Türkiye'nin en iyi haber sitesi

MELİH ALTINOK
MELİH ALTINOK

Rahatsız mısınız?

Yaz sebze ve meyvelerinin fiyatları kışın biraz artar. Ancak bu rutin, seçim sürecine denk gelmişse bizde kantarın topuzu hep kaçar.
Yine aynısı oldu. Raflardaki yangını görüyorsunuz.
Bahanelerin bini bir para...
Ne var ki hiçbiri, evimin karşısındaki manavda 14 TL'ye satılan ıspanakla, az ilerideki markette kilosu 6 TL olanı arasındaki uçurumu izah etmiyor. Anlaşılan maliyetler karşısında her tüccarın yaşadığı "Şok" başka!
Şimdi AK Partili belediyeler devreye girdi. Tanzim satış noktalarında kâr amacı gütmeden halka uygun fiyatla ürün satıyorlar.
Tıpkı Halk Ekmek uygulamasında olduğu gibi vatandaş memnun.
Ne var ki 15 Temmuz gecesi sıkıyı görünce tüymek için bankamatikler önünde kuyruklar oluşturanlar, market kasalarında birbirlerini ezenler bu kez cool takılıyorlar.
"Nerede bu devlet, etiketler almış başını gidiyor, bunlar seyrediyor" diye yakınanlar şimdi "Devlet manavlık mı yaparmış ayol" diye komiklik yapıyorlar.
Ha bir de "alt tabaka" dedikleri vatandaşın ucuz ürün almak için tanzim satış noktalarında sıraya girmesini "şık" bulmuyorlarmış...
Değil mi efendim "Ne o öyle ucuz gıda bulunca koyun gibi sıraya girmeler falan..." Tabii sonuçta bir Starbucks ya da kuyruğu değil vatandaşın kalabalığı!
Neyse ki aklı başında herkes bu şımarıklığın farkında.
İnanmayan, dün tanzim kuyruğu önünde selfie videolar çekip "milleti kuyruğa sokanlar utansın" tiratları atan meşhur bir ağlağa vatandaşların verdiği tepkiye baksın:
"Hayırdır kar'daş rahatsız mısın?
Biz ucuza alış veriş yapıyoruz diye sen niye rahatsız oldun?"

***


Yok böyle bir serbest piyasa!

Siyasal iktidarın piyasadaki tıkanıklığı açıp rekabeti canlandırmak için belediyeler aracılığıyla yaptığı geçici hamleye "teorik" itirazları olanlar da var.
"Devlet tezgâhın arkasına bir kez bile olsa geçerse oyunun kuralları bozulur" diyorlar.
Kusura bakmasınlar... Piyasayı düzenleyeceğini varsaydığımız o doğal denge, gizli elini bugünlerde nereye koyacağını şaşırmış durumda.
Yaşanan türbülansta, meşru bir ticari refleks olan stokçuluk, tekelcilik seviyesine gelmiş durumda. Yani ilk fırsatta vurgunculuğa sıçrayan serbestliğin bizzat kendisi piyasayı kilitlemeyi riski oluşturur halde.
Ortodoks solcular gibi, teorik olarak böyle bir şey imkânsız demeyin lütfen.
İdeolojinize mi inanacağız yoksa hayatımızın pratiklerine mi?
Kaldı ki kapitalizmin kalesi ABD 2008 krizinde piyasaya açıktan müdahale ederek o oyunun kurallarını zaten bozmuş... Trump demir çelik vergisi üzerinden, sıcak çatışmanın işaret fişeği olan ekonomik savaş ilan etmiş...
Türkiye ise bu cangılda elini cebine sokup, önünde her hangi bir yasal engel bulunmayan icraatlarının uzun vadeli psikolojik etkilerini hesaplayacak... Islık çalarak meleklerin cinsiyetinden hallice teorik tartışmalarla meşgul olacak, öyle mi?
Yeryüzünde nerede var Allah aşkına böyle bir serbest piyasa? Ütopyalarınız da mı?
İyi de burası Orta Doğu! Gerçekliğin tam ortası.
Ve bizler sararmış kitap sayfalarında yaşayan ideolojik dedeleriniz gibi fotosentezle beslenmiyoruz.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
BİZE ULAŞIN