Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Caracas

zor günler geçiriyor...
Ülkede birbirini tanımayan iki meclis var. Başkan hareket bile edemiyor; yasa çıkartamıyor. Ekonomik kriz almış başını gitmiş...
Daha bitmedi... Ülkede tarafından desteklenen bir muhalefet lideri, Juan Guaido, sokakta kendini "başkan" ilan etmiş durumda. Lima grubu adı verilen Latin ülkeleri Maduro'yu değil onu tanıyorlar. Dün de Avrupa Birliği parlamentosu Guaido'yu tanıdıklarını açıkladı!
Ülkenin yurt dışındaki malvarlıklarına ve alacaklarına el konulmuş durumda. Hakkında yurtdışına çıkış yasağı gibi yasal tedbirler alınan Guaido yegâne alacaklının kendisi olduğunu söylüyor. Ülkeye askeri bir müdahalenin bile konuşulduğu bu ortamda sisteme isyan eden Venezuelalılar da sokaklarda.

***
Herkesin cevabını merak ettiği soruyla başlayalım... Peki, dünyanın en zengin petrol, gaz ve altın rezervlerine sahip, iklimi ve coğrafi konumu muazzam olan Venezuela nasıl bu hale geldi?
ABD'nin manipülasyonları ve müdahalesi dışındaki iç dinamikler ne?
Kırılma noktası elbette ki ülkenin Hugo Chavez döneminde ABD'den bağımsız sosyalist politikalar geliştirmesiyle başladı.
Karizmatik bir lider olan Chavez bu dönüşüm sürecini idare etmeyi başardı. Ancak ölümünün ardından göreve gelen Maduro ile birlikte Venezuela'da sarsıntılar daha çok hissedilir oldu. Chavez döneminde artan petrol fiyatlarının 2014'te düşmeye başlaması da işin tuzu biberi oldu.
2015 Seçimlerinde muhalefetin mecliste çoğunluğu elde etmesiyle birlikte ülke hepten kilitlendi. Öyle ki muhalifler Başkan Maduro'nun görev süresini doldurmasını bile beklemediler.
Bu siyasi sabotajlar neticesinde siyasi iktidarın eli ayağına dolaştı, sertleşti. Tabii bundan nasibini alan yine halk oldu.
***
Venezuela'nın çıkışı ne diye sorsanız tek kelimelik bir cevabım olacak.
Evet, seçim!
Maduro bir an önce sandığı kurmalı. Venezuela'yı darbe mi işgal mi diye tehdit eden emperyalist güçlere, ülkesinin zenginliklerini paylaşma planları yapanlara vereceği en etkili yanıt bu olacaktır.
Kazanır mı kazanmaz mı bilmem ama elindeki tek koz bu. Çünkü gerçek anlamda sandığın kurulduğu ve iktidarının oradan çıktığı bir ülkeye dış müdahale kolay iş değil.
Bugünlerde Venezuela'da yaşananları Twitter'dan takip edip Maduro ile Türkiye Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ı kıyaslamak moda oldu.
Ama bu krizde illa, meşruiyet, deneyim ve karizmatik liderlik açısından Maduro ile alakası bile olmayan Erdoğan hatırlanacaksa konumuz bellidir...
Erdoğan'ın, göreve geldiği 2002 yılından beri her türlü iç ve dış krizde sandığı kurup halka sorma pratiği. Hedefte olan tüm ülkeler ve liderler Türkiye'yi örnek almalı.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
BİZE ULAŞIN