Türkiye'nin en iyi haber sitesi

İnsan sonunun ne olacağını bilmediği mahşeri heyecanla ve özlemle bekler mi? Eğer Rabb’ine kavuşmaya hazırsa ve onu gerçekten seviyorsa bekler elbet. Efendimiz (SAV), onun ruhunu teslim almak için izin istediğinde ’e “Ben de Rabb’imi özledim” diye buyurmuştu

"Allah'ı sevmek" cümlesi bile insanı heyecanlandırmaya yeter. Çünkü bu büyük bir işe girişmek demektir. Sevilen müsaade etmedikçe seven, sevilene yanaşamaz. İtiraf edemez. Hele sevilen Rabb'imiz ise... Kulun Rabb'ine vuslatı, kapıda duruşuyla ilgilidir. Yeterince beklemişse, beklerken adaba aykırı hareket etmemişse, dünyevi bir beklentiyle değil, sevilen bir kız bana iltifat etsin diye beklemişse vuslatı hak etmiştir. Hakkı dağıtan "Gani"nin, ginasıyla hak etmiştir. Yoksa hiçbir bekleyiş vuslatı hak etmez.
Büyüklerden biri diyor ki: "Mahşeri hasret ve heyecanla bekliyorum." Şaşırıyorlar. Çünkü söz, zor bir sözdür. Ne demek mahşeri hasretle beklemek. Öyle ya, cehenneme yuvarlanmak da var oradan. Ateşe, nara, nirana düşmek de. Ya , affetmezse. Ya rahmetiyle tecelli etmezse. O zaman hasretle bekleyen ne yapacak
Sorarlar o büyük zahide! Neden bu heyecan. Çünkü mahşer çetindir. Zordur. Ağırdır. Yüktür. Nedamettir. Pişmanlık ehlinin gözyaşlarıdır. Hasrettir. İtiraftır. Evladın, babanın birbirinden firar etmesidir.
O zat, bu kişilerin baktığından başka bir bakışla bakmaktadır. Şöyle der: "Mahşerde Rabb'imiz her kulu çağıracak. Beni de elbette çağıracak. O mahşerde sadece bir kez bana 'Gel ey kulum' desin yeter. Beni muhatap alıp bana 'Kulum' dedi ya. Yeter bana. İsterse ateşe atsın sonrasında, isterse nirana yaksın. Umurumda değil. Yeter ki bir kez, iltifat edip 'Kulum' desin.
Kalbimi yokladım. Orada O'ndan hali (boş) hiçbir zerre göremedim. Günahlarıma baktım, üst üste yığılsa tavana değecek. Nice gönül yıkmış, nice gıybet etmişizdir. Bütün bunlara rağmen kalbimin O'nu arzu ettiğini gördüm. Meğer yıllar farkına varmadan bizi, O'nun hasretine gark etmiş. Meğer ki Resul'le her yol alışımız, bizi O'na yaklaştırmış. Meğer affı azabından öne geçtiği için onu özlemişiz."
Denilir ki; son nefesinde , Efendimize gelir, der ki: "Müsaaden varsa de girecek." Efendimiz sorar: "Zamanı geldi mi?" "Evet" der edeple. "O zaman girsin" der Efendimiz. Hz. Azrail, Kur'an'daki ismiyle "ölüm meleği" girer. Edeple ve hasretle. Der ki: "Ey Resul! Gök ehli sizi özlemişlerdir. Sizi beklemektedir." Efendimiz cevap verir: "Ben de Rabb'imi özledim."
Bize yansıyan da Efendim; işte o özleminizden milyarda bir parçadır. İşte o milyarda bir parça, bizi böyle kendinden geçirir ve "Rabb'i özledim" diyecek kadar çığ yapar. Sizde bu söz kemaldir Efendim. Sizde bu söz vuslattır. Sizde bu söz cennettir Efendim. Bizde bir ömür boyu korkudur Efendim. Sizde bu söz haktır Efendim. Bizde kibir, enaniyet ve riyadır Efendim. Velhasıl sizde bu söz sizdir Efendim. Bizde bizdir Efendim.

BÜYÜKLERİN DUALARI
Uhud Savaşı sonrası Peygamber'imizin (SAV) duası
Allah'ım! Hamdin tamamı sana aittir. Senin ihsanına kimse karşı çıkamaz. Senin tuttuğunu da kimse alamaz. Sapıttığını kimse hidayete erdiremez. Hidayete erdirdiğini de kimse sapıtamaz. Verdiğini kimse engelleyemez ve engellediğini de kimse veremez. Uzaklaştırdığını da kimse yaklaştıramaz. Allah'ım bize bereket, rahmet, fazl ve rızkını ihsan eyle… Allah'ım! Değişmeyen ve zeval bulmayan nimetini istiyorum. Allah'ım! Yokluk gününde yardımını, korku gününde emniyetini istiyorum. Allah'ım! Bize verdiğin ve vermediğin şeylerin şerrinden sana sığınırım. Allah'ım! Bizleri Müslüman olarak öldür ve Müslüman olarak dirilt. Bizi aldatılmadan ve zelil olmadan salihler zümresine ilhak eyle. Allah'ım! Peygamberlerini yalanlayıp senin yolundan insanları alıkoyanları da helak et. Azabını ve cezanı onların üzerine indir. Allah'ım! Kendilerine kitap verilen kâfirleri helak et."

BİR AYET
"Ey iman edenler! Allah için hakkı titizlikle ayakta tutan, adalet ile şahitlik eden kimseler olun. Bir topluma olan kininiz, sakın ha sizi adaletsizliğe itmesin. Adil olun. Bu, Allah'a karşı gelmekten sakınmaya daha yakındır. Allah'a karşı gelmekten sakının. Şüphesiz Allah, yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır." (Maide 5/8)

BİR HADİS
"Zenginlik mal çokluğuyla değildir, bilakis zenginlik göz tokluğuyladır." (Buhari)

BİR ESMA
El-Halim: Cezada acele etmeyen, yumuşak davranan.

SORU - CEVAP

Hıristiyan bir kadınla evlenebilir miyim? Onu Müslüman olmaya zorlamalı mıyım?
Ehli kitap diye adlandırılan Yahudi veya Hıristiyan bir kadınla evlenmenizde dinen bir sakınca yoktur. Gayrimüslim olan eşinizin, ahlakınıza, görüşlerinize bakıp Müslümanlığı seçmesi çok güzel bir şeydir. Ancak dine girmesi için zorlamanız doğru değildir.

Dini nikâh kıyıldığı sırada kadının âdetli olması sakıncalı mıdır?
Dini nikâh sırasında kadının regl olması veya abdestsiz olması nikâha zarar vermez. Erkeğin abdestsiz olması da bir problem oluşturmaz.

Yıkanmış olan ölüye bakmak haram mıdır?
Yıkanmış olan ölüye bakmak sakıncalı değildir. Ancak ölünün yüzü bozulmuş, çirkinleşmiş veya bakılamayacak hale geldiyse bu durumda bakmak caiz olmaz.

Bu köşe yazısını aşağıdaki linke tıklayarak sesli bir şekilde dinleyebilirsiniz

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA