Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Tarihi Harput Kalesi'nin eteklerine kurulan Elazığ'a ilk yerleşenlerin M.Ö. 2000'li yıllarda Hurriler olduğu, bölgenin daha sonra Hititlerin ve Urartuların egemenliğine girdiği söyleniyor.
Toprak yapısı ve iklim özellikleri sayesinde bağcılık için ideal bir bölge olarak adlandırılan 'da bağcılık ve şarap üretiminin Hititler dönemine kadar uzandığını da arkelojik kazılardan öğreniyoruz.
Elazığ bölgesi bugün Boğazkere ve Öküzgözü üzümlerinin merkezi olarak biliniyor.
Hafta sonu yolumuzun gastronomisiyle de hepimizi çok etkileyen bu şehre düşmesinin sebebi, Mey-Diageo CEO'su Levent Kömür'ün davetiyle, 2. Dünya Savaşı Sırası'nda kurulan Kayra'nın tarihi şarap üretim tesislerini ziyaret etmek ve de Alpagut Bağı'nda bağbozumuna katılmaktı.
2011 yılında 2 milyar dolara Mey İçki'yi satın alarak Türkiye pazarına giren dünyanın en büyük içki üreticisi Diageo, bu satın almanın ardından şirketin ismini Mey- Diageo olarak değiştirmişti.
CEO Levent Kömür ve ekibinden Murat Üner ve Ayça Budak ile birlikte ziyaret ettiğimiz tesisin kapasitesi yatırımların ardından 1 milyon litreden 6.2 milyon litreye çıkarılmış.
, kendi bağlarının yanı sıra Elazığ'da bağ sahibi 1500 aileden üzüm aldıklarını, bağcılığın bölgede gelişmesi için köyleri gezip, yetiştirilen üzümleri analiz ettiklerini ve köy kahvelerinde toplantı yapıp temel bağcılık ve şaraplık üzüm yetiştirmeye dönük bağcılık anlattıklarını söylüyor.
Geçen yılın rakamları henüz açıklanmadı ancak bir önceki yıl 50 milyon dolar ihracat yapan Mey-Diageo, yaş sebze ve meyve alanında ihracat birincisi olarak ödüllendirilmişti.
Üstelik Levent Kömür, yüzde 100 ithal girdisi olmadan yapılan üretimin dış ticaret açığına da pozitif katkı yaptığının altını çiziyor.
Türkiye'de en doğusu Elazığ'da olmak üzere Tekirdağ, Burdur, Nevşehir, Manisa, Tarsus, Bilecik ve Karaman'da tesisleri bulunduğunu anlatan Levent Kömür, yıllık ÖTV ile vergiye katkılarının da 4.2 milyar lirayı aştığını söylüyor.
Kuşkusuz bölgeyi gezip de eşsiz tarihi zenginlik ve yemeklerle büyülenince neden turizm bölgede gelişmiyor diye hayıflanıyoruz.
Yani aslında ihracatın yanı sıra bağbozumu bile baslı başına bir turizm geliri.
Öğreniyorum ki herşey tatil yapan turistler 1 lira harcarken, bağ turizmine katılan turistler 20 lira harcıyor. Müze dolaşan turistlerden 5 kat daha fazla harcama yapan turistleri çekmek için turizmde acilen yeni bir yol haritasına ihtiyaç olduğu ortada.
Türkiye'nin potansiyeline inanarak yatırım yapan Diageo'nun yeni bir yatırım projesine daha hazırlandığını da işet sohbet sırasında Levent Kömür'den öğreniyorum. Ancak projenin detayı hakkında ser verip sır vermiyor Kömürcü. "Türkiye'deki şirketin temeli 1862 yılına dayanıyor. Biz de Türkiye'ye kısa vadeli değil, uzun vadeli bakıyor ve öyle yatırım planlıyoruz. Son iki yıldır sektör hiç büyümüyor ama pazar payımızı artırıyoruz İhracatımızı daha çok artırmak için yeni yatırımlar planlıyoruz" diyor. Öyle görünüyor ki Türkiye'nin potansiyeline inananlar yatırım yapmaya devam ediyor bu ülkede.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
BİZE ULAŞIN