Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Mardin'de harikalar yaratan şef Ebru Baybara Demir, en son Mardin Bienali sırasında şehre akın eden sanatseverlere yörenin lezzetli yemeklerini şölen gibi sunarak adından söz ettirmişti.
uzun bir süredir sadece bulunduğu şehrin de değil bölgenin kadınlarına, mültecilere, yerel çiftçilere ve çocuklara eğitim temelli projelerle el uzatıyor, gastronomi kültürünün bu insanlar için kazanç kapısı olmasına çalışıyor. Bir yandan da bölgede gastronomi turizmi için atılan adımlara katkı sağlıyor.
Ne güzel ki Mezapotamya'nın kalbinde güzel projelerle hep dikkatimizi çeken bir isim olan Şef Ebru, bu yıl ikinci kez dünyaya ilham veren 10 şeften biri olarak gösteriliyor. Basque Dünya Aşçılık Ödülleri'nde finale kalan 10 şeften biri olan Baybara Demir'in aday gösterildiği yarışmada, aralarında Peru, Danimarka, İspanya, Avustralya, Norveç, Kongo ve ABD'nin de olduğu 40 ülkeden 140 şef olduğunu öğreniyorum.
Ebru Baybara Demir'in güzel bir hayali var. İstiyor ki 'de kadınlara ve gençlere meslek edindirmek ve geleneksel mutfak kültürünün devamlılığını sağlamak için bir gastronomi enstitüsü açsın. İşte şimdi bu adaylıkla hayaline bir adım daha yaklaştı. Çünkü Baybara Demir, 100 bin euroluk ödülü kazanırsa bu parayı çarpan etkisiyle belki de binlerce kadının ve gencin hayatına dokunacak olan yeni projesine yatırmak istiyor.
Basque Dünya Aşçılık Ödülleri, yaratıcılıklarını toplumsal faydaya dönüştüren şeflerin projelerini destekliyor.
Sanıyorum Baybara Demir'in Cercis Konağı'nda yaptıklarıyla başlayan müthiş hikâyesi duyan herkesi etkiliyor.
Doğu ve Güney Doğu Anadolu'da çiftçinin de bilinçlenmesi için çaba göstermeye başlayan Şef Ebru, "Yaptığımız tabağın sadece içinin değil altının dolu olması gerekiyor.
Artık tabağınızın lezzetinin yanı sıra ne kadar toplumsal faydaya dönüştüğü önemli" diyor ve Mardin Projesi'ni bölgenin yüzünü değiştirme gücü olan kültürel beceriye dayalı ekonomi modeli olarak tanımlıyor.
Şimdi böylesine güçlü bir iddiayı bir kadın söyleyince kimse kusura bakmasın daha çok inanıyorum. Kadınlara imkân verildiği, önleri açıldığı takdirde ne büyük projelerin altından kalktıklarını, topluma ne büyük fayda sağlayan, refah seviyesine katkı yapan işler yaptıklarını artık ezberledik.
Eşsiz Anadolu'nun kültürel ve tarihi zenginliğiyle şimdiye kadar turizmden yeterince zenginleşmiş bölgeler olarak karşımıza çıkmadığı için hayıflanıp duruyoruz.
Ben artık bu bölgelerin makus talihini kadınlarla değiştireceğini biliyorum.
Dilerim Şef Ebru büyük ödülün de sahibi olur ama olmasa da önemli değil.
Ne güzel ki şu anda bile harika bir Türkiye, Mardin tanıtımı yapıyor dünyaya. Yolu açık olsun.

Yasal Uyarı:Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
BİZE ULAŞIN