Türk sanat müziğinin önemli isimlerinden İsmail Özkan, ramazan ayının ilk günlerinde yayımladığı yeni eseri "Dua" ile kalplerimize sessiz ama derin bir dokunuş yaptı.
Yakın çevremde de sıkça duyduğum bu eser, maneviyatın ve aile bağlarının ne kadar kıymetli olduğunu bir kez daha hatırlatıyor. Klibinde bir arkadaşının kızına da yer veren Özkan ile görüştüğümde bana projeden bahsederek önemli mesajlar verdi:
"Bir toplumun aynası, çocuklardır. Çocukların konuşmasında, davranışlarında, büyüklerine bakışında; o toplumun ahlâkı, inancı ve kültürü okunur. Bizim medeniyetimiz ise vefa üzerine kuruludur. Aile büyüğüne hürmet, anne babaya itaat, dedenin duasını başa taç etmek; bu toprakların sessiz ama en güçlü terbiyesidir.

Ne var ki bugün bu sessiz terbiye, yüksek sesli ekranların gölgesinde kalıyor. Sosyal medya, televizyon ve özellikle diziler; çocuklarımızın dünyasını şekillendirirken, onlara ne verdiğimizi çoğu zaman fark edemiyoruz. Hız, tüketim ve gösteriş; edep, sabır ve derinliğin önüne geçiyor. Bunun bedelini ise zayıflayan aile bağları ve savrulan bir gençlik ödüyor.
Elbette teknoloji hayatın bir gerçeği. Ancak mesele teknolojinin varlığı değil, rehbersizliğidir. Çocuğun eline verilen bir ekran, anne babanın ilgisiyle dengelenmiyorsa; orada bir boşluk oluşur. O boşluğu da çoğu zaman yanlış örnekler doldurur. İnanç, ahlâk ve millî duruş; anlatılarak değil, yaşanarak öğrenilir.
Ebeveyn olmak yalnızca ihtiyaç karşılamak değildir; yön göstermektir. Evde kurulan bir sohbet, birlikte edilen bir dua, dinlenen bir musiki eseri ya da paylaşılan bir kitap; çocuğun ruhuna bırakılan kalıcı izlerdir. Müzikle, edebiyatla ve geleneksel sanatlarla büyüyen çocuk; hem estetik duygusu gelişmiş hem de kökleriyle bağını koparmamış bir birey olur. El emeğinin kıymetini öğrenen, sabrı tanıyan bir çocuk; hayata da insanlara da daha dikkatli ve merhametli bakar."
Kendisini böyle bir bu projeye imza attığı için kutluyorum.
'AŞK'IN MELİKJOY HALİ
Modern müziğin çok yönlü yeteneği Melikjoy, sözü ve müziği kendisine ait olan yeni teklisi "Aşk" ile dinleyiciyi selamlıyor.
13 Şubat'ta dinleyiciyle buluşan çalışma, sanatçının vokal yorumu ve virtüöz kimliğini konuşturduğu solo keman performansıyla yılın en romantik ve güçlü eserlerinden biri olmaya aday.

Şarkının düzenlemesinde ve görkemli yaylı orkestrasyonunda Türkiye'nin en başarılı prodüktörlerinden Erhan Bayrak imzası bulunuyor.
Gitarlarda Selahattin Güzelel, yaylılarda İstanbul Strings gibi dev isimlerin eşlik ettiği eserin mix ve mastering işlemleri ise Özgür Yurtoğlu tarafından tamamlandı. Erhan Bayrak'ın akustik piyano ve geri vokalleriyle zenginleşen eser, "aşk"ın en saf ve güçlü halini notalara döküyor.
ANYMA İSTANBUL'A GELİYOR
Elektronik müziğin sınırlarını sürükleyici görsel-işitsel deneyimlerle yeniden tanımlayan Anyma, merakla beklenen 2026 'ÆDEN' Global Tour kapsamında İstanbul'a geliyor. İtalyan–Amerikalı elektronik müzik prodüktörü ve DJ Anyma, 12 Eylül'de Ataköy Marina Arena sahnesinde olacak. Etkinliğin biletleri, 18 Şubat Çarşamba ön satışa, 19 Şubat Perşembe ise genel satış başlıyor: Coachella 2026'daki headliner performansıyla yeni canlı şovunu ilk kez tanıtan Anyma, bu konserle Türkiye'ye bugüne kadarki en kapsamlı ve sinematik canlı setlerinden biriyle dönüyor.

ÆDEN, bir konser olmanın ötesinde; müzik, görsel sanatlar, teknoloji ve anlatının bir araya geldiği, tamamen sürükleyici bir deneyim sunuyor.
Anyma, çağdaş elektronik müzik sahnesinde kendini yalnızca bir DJ ya da prodüktör olarak değil, aynı zamanda bütüncül bir sanat evreni tasarımcısı olarak konumlandırıyor. Canlı performanslarını tanımlayan hiper-gerçekçi görseller ve sinematik anlatım dili, müziğini kulüp sınırlarının ötesine taşıyarak çağdaş sanat alanına yaklaştırıyor.
Minimal ve progresif elektronik öğeleri bir araya getiren Anyma'nın müziği; duygu ve atmosfer temalarıyla şekilleniyor ve dinleyiciyi yalnızca dans etmeye değil, güçlü ve dönüştürücü bir deneyimin parçası olmaya davet ediyor.