak olursanız, takımı sarsıp kendine getirecek radikal reform belki de onu değiştirmekle gerçekleşecek.
Gaf kürsüsü
Özgür Özel'den Edirne'de çifte gaf: "CHP iktidarında görülmemiş işler görecek herkes." "İYİ Parti'nin milyonlarca üyesi olması İYİ Parti'ye de Türkiye'ye de güç verecek." (Ev ödevi: Tam üç sayfa Yeni Parti yazılacak)
Zap'tiye
Aziz Yıldırım geri döndü. İsmail Kartal geri döndü. Vedat Muriqi geri döndü. Eğer ormanda aynı ağacı ikinci kez görüyorsan, kaybolmuşsun demektir.
Ne demiş?
"Trabzonspor boylu poslu, endamlı oyuncusuyla öne geçiyor." (BeIN Sports'ta Trabzonspor - Gençlerbirliği maçını anlatan Ali Ferahbot'tan Onuachu'ya güzelleme)