Türkiye'nin en iyi haber sitesi

MELİH ALTINOK

Bir CHP klasiği: Gelen gideni aratır

Sesli dinlemek için tıklayınız.

CHP'nin bir önceki Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, 2019'da Ankara Çubuk'ta şehit cenazesinde saldırıya uğramıştı. Bu saldırıdan dolayı 3 yıl 4 ay hapis cezası alan Yakup Karakoç, uzun uğraşlar sonucu Kılıçdaroğlu'nu ziyaret etmiş.
İkilinin Kılıçdaroğlu'nun ofisindeki sohbetine ilişkin görüntüler son derece samimi.
Karakoç, hayatında iki olayı unutamadığını ve büyük üzüntü duyduğunu belirterek, "Beni Kemal ağabeyimin yanına götürün. Ben yanına varayım. Özür dileyeyim. Elini öpeyim" diyor.
Kılıçdaroğlu da "Estağfurullah. Kin şeytana özgü bir kavramdır. Niye kin tutuyoruz? Birbirimizi seveceğiz" cevabını veriyor.
Peki, 2019'dan bu yana geçen 7 yılda ne değişti de Kılıçdaroğlu'nu linç etmek isteyen Yakup Bey, hasmından helallik almak ister hâle geldi?
Sebep ortada. CHP'nin başına yine öncekini mumla aratacak, "Bu kadar da olmaz" dedirtecek bir yönetim geldi.
Partinin yargıda muhatap olduğu iddiaları, kamuoyunda tartışıldığı konuları görüyorsunuz.
Üstelik iddiaların sahiplerinin, şikâyetçilerin tamamı CHP'liler; birbirlerini ihbar ediyor, suçluyorlar. Partiden istifa edip AK Parti'ye geçenlerin itirafları da yenilir yutulur cinsten değil.
"İktidarı almaya hazırlanıyoruz" diyen bir partinin görüntüsü bu olabilir mi?
CHP'nin söylediği gibi, tüm bu olan biteni yalnızca iktidar baskısına bağlamak ikna edici değil. Öncelikle CHP ilk kez muhalefete düşmüş falan değil. Ayrıca CHP'nin içine bu kadar, şaibeli, kullanışlı, "müsait" tipleri iktidar sokmadı ya.
Son cumhurbaşkanlığı seçimlerinde tüm partileri yan yana getirmeyi başaran ve Erdoğan karşısında yüzde 48 oy alarak rekor kıran Kılıçdaroğlu da pek çok konuda eleştiriliyordu.
Ancak tartışma, siyasetin sınırları içerisinde cereyan ediyordu. Kimse Kemal Bey'in siyaseti kişisel menfaat elde etme sığlığına indirgediğini, lümpen ilişkiler kurduğunu söyleyemez.
Gelin görün ki, Kılıçdaroğlu partinin başına geçince de herkes Deniz Baykal'ın devlet adamlığına övgüler düzmeye başlamıştı.
Geriye doğru bu böyle uzar gider.
Baykal da CHP'yi kısa bir süre bile olsa iktidara taşıyan, kitlelere "umut" olan Karaoğlan Ecevit'in yerini dolduramamıştı.
İnönü de Atatürk'e rahmet okutuyordu.
İşte size, CHP'nin kurulduğu günden beri muhalefette, Demokrat Parti geleneğinin ise üstüne koyarak her seferinde daha güçlü şekilde iktidarda olmasının hikâyesi.

Sabah.com.tr Uygulamamızı İndirin

Uygulamalara Özel Ayrıcalıkları Keşfedin!
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA