Türkiye'nin en iyi haber sitesi
HİLAL KAPLAN

Wag the dog / Köpeği salla

Amerikan basınının, Amerikan Başkanı bile farklı yönde açıklamalar yaparken, YPG ile mücadelemizi "Türkler, Kürtlere etnik temizlik uyguluyor" diye yansıtması sizce basit bir 'yanlış anlaşılma'nın ürünü müdür? Kendimizi yeterince anlatamamak mıdır buna sebep? Hâlâ buna inanacak kadar genç ve naif olmayı isterdim ama bu coğrafyada neyin, ne sebeple yapıldığını kendi gözümüzle gördük.
Türkçeye "Başkanın adamları" diye tercüme edilen, asıl adı "Wag the dog" olan, Barry Levinson imzalı kült filmi bilirsiniz. Bilmeyenler de mutlaka izlesin. 1997 yapımlı bu filmde, Başkanın başı, seçimlere 11 gün kala, bir cinsel taciz vakasıyla belaya girince, devreye profesyonel bir "spin-doctor" girer. Bu mesleği, yarım da olsa "tevil ve dikkat dağıtma ustası" olarak çevirebiliriz. İşte bu "spin doctor", bir Hollywood yapımcısı ile birlikte, hem dikkatleri başka yöne çekmek hem de medyadaki ana akım söylemi taciz vakasından uzaklaştırmak için bir savaş icat ederler. Arnavutluk'un nükleer bombaya sahip olduğundan, terörist barındırdığına değin farklı iddialar, "ismini vermek istemeyen üst düzey yöneticiler" tarafından medyaya servis edilir. Hikâye ordan devam eder.
Peki neden mi "wag the dog"? Filmin girişindeki şu üç cümle açıklar:
"Köpek neden kuyruğunu sallar? Çünkü köpek, kuyruğundan akıllıdır. Kuyruk daha akıllı olsaydı, köpeği o sallardı."
Film boyunca da medya üzerinden halkın 'kuyruk' tarafından sallanışını izleriz zaten. Filmden 4 yıl sonra, önce Afganistan'ın sonra da olmayan "kitle imha silahları"yla Irak'ın işgal edilmesi, senaryonun acı verici bir doğrulaması değilse, nedir?
İşte tüm bu "Türkler, Kürtleri katlediyor" söylemi de kısa vadede ülkemize yapılmak isteneni açığa vuran bir şifre gibidir. Nüfusunun 15 milyon kadarı Kürt olan, 4.5 milyon Türk- Kürt evliliği olan Türkiye'de, son on yılda, tarihinde görülmemiş demokratik reformlarla Kürtlüğü mücadele edilmesi gereken bir 'sorun'muş gibi konumlandıran eski rejimin zalim uygulamalarının bertaraf edildiği bir dönemde, tam da bu dönüşümü sağlayan liderin Amerikan ve Avrupa basınında "etnik temizlikçi" diye adlandırılması apaçık bir söylemsel operasyondur.
İftira atılan sadece Erdoğan değil, onun nezdinde terörle mücadelesi "etnik temizlik" olarak adlandırılan Türkiye Cumhuriyetidir. Hedefe konan sadece Erdoğan değil, Türkün de Kürdün de ülkesi olan Türkiye'nin içişlerine müdahale için uygun bir alt metin yaratılması çabasıdır.
YPG/PKK'nın teröründen çektiklerimiz ortadayken,
Üstelik Suriye'ye girmek için 10.000 kilometre öteden gelen ABD'den çok daha haklı sebeplerimiz varken,
ABD müdahalesiyle Rakka bir toz ve gaz bulutuna dönüştürülmüşken,
Batı medyasında manşetlerde, Türkiye'nin bir türlü kanıtlanamayan etnik katliam ve kimyasal saldırı iftiralarıyla yer alması boşuna değildir.
Diyeceğim o ki, kuyruk köpeği sallamaya çalışıyor. Kuyruktan daha akıllı hareket etmeliyiz ki bu kuşatmayı yarabilelim, göbeğimizi kendimiz kesebilelim.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA