Türkiye'nin en iyi haber sitesi

NURULLAH GÜR

Merkez Bankası barışı bekliyor

Sesli dinlemek için tıklayınız.

Uluslararası finans kurumlarının baskısına rağmen Merkez Bankası politika faizinde değişikliğe gitmedi. Merkezin gözü İran-İsrail/ABD Savaşı’nda. Yakın bir süre zarfında barış sağlanıp savaş sona ererse, ekonomi için çok pozitif olur. Faiz indirimi için de koşullar oluşur

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) haziran toplantısında politika faizinde değişikliğe gitmedi. Piyasadaki genel beklenti de bu yöndeydi. Fakat uluslararası finans kurumları arasında "Şu yüksek belirsizlik ortamında politika faizi artırılsa daha iyi olmaz mı?" diyerek baskı oluşturmaya çalışanlar vardı. TCMB'nin faizleri artırdığı senaryoda bu hamlenin dezenflasyon üzerinde kayda değer bir etki oluşturmayacağını onlar da biliyor. Dertleri faiz artınca carry trade üzerinden kısa yoldan daha fazla para kazanmak.

Döviz üzerinde şu an ciddi bir baskı yok. Tüketim harcamaları aşırı canlı değil. Ticari krediler tarafında zaten hem yüksek faiz hem de kredi limit düzenlemelerinin etkisiyle yaprak kımıldamıyor. KOBİ kredilerinde takibe düşme oranı yüzde 4'e yaklaşmış durumda. Geçen hafta açıklanan ilk çeyrek büyüme rakamları pozitif gelmişti. Yıllık bazda yüzde 2.5 olarak gerçekleşen büyüme, ekonominin zorlu koşullara karşı direncini koruduğunu gösterdi. Ancak bir yandan da Türkiye ekonomisinin potansiyelinin altında büyüyor. Reel ekonomide bu yavaş performans hissediliyor.
Öncü göstergeler, ikinci çeyrekte iktisadi aktivitenin biraz daha zayıfladığına işaret ediyor. Mart-haziran döneminde çeyrekten çeyreğe büyüme rakamı negatif gelebilir. Para Politikası Kurulu'nun karar metni de bu soğumaya işaret ediyor. Dolayısıyla, enflasyonla mücadelede faiz silahını iktisadi aktiviteyi yavaşlatmak için kullanma alanı çok dar. Ve bu tercihin maliyetinin getirisinin üzerinde olacağı bir noktadayız.


FAİZ İNDİRİMİ SAVAŞIN SONLANMASINA BAĞLI
Enflasyona yukarı yönlü baskı yapan temel unsur, savaştan kaynaklanan enerji ve hammadde fiyatlarındaki artış. Faiz artışının arz kanalı üzerinden gelen bu enflasyon baskısını hafifletme gücü çok zayıf. Savaş, enflasyon beklentilerini de bozduğu doğru. Politika faizine yönelik bir hamle, normalde enflasyon beklentisini yönetmek için kullanılabilir. Buna da itirazım yok. Fakat bizde beklenti kanalını normalleştirmek için faizden önce atılması gereken adımlar var.
Savaş tarafında ise absürt olaylar yaşanıyor. Tam "çatışmalar bitti, anlaşma çıkacak galiba" derken, son günlerde gerginlik yeniden tırmanır gibi oldu. Trump, İran'a büyük bir saldırı yapacaklarını açıkladıktan birkaç saat sonra "barış masası hazır" mesajı vermeye başladı. ABD'nin tavırları gerçekten akıl alır gibi değil. Ev sahipliği yaptıkları Dünya Kupası daha başlamadan, saha dışında aldıkları skandal kararlar aslında birçok şeyi özetliyor. ABD'nin ruh hâli gibi savaşın gidişatını kestirmek de kolay değil. Hâliyle böyle bir ortamda politika faizini artırmanın çözüm getirmesi zor. Eğer gerçekten yakın bir süre zarfında barış sağlanıp savaş sona ererse, ekonomi için son derece pozitif bir haber olur. Faiz indirimi için de koşullar oluşmaya başlar. Reel ekonomi dört gözle bu haberi bekliyor.


ECB ACELECİ DAVRANDI
ÖTE yandan Avrupa Merkez Bankası (ECB) faizi artırma kararı verdi. Euro Bölgesi için 2023'ten bu yana gerçekleşen ilk faiz artışı oldu. 25 baz puanlık faiz artışı sonrası politika faizi yüzde 2.25 seviyesine çıktı. ECB'nin faiz artış kararı vermesi, beklenen enflasyon ile faiz arasındaki makasın açılmasından kaynaklandı. Enflasyon beklentisi yüzde 3'e çıkınca reel faizde negatif marj derinleşti. Bu da faiz artışını beraberinde getirdi. Her ne kadar bizde enflasyon oranı çok daha yüksek olsa da reel faizden dolayı ECB'nin kararının altının biraz daha dolu olduğunu söyleyebiliriz. Bizde şu an politika faizi yüzde 37, fiili fonlama faizi ise yüzde 40 seviyelerinde. Piyasaların yıl sonu enflasyon beklentisi ise yüzde 29. Hiç bileşik faiz hesabına girmeden bile reel faizin çift haneli rakamlarda olduğu görülüyor. TCMB ile ECB arasındaki karar farkını bu açıdan değerlendirmek gerekir. Buna rağmen, savaşın gidişatını ve olası bir barış ihtimalini dikkate alarak ECB'nin faiz artışı için temmuz toplantısını beklemesi daha makul olabilirdi. Bu faiz artışı, Avrupa ekonomisinde büyümeyi olumsuz etkileyecektir. ABD ve Çin ile rekabet etmekte zorlanan Avrupa ekonomisinin büyüme motoru biraz daha tekleyebilir.

Sabah.com.tr Uygulamamızı İndirin

Uygulamalara Özel Ayrıcalıkları Keşfedin!
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA