Geçtiğimiz günlerde İstanbul, dünya müzik endüstrisinin en büyük isimlerinden biri olan Travis Scott'ı ağırladı. Ancak etkinliğin ardından sosyal medyada dolaşan yorumları okuyunca bir kez daha anladım ki bazı insanlar gördüğünü değil, görmek istediğini yorumluyor.
"Travis Scott gelmemiş."
"Sadece 18 dakika sahnede kalmış."
"Paris'teymiş, İstanbul'da değilmiş."
"Bu konser değilmiş."
Bu yorumların büyük bölümü maalesef etkinliğin formatını bilmeden yapılan değerlendirmelerden oluşuyor.
AFİŞTE YAZILI
Öncelikle şunu net bir şekilde ortaya koyalım: Bu organizasyon bir Travis Scott stadyum konseri değildi. Afişlerde de açıkça yazdığı gibi etkinliğin formatı 'Hosted By Travis Scott' olarak duyuruldu. Yani Travis Scott'ın ev sahipliğinde gerçekleşen özel bir geceydi.
Daha önce Dubai'de, Miami'de, Las Vegas'ta, Paris'te, Londra'da ve dünyanın farklı noktalarında sayısız örneğini gördük.
Bu organizasyonlarda sanatçı saatlerce canlı performans vermek zorunda değildir.
Mekânda bulunur, sahneye çıkar, DJ setine eşlik eder, seyirciyle iletişim kurar ve gecenin enerjisini yönetir.

KONSER DEĞİL, ÖZEL BİR DENEYİM
Yani insanlar aslında bir konser bileti değil, dünyanın en büyük yıldızlarından birinin bulunduğu özel bir deneyime giriş satın alırlar.
Sanatçı gelir. VIP bölümünde vakit geçirir. DJ setine eşlik eder. Kendi hit şarkıları çalarken sahneye çıkar. Kalabalığı coşturur. Mikrofondan birkaç anons yapar ve ayrılır. Format budur.
Ben de oradaydım. Atmosferi gördüm. Binlerce kişinin Travis Scott'ın her hareketine nasıl eşlik ettiğini gördüm.
Türkiye'nin uzun yıllardır özlemini çektiği uluslararası kulüp kültürünün İstanbul'da nasıl karşılık bulduğunu da gördüm.
Daha da önemlisi, konser sonrasında Amerika'da yaşayan yakın dostum DJ Eren Ab ile de konuştum. Kendisi yıllardır bu sektörün içinde olan biri olarak dünyadaki benzer organizasyonların tamamında aynı formatın uygulandığını söyledi. Ancak belli ki sosyal medyada yine biri kuyuya bir taş attı, binlerce kişi de o taşı çıkarmaya çalışıyor. Gerçek şu: Travis Scott İstanbul'a geldi. Etkinlikte bulundu. Sahneye çıktı. Hayranlarıyla buluştu.
Tam olarak afişte yazan şeyi yaptı yani.
Bazen insanlar bir organizasyonu eleştirmeden önce ne satın aldıklarını, neye bilet aldıklarını ve dünyada bunun nasıl uygulandığını araştırmalı.
MESELE SAHNE SÜRESİ DEĞİL
Ve asıl mesele Scott'ın kaç dakika sahnede kaldığı değil... Asıl mesele, dünyanın en büyük rap yıldızlarından birinin İstanbul'u rotasına eklemesi.
Bir dönem hayal bile edilemeyen bu organizasyonlar artık bu şehirde gerçekleşiyor.
Türkiye artık sadece izleyen değil, küresel müzik endüstrisinin konuştuğu şehirlerden biri haline geliyor.
Bazen birkaç dakika sahneye çıkan bir yıldızdan çok daha büyük olan şey, o yıldızın neden burada olduğudur.
Sabaha kadar ekibiyle İstanbul'u gezdi
TemaCC kurucusu Taylan Özcan "Travis Scott ve ekibi etkinlik sonrası sabaha kadar şehri gezdi; Çamlıca'dan Beykoz sahiline, Ortaköy'den Yeniköy'e kadar birçok noktayı ziyaret etti. Türk mutfağının yanı sıra sokak lezzetlerini de tattılar. İstanbul'a hayran kaldıklarını ve en kısa zamanda burada büyük bir stadyum konseri gerçekleştirmek istediklerini özellikle dile getirdiler" diye konuştu.
'Gerçek performans için tekrar döneceğim'
Travis, etkinliğin ardından kendi sosyal medya hesabından "Bir arkadaşımın büyük günü için sadece bir partiye ev sahipliği yapmaya geldim. Buradaki enerjiyi gördükten sonra gerçekten performans sergilemek için geri dönmek için sabırsızlanıyorum" diye paylaşım yaptı.